Çin Uygurlar Suriye

Yapay zekâyla zulüm: Çin’in Suriye’de casusluğu neyi amaçlıyor?

Zalim Çin’in Uygurlara yönelik yıllardır sürdürdüğü baskı ve gözetim politikası, bu kez yapay zekâ destekli bir casusluk operasyonuyla yeniden gündeme geldi.

Yapay zekâ şirketi Anthropic’in 10 Eylül’de yayımladığı tehdit istihbaratı raporu, Çin devlet güvenliğiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen bir operasyonun Suriye’deki Uygurları takip etmek, profillemek ve bazı kişileri gizlice işe almak için Claude yapay zekâ modelinden yararlandığını ortaya koydu. Anthropic, operasyonun doğrudan bir Çin devlet kurumu tarafından yürütüldüğünü kesin olarak doğrulayamadığını, ancak hedeflerin ve toplama faaliyetlerinin Çin devlet güvenliğinin öncelikleriyle örtüştüğünü belirtti.

Operasyon kapsamında 100’den fazla WhatsApp grubundan ve onlarca Telegram kanalından toplu şekilde elde edilen yazışmalar Claude aracılığıyla analiz edildi. Kişiler arasındaki bağlantılar haritalandırılırken, hedeflerin maddi sıkıntıları, aile ayrılıkları ve siyasi ya da ideolojik yaklaşımları üzerinden profiller oluşturuldu. Özellikle aile üyeleri Doğu Türkistan’da bulunan kişiler, Çin baskısına karşı kullanılabilecek bir zayıflık noktası olarak değerlendirildi.

Operasyon bununla da sınırlı kalmadı. Claude, Suriye’deki Uygurlarla iletişim kurulması ve onları gizlice işe almaya yönelik mesajların hazırlanmasında kullanıldı. Sistem, Arapça mesajların çevrilmesinin yanı sıra Suriye lehçesi, askeri terminoloji ve hedeflerin psikolojisi konusunda da operasyonu yürüten kişiye destek verdi.

Böylece Arapça bilmeyen bir operatörün, Uygur hedeflerle günler süren gizli iletişim kurmasına ve onları istihbarat kaynağı haline getirmeye çalışmasına imkân sağlandı. Bazı hedeflere, bağlı oldukları birlikler hakkında bilgi vermeleri karşılığında para teklif edildi.

Çin bağlantılı aktör ayrıca belirli Uygur kişilerin ve işletmelerin konumlarını tespit etmek, sosyal çevrelerini haritalandırmak ve diaspora medyasını hedef almak için de yapay zekâ destekli analizlerden yararlandı. Operasyonun bir başka ayağında ise Uygur diasporasına ait medya kuruluşlarını itibarsızlaştırmaya ve susturmaya yönelik koordineli kampanyalar planlandı.

Bu tablo, Pekin’in Uygurlar üzerindeki gözetim politikasının yalnızca Çin sınırları içerisinde yürütülen bir baskı mekanizması olmadığını, diaspora topluluklarını da hedef alan ulusötesi bir takip boyutuna ulaştığına ilişkin ciddi bir örnek ortaya koyuyor.

Çin’in Uygurları izlemek için geliştirdiği geniş kapsamlı dijital gözetim altyapısına yapay zekânın eklenmesi ise tehlikenin boyutunu daha da büyütüyor. Anthropic’in raporunda yapay zekânın büyük miktarda veriyi saniyeler içinde analiz ederek insanları sınıflandırma, bağlantılarını ortaya çıkarma, konumlarını belirleme ve hedef seçme süreçlerini hızlandırabildiği görülüyor.

Uygurların yıllardır maruz kaldığı dijital gözetim ve baskı, şimdi yapay zekânın sağladığı yeni imkânlarla sınırların dışına taşınan daha sofistike bir takip mekanizmasına dönüşme riski taşıyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir