23 Eylül 1821’de Mora’nın başkenti Tripoliçe’nin Yunan isyancıların eline geçmesinin ardından, şehirde yaşayan binlerce Türk sivil kadın, çocuk, yaşlı ve bebek ayrımı gözetilmeksizin katledildi. Tarihe geçen bu olay, Türk sivillere yönelik en kanlı katliamlardan biri olarak hafızalarda yer aldı.
Aylar süren kuşatmanın ardından şehre giren Yunan çeteleri, silahsız Müslüman halka yönelik toplu infazlar gerçekleştirdi. Evler yağmalandı, sokaklar cesetlerle doldu ve şehir günler boyunca kontrolsüz bir katliama sahne oldu. Binlerce Türk’ün hayatını kaybettiği saldırılarda, sivil nüfusun büyük bölümü yok edildi.
Katliamın elebaşı Theodoros Kolokotronis’in hatıratında yer alan, “Şehre girdiğimde atımın ayağı cesetlerden dolayı yere değmedi” sözleri, yaşanan vahşetin boyutunu gözler önüne seren en çarpıcı ifadelerden biri olarak tarihe geçti.
İngiliz tarihçi David Howarth da Tripoliçe’de yaşananları, iki gün içinde on binlerce Türk’ün yaşadığı şehirde neredeyse tek bir canlının dahi hayatta kalmadığı büyük bir sivil kıyım olarak tanımladı.
Aradan 205 yıl geçmesine rağmen Tripoliçe Katliamı, kadınların, çocukların ve yaşlıların hedef alındığı en acı Türk sivil trajedilerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
