46903217 6

11 yıllık dönem bitti: Terör örgütü kendini feshetti!

Suriye’nin kuzeydoğusunda yaklaşık 11 yıldır devam eden sözde askeri ve idari yapı açısından tarihi bir dönüm noktasına gelindi

Terör örgütü SDG elebaşı Mazlum Abdi, Şam’da yaptığı açıklamada YPG/SDG’nin bağımsız bir askeri güç olarak varlığını sona erdirdiğini ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyon sürecinin tamamlandığını duyurdu. Karar, bölücü terör örgütü SDG’nin omurgasını oluşturan YPG’nin bağımsız askeri yapılanmasının da fiilen sona ermesi anlamına geliyor.

Abdi’nin açıklaması, Suriye’nin kuzeydoğusunda uzun yıllardır Şam’dan bağımsız şekilde faaliyet gösteren askeri ve idari düzenin tasfiyesini kesinleştiren en önemli adım oldu. SDG’nin yanı sıra bölgedeki Özerk Yönetim’e bağlı askeri, güvenlik ve sivil yapıların da Suriye devlet kurumlarına dahil edildiği bildirildi.

Gelişmenin arka planında Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen uzun müzakereler bulunuyor. 29 Ocak 2026’da varılan entegrasyon anlaşmasıyla kuzeydoğudaki askeri, güvenlik ve idari yapıların Suriye devletine dahil edilmesi konusunda mutabakata varılmıştı. Aylar süren görüşmelerin ardından entegrasyonun sahadaki uygulaması aşama aşama ilerledi.

Mazlum Abdi, 20 Ağustos’ta yaptığı açıklamada askeri, güvenlik ve idari kurumların Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığını duyurmuştu. Ancak SDG’nin bağımsız bir örgüt olarak tamamen sona erdirildiğine ilişkin en net açıklama 25 Ağustos’ta geldi. Böylece yıllardır ayrı bir askeri güç olarak faaliyet gösteren SDG’nin geleceği konusunda belirsizlik büyük ölçüde ortadan kalktı.

YPG içinde tarihi kırılma

SDG’nin kuruluşundan bu yana yapının ana askeri omurgasını YPG oluşturuyordu. 2015’te kurulan terör örgütü, YPG’nin yanı sıra YPJ ve farklı Arap, Süryani ve diğer yerel unsurları bünyesinde barındıran çok bileşenli bir yapı olarak ortaya çıkmıştı.

Bu nedenle SDG’nin feshedilmesi, yalnızca bir örgütün adının değiştirilmesi anlamına gelmiyor. Karar, YPG merkezli bağımsız askeri yapılanmanın da Suriye devletinin askeri ve güvenlik mekanizmaları içerisinde eritilmesi anlamına geliyor.

ABD’nin sahadaki ortağı artık Suriye ordusunun parçası

SDG’nin feshedilmesi Washington açısından da dikkat çekici bir değişim yaratıyor. Yıllarca ABD öncülüğündeki koalisyonun Suriye’deki başlıca yerel ortağı olan SDG, IŞİD’e karşı operasyonlarda rol üstlenmişti.

Rakka’nın ele geçirilmesi ve IŞİD’in Suriye’deki toprak hakimiyetinin sona erdirilmesi sürecinde SDG, ABD’nin sağladığı hava desteği, silah ve istihbarat imkanlarından yararlanmıştı. Fakat Suriye’deki yönetimin değişmesi üzerine ABD bu görevi yeni Şam yönetimine devrederek terör örgütü SDG’yi adeta kenara attı.

Ancak bugün aynı yapı, bağımsız bir askeri güç olarak varlığını sona erdirerek Suriye devletinin kontrolündeki ordu ve güvenlik mekanizmalarına dahil oluyor.

Bu durum, ABD’nin kuzeydoğu Suriye’deki askeri ve siyasi denkleminde de önemli bir değişim yaratabilecek nitelikte.

Şam’ın kontrolü genişliyor

Entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Suriye hükümetinin kuzeydoğudaki askeri ve idari kontrolü önemli ölçüde genişliyor. Daha önce SDG’nin kontrolünde bulunan askeri birlikler, güvenlik noktaları, sınır geçişleri ve enerji kaynaklarının devlet kurumlarına devredilmesi sürecinin de bu anlaşmanın parçaları olduğu bildiriliyordu.

Böylece Suriye’nin kuzeydoğusunda uzun yıllardır fiilen ayrı bir askeri otorite tarafından yönetilen bölgelerin Şam’a bağlanmasının önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış oldu.

Abdi, bundan sonraki sürecin Kürtlerin anayasal haklarının güvence altına alınması, ana dilde eğitim, eşit vatandaşlık ve siyasi haklar üzerinden yürütüleceğini belirtiyor. Şam yönetiminin Kürtçe eğitim ve kültürel haklar konusunda verdiği güvencelerin ise önümüzdeki dönemde nasıl uygulanacağı yakından takip edilecek.

YPJ’nin geleceği

Entegrasyon sürecinin en tartışmalı konularından biri ise YPJ’nin durumu oldu. SDG’nin kadın askeri yapılanması olan YPJ’nin Suriye ordusuna hangi statüyle dahil edileceği konusunda uzun süre belirsizlik yaşandı.

Önümüzdeki dönemde eski SDG savaşçılarının hangi birliklere dağıtılacağı, komuta zincirinin nasıl oluşturulacağı, ağır silahların kontrolünün kime bırakılacağı ve eski SDG komutanlarının Suriye ordusundaki konumlarının ne olacağı sürecin en kritik başlıkları arasında yer alacak.

Çünkü kağıt üzerinde alınan fesih ve entegrasyon kararının sahada uygulanması, Şam ile SDG arasında yürütülen anlaşmanın gerçek sınavı olacak.

2015’te IŞİD’e karşı mücadele amacıyla kurulan ve ABD’nin desteğiyle geniş bir coğrafyada hakimiyet kuran yapı, IŞİD’in etkisinin kırılmasının ardından da kontrol ettiği bölgelerde yine ABD’nin desteğiyle askeri ve idari varlığını sürdürdü.

Bugün gelinen noktada ise aynı yapı, bağımsız askeri kimliğini sona erdirerek Suriye devletine katılıyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir