“Visa” kullanımına teşvik: İlk ödeme Şara’dan

Şara, Şam’ın merkezinde yaptığı ödemeyle Suriye’de Visa kartını kullanan ilk kişi oldu

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın Şam’ın tarihi merkezinde Visa kartıyla yaptığı ödeme, ülkenin küresel finans sistemine dönüşünün sembolü olarak sunuldu. Ancak görüntüler, Suriye’nin yıllardır maruz kaldığı finansal izolasyondan çıkışından çok daha büyük bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Zira Şara, Filistin meselesindeki tutumu nedeniyle eleştirilen, İsrail’de derin ticari ve teknolojik bağlantıları bulunan ve geçmişte Filistinli kuruluşların ödeme işlemlerini engelleyen küresel ödeme devinin kartını bizzat kullanarak vatandaşlarına da bu sisteme yönelmeleri gerektiğinin mesajını verdi.

27 Ağustos’ta yayılan görüntülerde Şara’nın Eski Şam’daki bir işletmede Visa kartıyla ödeme yaptığı görülürken yanında Suriye Merkez Bankası Başkanı Safvet Reslan da bulunuyordu. Aynı gün Visa, Suriye’de ilk canlı uluslararası kart işlemini başarıyla test ettiğini açıkladı.

Şirket, Fransabank ve Suriyeli ödeme kuruluşu Paymera ile birlikte gerçekleştirilen işlemin, yabancı ziyaretçilerin Visa kartlarını Suriye’de kullanabilmesinin önünü açacağını duyurdu.

Visa’nın İsrail bağlantısı büyüyor

Visa, İsrail’den çekilmiş veya İsrail’i boykot eden bir şirket değil. Aksine şirket, İsrail’in teknoloji ve finans sektöründe uzun süredir aktif. Visa’nın Tel Aviv’de İsrail fintech ekosistemiyle işbirliğine odaklanan bir inovasyon merkezi bulunuyor.

Üstelik bu ilişki son yıllarda küçülmedi, büyüdü.

Visa, Ağustos 2026’da İsrail merkezli finansal dolandırıcılık ve davranışsal istihbarat şirketi BioCatch’i 2,4 milyar dolar nakit karşılığında satın almak üzere anlaşma imzaladı. Şirket, satın almanın Visa’nın siber güvenlik, dolandırıcılık önleme ve finansal suçlarla mücadele kapasitesini güçlendireceğini açıkladı.

İşlemin tamamlanması için düzenleyici onayların alınması gerekiyor.

Dolayısıyla Şara’nın Visa’yı ilk kez Suriye’de kullanmasıyla aynı dönemde Visa’nın İsrail merkezli bir şirket için milyarlarca dolarlık satın alma anlaşmasına imza atmış olması dikkat çekiyor.

Filistin tarafındaki geçmiş

Visa’nın Filistin meselesindeki tartışmalı noktalarından biri ise bazı Filistinli kuruluşların ödeme hizmetlerine erişimi.

Geçmiş yıllarda Visa ve diğer büyük kart şirketlerinin, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (PFLP) ile bağlantılı oldukları yönündeki suçlamalarla karşı karşıya kalan bazı Filistinli kuruluşların kredi kartı üzerinden bağış toplama imkanlarını kısıtladığı veya sonlandırdığı bildirildi.

Bu kararların gerekçesi, şirketlerin terörün finansmanını ve yaptırım ihlallerini önlemeye yönelik uyum politikalarıydı. Ancak söz konusu Filistinli kuruluşlar, bu suçlamaları reddederek uygulamaların Filistinli sivil toplum kuruluşları üzerindeki siyasi baskının bir parçası olduğunu savundu.

Visa, Filistin’deki sıradan tüketicilerin ve işletmelerin ödeme sisteminde kullanılmaya devam ederken, bazı Filistinli siyasi ve sivil toplum kuruluşlarının ödeme kanalları konusunda çok daha sert bir tutum sergiledi.

İsrail bankaları ve işgal ekonomisi

Visa’nın tartışıldığı bir başka alan ise İsrail bankacılık sistemi. İşgalci İsrail’in büyük bankaları, bilindiği üzere Visa ödeme ekosisteminin içinde bulunuyor. Aynı bankaların bir bölümü ise Batı Şeria’daki İsrail yerleşimleriyle bağlantılı finansal faaliyetleri nedeniyle uluslararası eleştirilerin hedefinde.

Bu nedenle mesele yalnızca “hangi kartı kullandığınız” değil. Ödeme sistemlerinin hangi finansal ekosistemle bütünleştiği de önem taşıyor.

Nitekim İsrail’in Hapoalim ve Discount bankalarının Filistin bankalarına sağladığı kritik muhabir bankacılık hizmetlerini sonlandırma planları Temmuz 2026’da ciddi bir kriz doğurdu. Bu bağlantılar Filistin bankalarının İsrail ve uluslararası sistemle yaptığı işlemler açısından hayati önem taşıyor; söz konusu kanalların kesilmesinin ithalat, gıda, yakıt, elektrik, su ve diğer temel ödemeleri dahi etkileyebileceği konusunda uyarılar yapıldı.

Bu tablo, Filistin ekonomisinin İsrail merkezli finansal altyapıya ne kadar bağımlı hale getirildiğini de gösteriyor.

Tam da bu nedenle Şara’nın Visa kartını kameraların önünde kullanması, sıradan bir ödeme görüntüsü olmaktan çıkıyor.

Şam yönetimi, Filistin davası konusunda Arap ve Müslüman kamuoyunun son derece hassas olduğu bir dönemde İsrail’de aktif faaliyet gösteren ve 2026’da İsrail merkezli bir şirketi 2,4 milyar dolara satın almaya hazırlanan Visa’yı ülkenin finansal dönüşümünün vitrininin tam ortasına yerleştirmiş oldu.

Üstelik mesaj yalnızca Şara’nın kartı kullanmasıyla sınırlı değil. Suriye’nin yeni finansal sisteminde Visa kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Başka bir ifadeyle, yıllarca yaptırımlar nedeniyle küresel ödeme sistemlerinden uzak tutulan Suriye, yeniden dünyaya bağlanırken kapıyı açan şirketlerden biri olarak Visa’yı seçiyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir