1cf5b990 f51c 11ef 9d71 cba46b08d97d.jpg

Terör elebaşına özel konut mu? “Öcalan için villa yapılıyor!”

İmralı Adası’ndaki terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan için özel bir yapı inşa edildiği yönündeki iddialar kamuoyunun gündemine oturdu

Aralık 2025’te resmi makamlarca üstü kesin bir dille kapatılan bu konu, aradan geçen aylarda birbirini tutmayan açıklamalar ve ifadelerle yeniden Türkiye’nin ana gündemine oturdu. 

Tartışmanın fitili ilk olarak 17 Aralık 2025’te atılmış, Öcalan için adada lüks bir konut veya villa yapıldığı öne sürülmüştü. Oluşan sert tepkilerin ardından Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü konuya ilişkin bir açıklama yaparak iddiaları reddetmişti.

Yapılan resmi açıklamada “İmralı Ceza İnfaz Kurumunda villa ya da özel konut inşası veya tahsisi söz konusu değildir” denilerek iddiaları yayanlar hakkında hukuki süreç başlatıldığı duyurulmuştu. Ancak tartışma burada kapanmadı.

“Villa yok” denildi, aylar sonra “yerleşke var” açıklaması geldi

Devletin “yok” dediği yapı, kısa süre sonra bizzat siyasetin ve medyanın göbeğinde farklı isimlerle tanımlanmaya başladı. 28 Mart 2026’da DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, adada yeni bir yapı ve “yerleşke” olduğunu bizzat doğruladı.

Bakırhan, 12 metrekarelik hücrenin yürütülen süreç açısından yetersiz olduğunu savunarak bu yeni yapının hukuki statüsünün ne olacağını sorguladı.

Aylarca sürdürülen belirsizlik silsilesi Ağustos ayında yeni bir boyut kazandı. 20 Ağustos 2026’da TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik, adada tek katlı bir bina inşa edildiğini ileri sürdü. Atik’in iddiasına göre söz konusu yapı bir konut değil, özel iletişim imkanlarıyla donatılmış bir “çalışma ofisi”ydi.

AK Partili isimlerden doğrular dille açıklama

Ancak en çarpıcı ve kafaları karıştıran iddia 11 Eylül’de geldi. Gazeteci Nagehan Alçı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmeye dayanarak tartışmayı bambaşka bir noktaya taşıdı.

Alçı’nın aktardığına göre Bahçeli, İmralı’da Öcalan için önünde bahçesi olan, insani yaşam koşullarına ve normal bir ev konforuna sahip bir yapı inşa edildiğini doğruladı. İddianın en dikkat çekici kısmı ise Öcalan’ın “statü” talepleri karşılanmadığı gerekçesiyle bu eve geçmeyi henüz kabul etmediği yönündeydi.

Şamil Tayyar’dan iddia: “Villa inşa ediliyor”

Tartışmayı çok daha ileri bir noktaya taşıyan açıklama ise AK Parti eski milletvekili Şamil Tayyar’dan geldi. Tayyar, Bahçeli’nin sözünü ettiği “bahçeli ev”in aslında dubleks bir villa olduğunu öne sürdü.

Tayyar’ın verdiği bilgilere göre villanın 250 metrekare kapalı alanı bulunuyor. Yapının bahçesi ise kapalı alanın yaklaşık iki katı büyüklüğünde.

Dahası, Tayyar’a göre yapı yalnızca konut olarak tasarlanmadı. Villa aynı zamanda “çalışma ofisi” olarak kullanılabilecek şekilde planlandı. Yapıda gerekli teknik altyapının bulunduğunu belirten Tayyar, görüntülü telefon ve internet imkanının da mevcut olduğunu söyledi.

Tayyar, Öcalan’ın henüz villaya yerleşmediğini ancak ihtiyaç halinde yapının ofis imkanlarından yararlandığını da ileri sürdü.

Bu açıklama, daha önce kamuoyuna yansıyan “tek katlı çalışma ofisi” iddiasıyla da yeni bir tartışma başlatıyor. Zira önceki iddialarda yapı bir çalışma ofisi olarak tarif edilirken, Tayyar’ın açıklaması yapının hem konut hem ofis olarak tasarlanmış 250 metrekarelik dubleks bir villa olduğunu ortaya koyuyor.

“Uzun süredir biliyorduk”

Şamil Tayyar’ın açıklamasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri ise yapının varlığından daha önce haberdar olduklarını söylemesi oldu.

Tayyar, konudan “uzunca süredir” haberdar olduklarını, ancak bilgiyi kendilerine aktaran kişiye verdikleri söz nedeniyle bunu kamuoyuna açıklamadıklarını belirtti. Bahçeli’nin konuyu kamuoyuna taşımasının ardından ise artık bu sözün bağlayıcılığının kalmadığını savundu.

Bu açıklama, İmralı’daki yapının yalnızca yeni ortaya atılmış bir iddia olmadığı yönündeki tartışmaları daha da büyüttü.

“Statü talebi Erdoğan’dan döndü”

Şamil Tayyar, yapının fiziksel özelliklerinin yanı sıra Öcalan’ın eve geçmeme gerekçesine ilişkin de dikkat çeken bir iddia ortaya attı.

Tayyar’a göre Öcalan’ın “statü” konusundaki ısrarlı talebi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilmedi. Tayyar, Öcalan’ın bu nedenle henüz yeni yapıya yerleşmediğini ve silah bırakma sürecinin kesinleşmesini beklediğini öne sürdü.

Kendisinin aktardığına göre Öcalan, silah bırakma işlemi kesinleşmeden yeni bir adım atmak istemiyor. Tayyar ise bu tutuma ilişkin “Doğrusu da bu” değerlendirmesinde bulundu.

Bu iddia, İmralı’daki yapının yalnızca fiziki bir inşaat meselesi olmadığını; devam eden siyasi sürecin geleceğine ilişkin pazarlıkların da önemli bir parçası olduğu yönündeki tartışmaları beraberinde getirdi. Bununla birlikte artık gözler, hükümet kanadından gelecek açıklamalara çevrildi.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir