Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in Bişkek ziyareti kapsamında imzalanan stratejik ortaklık anlaşmaları, yalnızca ekonomi ve ulaştırma alanındaki iş birliğini değil; Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine yönelik baskılar karşısında Türk ve Müslüman dünyasının süregelen sessizliğini de yeniden gündeme taşıdı. Kırgızistan yönetimi, ilişkileri “tarihin en iyi dönemi” olarak nitelendirirken, ortak bildiride Uygurların yaşadığı hak ihlallerine dair tek bir ifadeye yer verilmedi.
İmzalanan bildiride finans sektöründe entegrasyon, Kırgız bankalarının Çin’in Sınır Ötesi Bankalar Arası Ödeme Sistemi’ne (CIPS) katılımı, yerel para birimleriyle ticaretin yaygınlaştırılması ve Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolu projesinin hızlandırılması kararlaştırıldı. Ayrıca Kırgız tarım ürünlerinin Çin pazarına erişiminin genişletilmesi de anlaşmanın temel başlıkları arasında yer aldı.
Ekonomik kazanımlar öne çıkarılırken, uluslararası insan hakları kuruluşlarının yıllardır Uygur Türklerine yönelik kitlesel gözaltılar, zorla asimilasyon, dini özgürlüklerin kısıtlanması ve kültürel kimliğin hedef alındığı yönündeki raporları ise ortak metinde tamamen yok sayıldı.
Kendisini hem Türk dünyasının hem de İslam coğrafyasının bir parçası olarak tanımlayan Kırgızistan’ın, sınırın hemen ötesindeki Uygurlar konusunda sessiz kalması sert eleştirilere neden oluyor. Eleştirmenlere göre Bişkek yönetimi, milyarlarca dolarlık yatırımlar ve stratejik projeler uğruna insani sorumluluğu geri plana iterek Pekin’in siyasi hassasiyetlerini önceleyen bir tutum sergiliyor.
Ortak bildiride Kırgızistan’ın “Tek Çin” ilkesine bağlılığını yeniden teyit etmesi de bu yakınlaşmanın en dikkat çeken siyasi mesajlarından biri oldu.
Doğu Türkistan’da kimliğini, dilini ve inancını korumaya çalışan milyonlarca Uygur için Bişkek’te kurulan ortaklık masası umut değil, derinleşen yalnızlığın sembolü olarak görülüyor. Türk ve kendini Müslüman olarak tanımlayan ülkelerin ekonomik çıkarlar söz konusu olduğunda Uygur meselesini gündemden düşürmesi, kardeşlik söylemi ile siyasi pratik arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bişkek’te imzalanan anlaşma böylece yalnızca iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı değil; Doğu Türkistan konusunda tercih edilen sessizliğin de yeni bir sayfası olarak kayda geçti.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
