Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de Özbek kökenli yabancı savaşçılar ile Şam yönetimi arasındaki gerilim yeniden tırmandı. Füa ve Kefraya çevresinde düzenlenen güvenlik operasyonlarında çok sayıda Özbek’in gözaltına alındığı bildirilirken, Özbek gruplara yakın kanallardan gelen açıklamalar olayın sıradan bir güvenlik soruşturmasından çok daha derin bir krize dönüştüğünü gösteriyor.
Özbek savaşçılara yakın hesaplar, son operasyonlarda en az 12 kişinin gözaltına alındığını öne sürüyor. Bu çevreler, gözaltıların kamuoyuna yansıtıldığı gibi yalnızca bir suikast soruşturması veya “DEAŞ bağlantısı” nedeniyle yapılmadığını savunuyor.
Gerilimin merkezinde ise aylar önce öldürülen Özbek savaşçı Halid el-Cezravi bulunuyor. Cezravi’nin Füa’daki evinin yakınında öldürülmesinin ardından bazı güvenlik operasyonlarının onun suikastıyla ilişkilendirildiği ileri sürüldü. Ancak suikastın faili konusunda bugüne kadar kamuoyuna açıklanmış kesin ve bağımsız bir delil bulunmuyor.
Özbeklerden Şam’a çok sert açıklama


Son gözaltıların ardından Özbek savaşçılara yakın bir kanaldan yayımlanan iki sayfalık açıklamada Şam yönetimine ağır suçlamalar yöneltildi.
Açıklamada, gözaltına alınan bazı kişilerin Hol Kampı’ndan kadın ve çocukların çıkarılmasına yardım ettikleri gerekçesiyle hedef alındıkları savunuldu.
Metinde şu dikkat çekici ifadeler kullanıldı:
“Muhacirlere vefa göstermek yerine yaptırımların kaldırılmasını tercih ettiniz.”
Açıklamada Şam yönetiminin yabancı savaşçıları Batı’ya “terörle mücadele ediyoruz” mesajı vermek amacıyla hedef aldığı iddia edildi.
En sert ifadelerden biri ise cezaevleri üzerinden geldi:
“İdlib hapishaneleri Trump’ın yeni Guantanamo’suna dönüştü.”
Özbek gruplar ayrıca yeni Suriye yönetimini eski rejimin güvenlik yöntemlerini sürdürmekle suçlayarak, “Değişen yalnızca bayrak oldu” ifadesini kullandı.
En çarpıcı iddia: Husilere karşı savaşmayı reddettikleri için mi tutuklandılar?
Şam yönetimine muhalif bazı kanallarda dolaşıma giren bir başka iddia ise krizin boyutunu daha da büyüttü.
Bu iddiaya göre bazı Özbek savaşçılardan, Suudi vaiz Abdullah el-Muhaysini aracılığıyla Yemen cephesinde Husilere karşı savaşmaları istendi. Özbeklerin bunu reddetmesi üzerine gözaltı operasyonlarının başlatıldığı öne sürüldü.
Ancak bu iddia şu ana kadar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
Dolayısıyla “Özbekler Yemen’e savaşmaya gitmedikleri için tutuklandı” şeklindeki anlatım, mevcut aşamada yalnızca Şam karşıtı kanalların ileri sürdüğü bir iddia niteliğinde.
Asıl mesele: Şam’ın kontrolüne girmek istemeyen yabancı savaşçılar
Yaşananların arka planında ise çok daha büyük bir sorun bulunuyor.
Esed rejimine karşı savaş sırasında Suriye’ye gelen Özbek, Tacik, Uygur ve diğer yabancı savaşçı grupların geleceği, yeni yönetimin en zor güvenlik dosyalarından biri haline gelmiş durumda.
Şam yönetimi bu grupların bağımsız silahlı yapılar halinde hareket etmesini istemiyor. Bir bölümünün Savunma Bakanlığı çatısı altında yeni ordu sistemine katılması hedeflenirken, buna direnen gruplar ile güvenlik güçleri arasında zaman zaman ciddi gerilimler yaşanıyor.
Özbek çevrelerinin açıklamalarında da bu rahatsızlık açıkça görülüyor.
Açıklamada, yıllarca Esed rejimine karşı savaşan yabancı savaşçıların bugün “tehdit” olarak görülmesine tepki gösterilirken Şam yönetimine şu mesaj veriliyor:
“Muhacirleri gerçek tehdit olarak göstermeyin.”
Dün aynı cephedeydiler, bugün karşı karşıyalar
İdlib’de yaşanan son gelişmeler, Suriye savaşının ardından ortaya çıkan en hassas sorulardan birini yeniden gündeme getirdi:
Esed rejimine karşı yıllarca savaşan yabancı savaşçılara yeni Suriye’de ne olacak?
Şam onları devlet otoritesi altında toplamaya çalışırken, bazı Özbek unsurlar silahlı ve örgütsel bağımsızlıklarını korumakta ısrar ediyor.
Bu nedenle son gözaltı dalgası yalnızca 12 kişinin tutuklanması meselesi olarak görülmüyor.
Ortada bir suikast dosyası, yabancı savaşçıların geleceği, entegrasyon baskısı ve şimdi de “Yemen’e gönderilmek istendiler” iddiası bulunuyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
