IMG 1fba8b1b f116 444e 842e 98dc86c6cffc

Müftü Rifâî’den HTŞ ve Selefilik çarkı: “Onlar bizden, biz onlardanız”

Suriye Müftüsü Üsame er Rifai’nin Endonezya heyetiyle yaptığı görüşmeden sarf ettiği sözleri ortalığı karıştırınca müftü Rifai bir açıklama metni yayınladı

Suriye Müftüsü Üsame Abdülkerim er-Rifai’nin Endonezya heyetiyle yaptığı görüşmede sarf ettiği sözlerin sızdırılması, sosyal medyada geniş bir tartışmanın fitilini ateşledi. Rifai’nin özellikle Hey’et Tahrir eş-Şam (HTŞ) ve Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın geçmişine dair “Vehhabi, aşırı ve tekfirci” gibi sözleri, Suriye’de büyük bir öfkeye sebep oldu. Tartışmaların büyümesi üzerine Rifai, 21 Eylül 2026’da HTŞ ve Selefilik hakkındaki sözlerini yumuşattığı bir düzeltme açıklaması yayımlamak durumunda kaldı. 

“Selafilik, Suriye’nin ilmi ve davetî dokusunun özgün bir parçasıdır” 

2012 yılından İtibaren İstanbul’da yaşayan Rifai, o dönem HTŞ hakkında dolaşan “karışık raporlar” nedeniyle temkinli davrandığını, Kurtuluş harekâtı öncesi eş-Şara ile görüşünce ise, aşırılık ve tekfir iddialarının asılsız olduğunu anladığını söyledi.

Selefilik hakkında “Suriye’nin ilmî ve davet dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır, onlar bizden, biz de onlardanız” şeklinde şaşırtıcı güzellemeler yapan Rifai’nin o açıklamasının tamamı:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd, Efendimiz Muhammed’e, ailesine ve tüm ashâbına salât ve selâm olsun.

Değerli kardeşlerim, soylu halkımızın evlatları…

Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Birkaç gün önce, sosyal medya sayfaları, beni ziyaret eden Endonezya heyetimle buluşmam ve onlara yaptığım açıklamayla ilgili konuşmalarla dolup taştı. Ben, safların birliğini koruma kaygısıyla, dedikoduların, fitnelerin, uydurmaların kökünü kazımak ve bu buluşmada yer alan bazı hususlara dair yanlış anlamaları düzeltmek amacıyla, dikkatinizi aşağıdakilere çekmek istiyorum:  

Olağanüstü şartlar hâkim olan sürgün dönemi ve İstanbul’daki ikametim süresince, Heyet-i Tahriri-ş Şam ve Suriye iç dünyası hakkında çelişkili raporlar yayıldı; bu da o dönem bizim için bir miktar bekleme ve ihtiyatlılık hali doğurdu. Daha sonra, Kardeş Ahmed eş-Şara (Allah onu korusun) liderliğindeki örgüt yönetimleriyle, Saldırganlığı Caydırma savaşından hemen önce bir grup kardeşin buluşması gerçekleşti. Bu buluşmada, aşırıcılık ve tekfir iddialarındaki yalanlar ortaya çıktı; Sünnî mezheplerin kabul edilen esaslarına göre dinî vecibelerin uygulanmasına imkân tanıyan bir gerçeklik hissettik..  

Kurtuluş sonrasında ise, Başkan Ahmed eş-Şara (Allah onu yüceltsin) ve devlet yetkilileriyle mutabakat sağlanarak, Suriye İslamî Konseyi’nin önceki yapısı sona erdirildi ve Sünnîler ile Cemaat mensuplarını kapsayan bir çatı olarak Yüce Fetva Konseyi kuruldu. Ben de kelimeleri birleştirmek üzere başkanlığını üstlenerek şereflendim.. Bu konseydeki buluşmalarımız sayesinde yakın tanışma, ardından anlayış, sonra da salih amel ve takva üzere iş birliği ve Allah yolunda sevgi oluştu. Birlikte, samimi çabalarla yıkımın izlerini aşmak ve ülkeyi ayağa kaldırmak için çalışmaya devam ediyoruz. Fikir çeşitliliğinin bir zenginlik olduğunu, ayrışma ve bölünme yerine davete hizmette aktif olunması gerektiğini vurguluyoruz.

Ehli Sünnet ve’l-Cemaat’in itikadi ekollerinin (Eş’arilik, Maturidilik, Ehl-i Hadis) ve dört fıkhi mezhebin hepsinin ‘Ehli Sünnet ve’l-Cemaat’ kavramı altında birleştiğini teyit ediyoruz.

Selefilik, ilmi ve davet yönüyle Suriye dokusunun özgün bir parçasıdır; ehline karşı sevgimiz, saygımız ve takdirimiz bizi birleştirir; onlar bizdendir, biz onlardanız; zira ilmî ihtilaflar, sevgiyi bozmaz…  

“İslamî söylem misakı” kapsamlı ve bağlayıcı bir çerçeve sunar; ona bağlı kalmak ve korumak, Allah yolunda davetin zorunluluklarından bir zorunluluktur…  

Her zamanki gibi, dinimizin özünü oluşturan ilkelere bağlı kalmaya; safları birleştirmeye, ortak paydalarda buluşmaya, çeşitliliğe saygı duymaya ve ülkemiz için parlak bir gelecek inşa etmeye gayret gösteriyoruz.

Yüce Allah’tan, lütfu ve keremiyle saflarımızın birliğini bereketlendirip, ülkenin liderlerini ve âlimlerini hayır, bereket ve isabet ehli kılması için niyaz ederiz.  

Son sözümüz: Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur…  

Osame Abdülkerim er-Rifâî  

2026/9/21 Şam

HSwmJNGWgAATSKQ

Kaynak: Mira Haber 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir