Avrupa sokakları kaynıyor: Eş zamanlı protestolar hayatı felç etti!

Avrupa’da hayat felç: Fransa’da belediye binası alevlere teslim oldu, Belçika’da öğrenci gösterileri çatışmaya dönüştü, İtalya’da polisle göstericiler karşı karşıya geldi
Avrupa’nın farklı noktalarında binlerce insan, artan yaşam maliyetlerine, yükselen kiralara, eğitim sistemindeki sorunlara ve yetersiz kamu hizmetlerine karşı sokaklara çıktı. Fransa’da kundaklama ve yağmalama olaylarının yaşandığı, Belçika’da öğrenci gösterilerinin polis müdahalesiyle karşılaştığı, İtalya’da ise çatışmaların kent merkezlerine yayıldığı bildirildi. Portekiz ve İspanya’da konut krizi protestoların merkezine yerleşirken Arnavutluk’ta hükümet karşıtı gösteriler Başbakan Edi Rama’nın istifası talebiyle sürüyor.
Ülkelerdeki eylemler ortak bir merkezden yönetilmiyor. Ancak farklı toplumlarda aynı dönemde ortaya çıkan ekonomik sıkıntılar, özellikle gençler ve düşük gelirli kesimler arasında büyüyen öfkenin sokaklara yansıdığını gösteriyor.
Fransa’da tarihi belediye binası yandı
Protestoların en ağır sonuçlarının görüldüğü ülke Fransa oldu. Ülke genelinde yüz binlerce kişinin katıldığı gösterilerde yaşam maliyeti, eğitim ve kamu hizmetlerine ilişkin şikâyetler öne çıktı. Bazı kentlerde barışçıl başlayan yürüyüşler, polisle göstericiler arasında şiddetli çatışmalara dönüştü.
Limoges kentinde yaklaşık 140 yıllık tarihi belediye binası ateşe verildi. Alevlerin çatıyı sardığı binanın kulesi çökerken çevredeki bazı işletmelerin de yağmalandığı bildirildi. Lyon’da ise Bellecour Meydanı’ndaki turizm ofisi ateşe verildi. Bordeaux ve diğer bazı kentlerde kamu binaları ve iş yerleri hedef alındı.
Fransa’daki olaylarda gözaltı sayısının farklı açıklamalarda 1.200 ila 1.800 arasında değiştiği bildirildi. Yaralanan güvenlik görevlilerinin sayısına ilişkin rakamlar da kaynaklara göre farklılık gösterdi. Olaylar, ülkede ekonomik hoşnutsuzluğun yanı sıra kamu düzeni ve hükümetin krize yaklaşımı konusunda da tartışmaları beraberinde getirdi.
Belçika’da öğrenciler sokakta, polis göz yaşartıcı gaz kullandı
Belçika’da eğitim politikaları ve bütçe kesintilerine karşı düzenlenen öğrenci gösterileri de şiddet olaylarına sahne oldu. Brüksel ve Liège’de toplanan göstericiler ile polis arasında yaşanan gerginliklerde güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı.
Liège’de beş günlük değil, gösterilerin yaşandığı ilgili günün olayları kapsamında yaklaşık 45 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Gözaltına alınanlar arasında reşit olmayanların da bulunduğu belirtildi. Bazı göstericilerin barikat kurmaya çalıştığı, yollarda yangınlar çıkarıldığı ve polise çeşitli cisimler atıldığı aktarıldı.
Öğrencilerin tepkisi, Avrupa’da gençlerin eğitim koşulları ve ekonomik gelecekleri konusundaki kaygılarının giderek daha görünür hâle geldiğini ortaya koyuyor.
İtalya’da Milano karıştı
İtalya’da yaşam maliyetine karşı düzenlenen protestoların en gergin anları Milano’da yaşandı. Katedralin bulunduğu Duomo Meydanı ve çevresindeki sokaklarda polisle göstericiler karşı karşıya geldi. Bazı göstericilerin taş, şişe ve havai fişek benzeri cisimler attığı, polisin ise göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahalede bulunduğu bildirildi.
Milano’da yaklaşık 50 kişinin emniyete götürüldüğü, bunların önemli bir bölümünün reşit olmadığı aktarıldı. Olaylar sırasında bazı mağazalar zarar gördü ve kent merkezindeki ulaşımda aksamalar yaşandı.
Portekiz’de insanlar ev bulamıyor
Portekiz’de protestoların temelinde giderek ağırlaşan konut krizi bulunuyor. Lizbon’da on binlerce kişinin katıldığı yürüyüşlerde yüksek kiralar, düşük ücretler ve temel ihtiyaçların karşılanmasındaki güçlükler protesto edildi.
Konut aktivistlerinin çadır kampları kurması, barınma sorununun yalnızca ekonomik bir tartışma olmaktan çıkarak sokaklarda sürdürülen bir mücadeleye dönüştüğünü gösteriyor. Aktivistler, özellikle büyük şehirlerde kiraların gelirleri aşmasına ve uygun fiyatlı konut bulmanın giderek zorlaşmasına tepki gösteriyor.
Barınma hakkı talebi, Portekiz’de hükümetin sosyal ve ekonomik politikalarına yönelik eleştirilerin de önemli bir parçası hâline gelmiş durumda.
Arnavutluk’ta hedef doğrudan hükümet
Arnavutluk’ta ise protestolar doğrudan siyasi iktidarı hedef alıyor. Başkent Tiran’da öğrencilerin de katıldığı gösterilerde Siyonist Başbakan Edi Rama’nın istifası istendi. Yolsuzluk, eğitim sistemindeki sorunlar, gençlerin iş bulmakta yaşadığı güçlükler ve ülkedeki ekonomik eşitsizlik protestoların başlıca gündemleri arasında yer aldı.
Gösterilerin beşinci gününe girdiği süreçte 167 kişinin gözaltına alındığı, 132 polis memurunun yaralandığı bildirildi. Polis, göstericilere karşı göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve plastik mermi kullandı. Aşırı güç kullanıldığı yönündeki iddialar üzerine bazı polis memurlarının görevden uzaklaştırıldığı da açıklandı.
Edi Rama istifa etmeyeceğini belirtirken olayların arkasında siyasi rakiplerinin bulunduğunu savundu. Ancak sokaklardaki öfke, ülkede ekonomik sıkıntılarla siyasi hesap verebilirlik tartışmalarının iç içe geçtiğini gösteriyor.
İspanya’da konut krizi siyaseti de sarsıyor
İspanya’da yükselen kiralar ve tahliyeler, konut hakkı hareketinin büyümesine yol açtı. Aktivistler, uygun fiyatlı konutların artırılmasını, kiracıların korunmasını ve barınma maliyetlerinin kontrol altına alınmasını talep ediyor.
Konut krizinin sembollerinden biri hâline gelen 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın uzun yıllardır yaşadığı evden tahliye edilmesi ve daha sonra hayatını kaybetmesi, ülkede büyük tepki topladı. Olay, konut hakkı ve yaşlı kiracıların korunması konusundaki tartışmaları daha da derinleştirdi.
Konut meselesi, İspanya’da siyasi gündemin de başlıca başlıklarından biri hâline geldi. Ancak erken seçim sürecini yalnızca protestolarla açıklamak mümkün değil; parlamento içindeki anlaşmazlıklar ve hükümetin siyasi destek sorunu da bu süreçte etkili oldu.
Avrupa’da ortak bir öfke büyüyor
Yunanistan, Almanya ve Avusturya’da da yeni protestoların ortaya çıkabileceğine ilişkin işaretler bildiriliyor. Bununla birlikte, bu ülkelerde Fransa’daki ölçekte şiddet olaylarının yaşandığını gösteren doğrulanmış bir tablo bulunmuyor.
Ülkeler arasındaki farklılıklara rağmen ortak sorunlar dikkat çekiyor: Artan kiralar, ücretlerin temel ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalması, eğitim ve kamu hizmetlerine ilişkin kaygılar ve siyasi karar alıcılara duyulan güvensizlik.
Avrupa’daki bütün gösterileri tek bir örgüt tarafından koordine edilen ortak bir hareket olarak tanımlamak için kanıt bulunmuyor. Ancak aynı dönemde farklı ülkelerde büyüyen protestolar, ekonomik sorunların artık yalnızca hane bütçelerini değil, siyasi istikrarı ve toplumsal barışı da etkilediğini ortaya koyuyor.
Avrupa’da yükselen soru artık yalnızca hayat pahalılığının nasıl düşürüleceği değil; milyonlarca insanın barınma, eğitim ve insanca yaşam taleplerine siyasi iktidarların nasıl karşılık vereceği. Sokaklardaki öfkenin yatışıp yatışmayacağını ise hükümetlerin atacağı adımlar ve ekonomik koşulların seyri belirleyecek.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz