10 Yıllık Tutukluluğun Ardından Şeyh Abdulaziz et-Tarifi İçin İdam Talebi
Suudi Arabistan’da 2016 yılından bu yana cezaevinde tutulan tanınmış İslam âlimi Şeyh Abdulaziz et-Tarifi’nin dosyasında dikkat çekici ve endişe verici yeni bir gelişme yaşandı. Londra merkezli insan hakları kuruluşu ALQST, Suudi Arabistan Başsavcılığının et-Tarifi hakkında idam cezası talep ettiğini açıkladı.
ALQST tarafından 20 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan açıklamaya göre et-Tarifi, halen Riyad’daki el-Hair Cezaevi’nde tecrit altında tutuluyor. Kuruluş, savcılığın idam talebinin dosyanın hangi aşamasında yapıldığı ve bu talebin halen devam edip etmediğine ilişkin yeterli bilgi bulunmadığını belirterek et-Tarifi’nin akıbetinden ciddi endişe duyulduğunu bildirdi.
Bir paylaşım, on yılı aşan esaret
Et-Tarifi, Nisan 2016’nın sonlarında Suudi makamlarınca gözaltına alınmıştı. ALQST’ye göre tutuklama, et-Tarifi’nin internette Suudi sermayeli El Arabiya kanalını ve devletin bazı dinî uygulamalarını eleştiren paylaşımlarının ardından gerçekleşti. Aradan 10 yılı aşkın süre geçmesine rağmen, dosyasının büyük ölçüde kamuoyundan uzak tutulması dikkat çekiyor.
Bu tablo, meselenin yalnızca bir ceza davası olmaktan çıkıp Suudi Arabistan’da bağımsız dinî söylemin ne ölçüde tahammül görebildiği sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
Eleştirel görüşleri nedeniyle yıllarca özgürlüğünden mahrum bırakılan bir âlim hakkında şimdi idam cezasının gündeme gelmesi, Riyad yönetiminin son yıllarda dünyaya sunduğu “reform” ve “açılım” söylemleriyle de ciddi bir tezat oluşturuyor.
“Reform” söylemi sürerken darağacı gölgesi
Suudi Arabistan bir taraftan uluslararası arenada değişim ve modernleşme mesajları verirken, diğer taraftan ifade özgürlüğü ve muhalif görüşler nedeniyle tutuklanan isimlere ilişkin ağır insan hakları eleştirileriyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.
Human Rights Watch’ın 2026 Dünya Raporu’na göre ülkede 2025 yılında infazların sayısında benzeri görülmemiş bir artış yaşandı; örgüt aynı zamanda ifade, örgütlenme ve inanç özgürlüğü kapsamında değerlendirilen faaliyetleri nedeniyle çok sayıda kişinin hapiste tutulmaya devam ettiğini bildiriyor.
Et-Tarifi dosyasını daha da çarpıcı hale getiren ise kamuoyuna açık bilgilerin son derece sınırlı olması. Bir insan hakkında ölüm cezası istenirken hangi somut suçlamaların hangi delillere dayandırıldığı konusunda kamuoyunun hâlâ yeterli bilgiye ulaşamaması, Suudi yargısındaki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirecek nitelikte.
Şeyh Abdulaziz et-Tarifi için nihai bir idam hükmü verilmiş değil. Ancak savcılığın ölüm cezasını gündeme getirmiş olması dahi, on yılı aşkın tutukluluğun ardından dosyanın çok daha tehlikeli bir aşamaya taşındığını gösteriyor.
Şimdi cevap bekleyen soru şu:
Suudi yönetimi, yıllardır susturduğu bir âlimi bu kez ölüm cezasıyla mı susturmak istiyor?
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
