İçeriğe geç
20 Ekim 2026 | 9 Cemaziyelevvel 1448 Salı 22:20
Tarih

Tarihte 199 yıl önce bugün: Navarin baskını

Haber Merkezi 1 dk okuma 31 okunma
Tarihte 199 yıl önce bugün: Navarin baskını
Wikimedia Commons, kamu malı

20 Ekim 1827’de İngiltere, Fransa ve Rusya’nın birleşik donanması, Mora’daki Navarin limanında demirli bulunan Osmanlı-Mısır donanmasına saldırdı. Ortada resmî bir savaş ilanı yokken gerçekleşen baskında Osmanlı-Mısır donanması birkaç saat içinde büyük ölçüde yakılıp batırıldı.

Arka plan: Mora isyanı

1821’de Mora’da başlayan Rum isyanı, binlerce Müslüman sivilin katledilmesiyle başlamıştı. Tripoliçe’de yaşanan katliam bunun en ağır örneklerinden biriydi. İsyanı bastıramayan Osmanlı, Mısır valisi Mehmed Ali Paşa’dan yardım istedi; oğlu İbrahim Paşa komutasındaki Mısır kuvvetleri Mora’da üstünlüğü yeniden sağladı.

“Barış” adına baskın

Avrupa kamuoyunda isyancılara yönelik büyük bir sempati oluşmuştu. İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı’dan ateşkes ve Mora’ya özerklik talep etti. Osmanlı bu iç meseleye müdahaleyi reddedince, Amiral Codrington komutasındaki müttefik donanma Navarin limanına girdi. Çıkan çatışmada Osmanlı-Mısır donanması yok edildi; binlerce denizci hayatını kaybetti.

Felaket, Osmanlı’nın en zayıf anına denk geliyordu: Yeniçeri Ocağı bir yıl önce, 1826’da kaldırılmış, yeni ordu henüz kurulma aşamasındaydı. Navarin’in ardından gelen Osmanlı-Rus Savaşı 1829 Edirne Antlaşması ile bitti ve 1830’da Yunanistan bağımsız bir devlet olarak tanındı.

Bugüne bakış: Gelinen nokta ve çıkarılacak ders

Navarin’de büyük güçler, Hristiyan bir halkın “insani” talepleri adına, savaş ilanı bile yapmadan bir donanmayı yaktı. Aynı güçler bugün Gazze’de, Keşmir’de, Arakan’da, Doğu Türkistan’da Müslümanlara yönelik katliamlar karşısında sessiz kalıyor, hatta zalimlere silah veriyor. Batı’nın “insani müdahale” söyleminin kimin için işlediği, iki asırdır değişmedi.

Yüce Allah şöyle buyurur: “Yahudiler ve Hristiyanlar, sen onların dinine uymadıkça senden asla razı olmazlar” (Bakara, 2/120). Navarin’in dersi şudur: Ümmet, kendi meselelerinin çözümünü başkalarının vicdanından bekleyemez. Kendi gücüne, birliğine ve kurumlarına sahip olmayan bir ümmet, her seferinde başkalarının “uluslararası düzeni”nin bedelini öder.

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Navarin Baskını” ve “Mora” maddeleri; Ahmed Cevdet Paşa, Târih-i Cevdet. Görsel: Navarin Deniz Savaşı, Ambroise Louis Garneray tablosu (Wikimedia Commons, kamu malı).

İlginizi Çekebilir

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz.