Hadis ilminin zirvesi: İmam Buhârî

Kur’an-ı Kerîm’den sonra İslam dünyasının en sahih kitabı kabul edilen el-Câmiu’s-Sahîh’in sahibi İmam Buhârî, hadis ilminin zirvesidir. Bir ömrü Resûlullah ﷺ’in sözlerini yalandan ve hatadan arındırmaya adayan bu büyük âlim, ilmin izzetini de hayatıyla göstermiştir.
Hayatı ve ilim yolculuğu
Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâil el-Buhârî, hicrî 194’te (810) Buhara’da doğdu. Babasını küçük yaşta kaybetti. Çocukken hadis ezberlemeye başladı; on altı yaşında annesi ve kardeşiyle hacca gitti ve ilim için Hicaz’da kaldı. Ardından Basra’dan Bağdat’a, Mısır’dan Şam’a kadar İslam dünyasını dolaşarak binden fazla hocadan hadis aldı.
Sahîh’in yazılışı
Buhârî, ezberindeki yüz binlerce rivayet arasından yalnızca en sağlam şartları taşıyanları seçerek Sahîh’ini yaklaşık on altı yılda tamamladı. Ravilerin birbiriyle görüşmüş olmasını şart koşan titizliği, eseri sonraki bütün nesiller için ölçü hâline getirdi. Kaynaklarda, kitaba bir hadis yazmadan önce gusül alıp iki rekât namaz kıldığı rivayet edilir.
İlmi saraya taşımayı reddeden âlim
Ömrünün sonunda Buhara’ya döndüğünde, şehrin emiri Hâlid b. Ahmed ez-Zühlî, ondan sarayda kendi çocuklarına özel ders vermesini istedi. Buhârî, “Ben ilmi zelil kılmam ve onu insanların kapılarına taşımam; isteyen meclisime gelsin” diyerek bunu reddetti. Bunun üzerine Buhara’dan çıkarıldı. Semerkant yakınlarındaki Hartenk köyünde, hicrî 256 (870) yılında vefat etti.
Bugüne bakış: Gelinen nokta ve çıkarılacak ders
Buhârî, bir hadisi kabul etmek için ravilerin hayatını tek tek araştırdı. Bugün ise Müslümanlar arasında kaynağı belirsiz, uydurma sözler sosyal medyada “hadis” diye milyonlarca kez paylaşılıyor; kimse kaynağını sormuyor. Öte yandan pek çok ilim adamı, Buhârî’nin aksine, ilmini iktidarların kapısına taşımayı bir kazanç sayıyor.
Resûlullah ﷺ, “Kim benim adıma bilerek yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın” buyurmuştur (Buhârî, İlim, 38; Müslim, Mukaddime, 3). Buhârî’nin bize bıraktığı ders iki yönlüdür: Dinde sağlam kaynağa bağlılık ve ilmin izzetini her türlü güç karşısında korumak. Ümmetin yeniden ayağa kalkışı, bu iki ilkeyle yetişecek âlimlere bağlıdır.
Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Buhârî, Muhammed b. İsmâil” ve “el-Câmiu’s-Sahîh” maddeleri; İbn Hacer, Hedyü’s-Sârî; Zehebî, Siyeru A’lâmi’n-Nübelâ. Görsel: Semerkant yakınlarındaki İmam Buhârî türbesi (Wikimedia Commons, Alaexis, CC BY-SA 3.0).




Yorum yaz