DOĞU TÜRKİSTAN

Uygur topraklarında nükleer füzeler: Çin’in yeni zulüm üssü!

Çin, işgal altında tuttuğu Doğu Türkistan’ın çöllerini devasa bir nükleer cephaneliğe dönüştürmeye devam ediyor. Reuters’ın elde ettiği güncel uydu görüntüleri, Hami bölgesi çevresinde onlarca yeni füze fırlatma rampası, zırhlı yeraltı sığınakları ve askeri haberleşme tesislerinin hızlı bir şekilde inşa edildiğini ortaya koydu.

Görüntüler, Pekin yönetiminin Doğu Türkistan’ı hem yerel nüfusu baskı altında tutmak hem de küresel hegemonya hedefleri doğrultusunda askerileştirdiğini gösteriyor. Bölge, yıllardır sistematik insan hakları ihlalleriyle anılırken, şimdi de Çin’in nükleer silahlanma programının ana üslerinden biri haline getiriliyor.

photo 2026 05 31 14 20 18

Uzmanlar, bu tesislerin savunma amaçlı olmadığını, aksine Çin’in yayılmacı stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Çin, Doğu Türkistan’ı işgal ettiği topraklarda keyfi olarak nükleer kapasitesini genişletirken, bölgenin asıl sahipleri Uygur Türklerini kendi vatanlarında ikinci sınıf vatandaş konumuna düşürmüş, kültürel ve insani haklarını ağır şekilde engellemiştir.

Bölgede mobil kıtalararası balistik füzeler, gelişmiş hava savunma sistemleri ve elektronik harp ünitelerinin yoğunlaşması, Pekin’in uzun vadeli saldırgan emellerinin somut göstergesi olarak değerlendiriliyor.

photo 2026 05 29 12 41 28

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan, uluslararası raporlara göre açık hava hapishanesine dönüştürülmüş durumda. Toplama kampları, zorla asimilasyon politikaları, kitlesel gözetim, din ve kültür yasağı, zorla çalıştırma ve etnik temizlik uygulamaları nedeniyle Uygur Türkleri kendi vatanlarında temel hak ve özgürlüklerden yoksun bırakılıyor.

Bu ağır baskı ve insan hakları ihlalleri ortamında Çin, nükleer füzelerini konuşlandırıyor, yeraltı sığınaklarını inşa ediyor ve bölgenin kaynaklarını kendi emperyalist amaçları için kullanıyor.

Pentagon’un raporlarına göre Çin, 2030 yılına kadar yaklaşık 1000 nükleer savaş başlığına ulaşabilir. Bu hızlı genişleme, Pekin’in “barışçıl yükseliş” söyleminin samimiyetsizliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Uygur Türklerine en temel hakları dahi tanımayan Çin, aynı toprakları nükleer tehdit üssü haline getirerek hem bölge halkına hem de uluslararası barışa karşı ciddi bir suç işlemektedir.

Çin’in Doğu Türkistan’daki varlığı, uluslararası hukuk açısından bir işgal olarak nitelendiriliyor. Bu işgal, hem Uygur Türkleri’nin milli varlığını yok etmeyi hem de nükleer gücünü komşu ülkeler ve küresel güvenlik aleyhine kullanmayı hedefliyor. Pekin’in nükleer kapasitesini artırması, Asya-Pasifik bölgesini yeni bir silahlanma yarışının eşiğine sürüklüyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir