Katil İsrail’in faşist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze’deki Filistinlilerin ezici çoğunluğunu topraklarından söküp atmayı hedefleyen planını açıkladı
Yaklaşan seçimler öncesinde “Disengagement (Ayrılma) 710” adıyla duyurulan bu proje, yüzeyde bir seçim vaadi gibi sunulsa da rakamlar vahim bir gerçeği haykırıyor. İşgalcilerin hayallerine göre Filistinliler, “nüfus mühendisliği” gibi bir operasyonla yurtlarından tamamen çıkartılacaklar.
İlk yıl 250 bin Filistinlinin Gazze’den çıkarılması, üç yılda 1,11 milyona, yedi yılın sonunda ise yaklaşık 1,86 milyona ulaşılması öngörülüyor. Yani Gazze’deki yaklaşık 2 milyonluk Filistinli nüfusun neredeyse tamamının sistematik biçimde bölgeden temizlenmesi hedefleniyor.
Ben-Gvir bunu “gönüllü göç” diye yutturmaya çalışıyor. Ancak savaşın, toplu yıkımın, açlığın ve ağır insani felaketin ortasında yaşayan bir halka “gönüllülük” diye dayatılan şey, zorla yerinden etme ve etnik temizlikten başka bir şey değil.
“Göç Bakanlığı kurulmalı”
Üstelik Ben-Gvir boş bir slogan atmıyor. Yaklaşık 20 sayfalık ayrıntılı bir plan hazırladığı ve bunun için özel bir Göç Bakanlığı kurulmasını önerdiği belirtiliyor. Plan kapsamında başka ülkelerle anlaşmalar yapılması, Filistinlilerin sürgün masraflarının karşılanması, yerleştirilecekleri ülkelerde sözde konut ve mesleki eğitim desteği verilmesi ve yine sözde 24 aya kadar “mali yardım” sağlanması öngörülüyor.
Başlangıç maliyetinin yaklaşık 10 milyar şekel olması, uluslararası katkılarla toplam 50 milyar şekele kadar çıkarılması hedefleniyor. Ev sahibi ülkelere de kabul ettikleri Filistinli başına ödeme yapılması planlanıyor.
Ben-Gvir bazı ülkelerin Gazzelileri kabul etmeye hazır olduğunu iddia etti ama isim vermedi. İsrail basınında Türkiye, Etiyopya, Kongo ve bazı Arap ülkelerinin olası hedefler arasında konuşulduğu aktarılsa da bu iddialara henüz bir cevap gelmedi.
Ben-Gvir’in açıklamasından bir gün önce Savunma Bakanı Israel Katz da Gazze’den kitlesel “göç” fikrini savunarak İsrail’in Filistinlilerin bölge dışına çıkarılmasını kolaylaştırmaya hazır olduğunu söylemişti. Katz, bu sürgünün deniz, hava veya başka yollarla yapılabileceğini belirtti ve Trump’ın daha önce gündeme getirdiği Gazze nüfusunun başka ülkelere taşınması fikrinin rafa kaldırılmadığını, yalnızca dondurulduğunu açıkladı.
7 Ekim’e gönderme
Ben-Gvir’in planı, 2005’te İsrail’in Gazze’deki yerleşimlerini ve askerlerini çekmesine atıfla “Disengagement (Ayrılık) 710” adını taşıyor. “710” ifadesi 7 Ekim 2023 saldırısına gönderme yapıyor. Ben-Gvir, 2005 çekilmesini İsrail açısından bir hata olarak görüyor ve 7 Ekim’i bu politikanın başarısızlığının kanıtı sayıyor.
Ancak planın en ağır boyutu rakamlarda yatıyor. Nitekim Siyonistlerin hayalleri, sadece 7 yıl içinde 1,86 milyon insanı yüzyıllardır bulundukları Gazze’den çıkarmak.
Uluslararası insancıl hukuk açısından durum nettir. Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin 49. maddesi, işgal altındaki topraklarda yaşayan korunan kişilerin zorla toplu veya bireysel şekilde başka ülkelere nakledilmesini ve sınır dışı edilmesini yasaklar.
Ancak Siyonistler, en başta kendileri destekledikleri bu kuralları hiçe saymak konusunda çekinmiyor.
Asıl skandal ise şudur: Bir hükümetin üst düzey bakanı, milyonlarca insanın yaşadığı topraklardan çıkarılmasını artık slogan düzeyinde değil; yıllara bölünmüş rakamları, bütçesi, bürokrasisi ve uygulama mekanizması hazırlanmış bir devlet projesi olarak tartışmaya açıyor. Buna rağmen dünya liderlerinden zaman zaman kınamalar dışında tek bir ses çıkmıyor.
Gazze’nin yalnızca haritasını değil, nüfusunu da değiştirme fikri İsrail’in faşist siyasetinde artık açık bir seçim vaadine dönüşmüş durumdadır.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
