suleymancilarin eski lideri arif ahmet denizolgun un otopsisinde supheli olum tespiti

10 yıl sonra kabri açıldı… Eski bakanın ölümünde Kuriş bağlantısı

Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar yapılanmasının önceki liderlerinden Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında hayatını kaybetmesine ilişkin dosyada çarpıcı bir gelişme yaşandı

İlk otopside “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak kayda geçen Denizolgun’un ölümü, yıllar sonra yapılan yeni incelemede “şüpheli” olarak değerlendirildi. Gelişmenin ardından Süleymancılar yapılanmasının mevcut lideri Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlatıldı.

Denizolgun, 7 Eylül 2016’da İstanbul Beykoz’daki çiftliğinde 61 yaşında hayatını kaybetmişti. Dönemin Adli Tıp Kurumu raporunda ölüm nedeni beyin kanaması olarak belirlenmiş ve olay doğal ölüm şeklinde kayda geçirilmişti.

Ancak aradan geçen yaklaşık 10 yılın ardından Denizolgun’un ölümüne ilişkin soru işaretleri yeniden gündeme geldi.

Çelişkili tanıklıklar dikkatlerden kaçmadı

Soruşturmanın önemli dayanaklarından biri, Denizolgun’un ölümünden önceki saatlere ilişkin tanık anlatımlarındaki çelişkiler oldu. Dosyadaki ifadelere göre Denizolgun 6 Eylül’de çiftliğe gelmiş, ertesi gün şoförü tarafından kendisine ulaşılmaya çalışılmış ancak kendisinden haber alınamamıştı. Günün ilerleyen saatlerinde ise çiftlik çalışanlarından biri Denizolgun’u hareketsiz halde buldu.

Ölümün ne zaman gerçekleştiği ve olayın polise bildirilmesine kadar geçen süreç, soruşturmacıların yeniden üzerinde durduğu başlıklardan biri haline geldi.

Dosyada daha da dikkat çekici bir iddia ise Denizolgun’un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun tarafından savcılığa sunuldu. Ağabey Denizolgun, kardeşinin ağzı ve burnunun poşet veya benzeri bir materyalle kapatılarak nefessiz bırakılmış olabileceğini ileri sürdü.

Boynun sol alt bölümündeki bazı bulguların da boğazın sıkılması veya ağız ve burnun kapatılması ihtimalini düşündürdüğünü iddia etti. Bu iddia şu aşamada kesinleşmiş bir cinayet bulgusu değil; ancak yeni adli incelemede ölümün şüpheli değerlendirilmesinde önem taşıyan iddialardan biri oldu.

Feth-i kabir işlemi

Soruşturma kapsamında Denizolgun’un mezarı da açıldı. 19 Ağustos’ta Karacaahmet Mezarlığı’nda gerçekleştirilen feth-i kabir işleminin ardından cenaze Adli Tıp Kurumu’na götürülerek yeniden incelendi. Ama dosyadaki en dikkat çekici gelişmelerden biri mezarın açılmasından da önce yaşandı.

Savcılık, 2016 yılında gerçekleştirilen otopsiye ait görüntü kayıtlarını Adli Tıp Kurumu’ndan istedi. Kurumun daha önceki yazışmalarda bu görüntülerin bulunmadığını bildirdiği, ancak 18 Ağustos’ta kayıtların mevcut olduğunun belirtilerek görüntülerin savcılığa gönderildiği ortaya çıktı. Bunun üzerine eski otopsi görüntüleri yeniden incelendi ve 25 Ağustos 2026 tarihli yeni bilirkişi raporu hazırlandı.

Yeni raporda Denizolgun’un ölümünün “şüpheli” olduğu değerlendirildi. Özellikle ağız ve burnun kapatılması suretiyle ölüm meydana gelmiş olabileceği ihtimalinin mevcut bulgularla bilimsel ve objektif şekilde kesin olarak dışlanamayacağı yönündeki değerlendirme, dosyanın seyrini değiştirdi.

Dosyaya cinayet de eklendi

Bu gelişmenin ardından soruşturmanın kapsamı genişletildi. Savcılık, Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma başlattı. Kuriş, Denizolgun’un yeğeni ve ölümünün ardından Süleymancılar yapılanmasının başına geçen isim olarak biliniyor.

Ancak soruşturmanın tek ayağı Kuriş değil. 2016’daki otopsi raporunda imzası bulunan doktorlar hakkında da inceleme yürütülüyor. Ayrıca otopsi görüntülerinin önce bulunmadığının bildirilmesine rağmen daha sonra ortaya çıkması nedeniyle bir Adli Tıp Kurumu yöneticisi hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma başlatıldığı açıklandı.

Savcılık ayrıca olayın gerçekleştiği döneme ilişkin polis kayıtlarını, HTS verilerini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışmaları, Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki tereke dosyasından elde edilen bilgileri ve şüpheli ile tanık ifadelerini incelemeye devam ediyor.

Dosyanın arka planında Denizolgun’un ölümünün ardından ortaya çıkan miras ve şirket anlaşmazlıkları da bulunuyor. Ancak bu hususların cinayet iddiasıyla bağlantısı henüz resmi olarak kanıtlanmış değil.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir