3000

Soykırımla başlamadı, ateşkesle bitmedi: Milyonların hayali temiz su!

Gazze’de soykırımın arkasında bıraktığı enkazlardan biri olan su krizi devam ediyor

Kuyular, boru hatları, depolar ve arıtma sistemlerinin ağır hasar görmesiyle birlikte milyonlarca Filistinli temiz suya ulaşmak için tankerleri beklemek zorunda kalıyor. Bir zamanlar musluktan akan su, bugün Gazze’de hayatta kalmanın en zor araçlarından biri haline gelmiş durumda.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun (UNICEF) 2026 ortasındaki verilerine göre Gazze’deki su ve sanitasyon altyapısının yaklaşık yüzde 90’ı hasar gördü veya tamamen yıkıldı. Bölgedeki ailelerin yaklaşık yüzde 82’si su güvensizliği yaşarken, insanların yüzde 70’e kadarı içme ve yemek pişirme amacıyla kişi başına günlük 6 litre suya dahi ulaşamıyor.

Gazze kentindeki tablo ise daha da ağır. Gazze Belediyesi’nin verilerine göre kentte 72’den fazla su kuyusu, 150 bin metreden fazla su şebekesi ve 4 ana su deposu yok edildi. Söz konusu kuyular, Gazze kentindeki merkezi kuyuların yaklaşık yüzde 85’ine karşılık geliyor. Bunun sonucunda kentin su üretim kapasitesi yaklaşık yüzde 70 oranında gerilemiş durumda.

Su hattı var, fakat su yok

Gazze’deki krizin boyutunu yalnızca yıkılan kuyular açıklamıyor. Su sisteminin çalışabilmesi için gerekli boruların, pompaların, elektrik altyapısının, jeneratörlerin, yakıtın ve yedek parçaların da bulunması gerekiyor.

İşgalci İsrail’den Gazze’ye su sağlayan Mekorot hatlarında meydana gelen hasarlar da krizi derinleştirdi. Bazı hatların onarılması için gerekli ekipman ve erişim izinleri konusunda yaşanan sorunlar, mevcut altyapının yeniden çalıştırılmasını zorlaştırıyor.

Gazze Belediyesi, ihtiyaç duyduğu bazı malzemeleri bölgeye sokamadığı için enkazdan çıkarılan boru ve bağlantı parçalarını yeniden kullanmak zorunda kaldığını bildiriyor. Böylece savaşın yıktığı altyapı yalnızca yeniden inşa edilemiyor; mevcut sistemin ayakta tutulması dahi başlı başına bir mücadeleye dönüşüyor.

Muslukların yerini tankerler aldı

Şebeke sisteminin büyük ölçüde devre dışı kalması, tankerleri Gazze’deki su arzının merkezine yerleştirdi. OCHA verilerine göre Gazze nüfusunun yüzde 70’inden fazlası tankerlerle getirilen suya bağımlı hale geldi.

Ancak tankerle su taşımak da başlı başına ağır bir maliyet ve güvenlik sorunu. Yakıt sıkıntısı, yolların tahrip olması, güvenlik riskleri ve su dolum noktalarına erişimde yaşanan problemler dağıtım kapasitesini sınırlıyor.

UNICEF’e göre Al Mansoura su dolum noktasının kullanılamaması, yardım kuruluşlarını daha uzaktaki tesislerden su taşımaya mecbur bıraktı. Bunun sonucunda yalnızca suyun taşınmasının maliyeti günde yaklaşık 40 bin dolar arttı. Normal şartlarda yaklaşık 285 bin kişinin içme suyu erişimi açısından kritik olan bir noktanın devre dışı kalması, altyapının çöküşünün nasıl zincirleme sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.

Savaş suyu da pahalılaştırdı

Temiz suya ulaşmak Gazze’de yalnızca zor değil, aynı zamanda giderek daha pahalı hale geliyor.  Sınır Tanımayan Doktorlar’ın verilerine göre özel su sağlayıcılarından satın alınan suyun fiyatı Ekim 2023 ile Ocak 2026 arasında bazı bölgelerde yüzde 500’e kadar arttı.

Su fiyatındaki bu artış, gelir kaynakları savaş nedeniyle büyük ölçüde yok olan aileler için krizi daha da ağırlaştırıyor. İnsanlar bir yandan yiyecek ve ilaç bulmaya çalışırken diğer yandan temel yaşam kaynağı olan su için yüksek ücretler ödemek zorunda kalıyor.

Gazze’de kişi başına 6 litre bile yok

Krizin boyutunu ortaya koyan en çarpıcı göstergelerden biri kişi başına düşen su miktarı.

WHO’nun insani acil durumlar için kullandığı temel standart, mümkün olan en kısa sürede kişi başına günde en az 15 litre su sağlanması. Oysa UNICEF’in 2026 verileri Gazze’de insanların yüzde 70’e kadarının günlük 6 litre içme ve yemek suyu eşiğine dahi ulaşamadığını gösteriyor.

Dolayısıyla Gazze’deki sorun yalnızca insanların daha az su tüketmesi değil. Milyonlarca insan, insani yardım operasyonlarında kullanılan acil durum standartlarının bile çok altında bir su miktarıyla yaşamaya çalışıyor.

Üstelik bu suyun tamamı her zaman güvenli değil.

Susuzluk, hastalık riskini büyütüyor

Su ve hijyen sisteminin çökmesi, Gazze’de ikinci bir tehlikenin önünü açıyor: salgın hastalıklar.

Kanalizasyon sistemlerinin zarar görmesi, atıkların uygun şekilde bertaraf edilememesi ve temiz suya erişimin azalması; ishal başta olmak üzere su kaynaklı hastalıkların yayılması için uygun koşullar oluşturuyor.

UNICEF, su ve hijyen altyapısındaki yıkımın güvenli olmayan atık yönetimi, kanalizasyon sorunları ve hastalık taşıyıcılarının artışıyla birleştiğine dikkat çekiyor.

2025 yazında ise Gazze’de akut sulu ishal vakalarında ciddi artış kaydedilmişti. Hastalıkların yayılması, özellikle çocuklar açısından susuzluk ve yetersiz beslenmeyle birleştiğinde ölümcül sonuçlara yol açabilecek bir tablo oluşturuyor.

Gazze’nin su krizi soykırımla başlamadı

Gazze’nin su problemi 7 Ekim 2023’te ortaya çıkmadı. Bölgenin temel tatlı su kaynağı olan Kıyı Akiferi yıllardır aşırı kullanım, deniz suyunun içeri sızması, kanalizasyon sızıntıları ve kirlenme nedeniyle ciddi baskı altında.

Savaş öncesinde bile akiferden çıkarılan suyun yalnızca yaklaşık yüzde 5’i insan tüketimine uygun durumdaydı. OCHA’nın daha önceki değerlendirmelerinde ise Gazze’deki suyun yaklaşık yüzde 97’sinin WHO standartlarına göre içilebilir olmadığı belirtilmişti.

Savaş, zaten kırılgan olan bu sistemi adeta uçurumun kenarından aşağı itti.

Bugün Gazze’de bir kuyunun yıkılması yalnızca bir kuyunun kaybedilmesi anlamına gelmiyor. O kuyunun bağlı olduğu pompa, boru hattı, depo, elektrik sistemi ve tanker ağı da bundan etkileniyor. Bir borunun kopması ise yalnızca bir sokağın susuz kalması değil, binlerce insanın suya erişiminin kesilmesi anlamına gelebiliyor.

Bombalar binaları yıkarken, altyapının çöküşü hayatın kendisini hedef alan başka bir kriz oluşturuyor. 72’den fazla kuyunun, 150 bin metreden fazla boru hattının ve 4 ana su deposunun yok edildiği bir yerde mesele artık yalnızca su bulmak değil; hayatta kalabilmek için gerekli su sistemini yeniden kurabilmek.

Ve Gazze’de milyonlarca insan için musluktan akan su hâlâ bir ihtiyaç değil, ulaşılması giderek zorlaşan bir hayal.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir