Başörtülü kızı okula alınmayan şehit eşi, eşinin fotoğrafını okuldan söküp götürdü

Azerbaycan’da devlet okullarında sertleştirilen başörtüsü kısıtlaması, bu kez bir Karabağ şehidinin ailesini vurdu. Başörtüsü nedeniyle kızı okula alınmayan şehit eşi, okulun şeref panosunda asılı duran eşinin fotoğrafını duvardan indirerek okulu terk etti. Görüntüler sosyal medyada yayılınca ülke genelinde ve Türkiye’de büyük tepki doğdu.
Okul kapısında geri çevrildi
Azerbaycan’da eylül ayında yürürlüğe giren yeni okul kıyafeti kurallarında başörtüsünün adı açıkça geçmiyor. Ancak “eğitimde laiklik ilkesine aykırı” sayılan kıyafetlerin yasaklanması, uygulamada başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin okul kapısından çevrilmesine dönüştü. Ekim ayının ilk haftalarından itibaren pek çok okulun önünde veliler ile idareciler arasında gergin anlar yaşanıyor.
Bu tablonun en çarpıcı halkası, İkinci Karabağ Savaşı’nda şehit düşen bir askerin kız çocuğunun yaşadıkları oldu. Türk basınına yansıyan haberlere göre küçük öğrenci, başörtüsü taktığı gerekçesiyle okul binasına alınmadı ve gözyaşları içinde eve gönderildi.
“Kızım bu okulda okuyamıyorsa babasının fotoğrafı da burada durmasın”
Kızının derse alınmamasına isyan eden şehit eşi, okul girişindeki şehitler panosunda eşinin fotoğrafını göstererek idarecilere seslendi. Yeni Şafak’ın aktardığına göre anne, çocuğunun bu okulda okuyamaması hâlinde babasının fotoğrafının da kaldırılması gerektiğini söyledi. Ardından fotoğrafı panodan indirip kucağına aldı ve okuldan ayrıldı.
Okul önünde çekilen görüntülerde annenin, “Ben bu devlet için asker büyütüyorum, bu hangi kanunda var?” diyerek tepki gösterdiği ve çocuğunun döktüğü gözyaşlarının hesabını kimsenin ödeyemeyeceğini söylediği duyuluyor. Olay yerindeki öğrencilerin de “Başörtüsüne özgürlük!” sloganı attığı bildirildi.
Gaziler ve veliler de seslerini yükseltiyor
Tepki yalnızca bu aileyle sınırlı değil. Karabağ Savaşı’nda kolunu kaybettiğini söyleyen bir gazi de kızının başörtüsü nedeniyle okula alınmadığını anlatan bir video yayımlayarak Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e ve Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulundu. 21 yıllık başörtülü öğretmen Terane Kazımova’nın görevinden ayrılırken öğrencileriyle gözyaşları içinde vedalaşması da gündeme oturdu.
Bakü’nün Sabunçu ilçesinde ise başörtülü kızının okula alınması için mücadele eden bir annenin, Meydan TV’nin aktardığına göre polis tarafından gözaltında tutulduğu ve kendisine “ya kızının başörtüsünü çıkaracaksın ya da hapse gireceksin” şartının dayatıldığı ileri sürüldü.
Türkiye’den de tepki
Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu yaptığı yazılı açıklamada, şehit kızının okula alınmamasının vicdanları yaraladığını vurguladı. Platform, acılı annenin eşinin okul duvarındaki fotoğrafını indirmek zorunda kalmasının, uygulamanın ailelerde açtığı derin yarayı gözler önüne serdiğini belirtti.
Azerbaycan’da ise bazı çevreler kuralı “okul kıyafetinin birliği” ve laiklik gerekçesiyle savunuyor; bu görüştekiler, çocuğunu başörtüsü sebebiyle okula göndermeyen velilerin sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini ileri sürüyor. Konuya ilişkin Azerbaycan Eğitim Bakanlığı’ndan söz konusu aileye yönelik resmî bir açıklama yapılmadı.
Vatan için can veren babanın kızına kapı kapatılır mı?
Bir baba, toprağını ve milletini korumak için canını feda etti; kızı ise Rabbinin emrine uyarak örttüğü başı yüzünden aynı vatanın okulundan çevrildi. Şehidin hatırası şeref panosunda onurlandırılırken, onun evladının inancı kapıda bırakılmak istendi.
Başörtüsü, kadının keyfî bir tercihi değil, Allah Teâlâ’nın mü’min kadınlara yönelttiği açık bir emirdir: “Mü’min kadınlara da söyle… başörtülerini yakalarının üzerine örtsünler.” (Nûr Sûresi, 31). Bir başka ayette de şöyle buyrulur: “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle: Dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların tanınması ve incitilmemeleri için daha uygundur.” (Ahzâb Sûresi, 59)
Türkiye’nin 28 Şubat sürecinde yaşadığı acı tecrübe göstermiştir ki, inancı sebebiyle eğitim hakkından mahrum bırakılan nesiller, toplumun vicdanında kapanmayan yaralar açar. Kardeş Azerbaycan’da benzer bir sürecin yaşanmaması, şehit ailelerinin ve inançlı öğrencilerin mağdur edilmemesi, iki devlet bir millet olan halklarımızın ortak temennisidir.
Görsel: Temsilidir.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz