İşgalci Çin rejimi, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurların dilini tamamen ortadan kaldırmak için yeni bir çalışma başlattı
Çin’in 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren “Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası”nın Doğu Türkistan’daki kamusal yaşama yansımaları tartışma konusu olmaya devam ederken, Ürümçi’den gelen yeni görüntüler dikkat çekti. Kentte otoyol ve yol tabelalarında daha önce Çince ile birlikte kullanılan Uygur Türkçesinin sistematik biçimde kaldırıldığı, iki dilin de bulunduğu bazı tabelaların ise yalnızca Çince karakterlerle bırakıldığı görüldü.

Paylaşılan görüntülerde, daha önce çift dilli olarak kullanılan tabelalardaki Uygurca ifadelerin silindiği veya üzerlerinin kapatıldığı, yenilenen bazı tabelalarda ise yalnızca Çince karakterlere yer verildiği görülüyor.
Tabela değişiklikleri, yalnızca teknik bir yenileme olarak değil, Doğu Türkistan’daki kamusal alanın dilsel ve kültürel yapısında meydana gelen daha geniş çaplı dönüşümün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
KAMUSAL ALANDA UYGURCA GERİLİYOR
Ürümçi’deki uygulamanın en dikkat çekici yönlerinden biri, Uygur Türkçesinin kamusal görünürlüğünün giderek azalması. Önceden iki dilin birlikte kullanıldığı yol ve otoyol tabelalarında Uygurca ifadelerin kaldırılması, Uygurcanın şehir yaşamındaki görünür kullanım alanının daraldığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Uzmanlara göre dil, yalnızca insanların birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan bir araç değil; aynı zamanda kültürel kimliğin ve toplumsal hafızanın temel unsurlarından biri. Bu nedenle bir dilin resmi tabelalardan çıkarılması, yalnızca birkaç kelimenin değiştirilmesi anlamına gelmiyor. Bilakis bir kimliğin, bir dinin ve bir dilin yok edilişi anlamına geliyor.
YENİ YASA NE ÖNGÖRÜYOR?
1 Temmuz’da yürürlüğe giren “Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası”, Pekin yönetimi tarafından farklı etnik gruplar arasındaki birlik ve bütünlüğün güçlendirilmesi amacıyla savunuluyor. Yasa kapsamında eğitim alanında Mandarin Çincesinin kullanımının güçlendirilmesi, çocukların ortak bir ulusal kimlik anlayışı doğrultusunda yetiştirilmesi ve “etnik birliğe zarar verdiği” değerlendirilen faaliyetlerin sınırlandırılması öngörülüyor.
Ancak yasanın kapsamı ve uygulanma biçimi özellikle Uygurları inanılmaz bir baskı altında bırakıyor. Ürümçi’deki tabela değişiklikleri de bu tartışmanın somut örneklerinden biri.
BİR TABELADAN DAHA FAZLASI
Yol tabelaları, bir şehrin en sıradan ve gündelik unsurlarından biri gibi görünse de kullanılan dil açısından önemli bir sembolik anlam taşıyor. Bir bölgede hangi dillerin sokaklarda, resmi binalarda, ulaşım ağında ve yönlendirme sistemlerinde görülebildiği, o toplumun kamusal alandaki kültürel varlığının en açık göstergelerinden biri.
Bu nedenle Uygur Türkçesinin tabelalardan çıkarılması; kültürel görünürlüğün azaltılması, kamusal hafızanın dönüştürülmesi ve yeni nesillerin ana dilleriyle bağının zayıflatılması için yapılıyor.
Özellikle daha önce Uygurca ve Çincenin birlikte yer aldığı tabelaların tek dile indirilmesi, dil politikasının yalnızca eğitim kurumlarıyla sınırlı kalmadığı, gündelik hayatın en görünür alanlarına da taşındığını göstermekte.
Bugün otoyol tabelalarından çıkarılan Uygurca ifadelerin ardından gözler, aynı dönüşümün eğitim, resmi kurumlar ve günlük şehir yaşamının diğer alanlarında ne ölçüde uygulanacağına çevrilmiş durumda.
Kaynak: Mira Haber, Uygur Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
