Doğu türkstan

Pekin’in zulüm kolu okyanusları aştı: Uygurlar için artık güvenli liman yok

Zalim Pekin yönetiminin Uygur Türklerine yönelik sistematik soykırım ve asimilasyon politikaları, artık coğrafi sınırları tamamen aşarak küresel bir insanlık suçuna dönüşmüş durumda. ABD’de 29 Temmuz’da Uygur aktivist Şukur Aykebayir’in vahşice öldürülmesi, Çin’in uzun kolunun okyanus ötesindeki muhalifleri dahi hedef aldığını açıkça gözler önüne serdi.

Analistler, bu alçak suikastın 2024 yılında Taşkent’te katledilen tarihçi Ablehet Kahar cinayetiyle birebir örtüştüğünü belirtiyor. Kahar’ın ölümünün ardından paha biçilemez Uygur arşiv koleksiyonunun ortadan kaybolması, Pekin’in yalnızca insanları değil, bir halkın hafızasını ve tarihini de yok etmeyi amaçladığını kanıtlıyor. Bu durum, yeryüzünde hiçbir Uygur için artık güvenli bir sığınak kalmadığının acı ve net bir ispatı olarak değerlendiriliyor.

Çin, Doğu Türkistan dışındaki baskılarını gizlemek için artık “Yeni İpek Yolu” adı altında kurduğu ekonomik tahakküm ağını kullanıyor. Özbekistan ve Kazakistan gibi ülkeler, Pekin’in ekonomik bağımlılık kancasına takılarak Çin’in insan hakları ihlallerindeki taşeronları haline geldi.

Şanghay İşbirliği Örgütü’nün baskılarıyla Özbekistan’da Uygur dili sınıfları kapatıldı, milyonlarca insanın ana dili yasaklandı. Kazakistan yönetimi, Uygur alfabesinin Arapça kökenli yazımının öğretilmesini yasaklarken, Uygur okullarında okumuş olmayı ise vatandaşlar için devlet hizmetine girmeyi engelleyen bir ayrımcılık aracına dönüştürdü.

Pekin yönetimi, ekonomik kancaya taktığı iktidarları kukla gibi oynatarak sadece Doğu Türkistan’da değil, Orta Asya’dan Batı’ya kadar her yerde Uygur kimliğini silmeye ve susturmaya çalışmaktadır.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir