Soykırımcı Başbakan Binyamin Netanyahu, güncel olarak yaşattığı katliamı görmezden gelerek 25 yıllık 11 Eylül saldırılarına “üzüntüsünü” dile getirdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünde yayımladığı mesajda dile getirdiği “Aileleri diri diri yakmanın hiçbir bağlamı olamaz. Masumları kasten öldürmeyi haklı çıkaracak hiçbir mağduriyet yoktur” sözleri, tarihin en büyük ve pişkin ikiyüzlülüklerinden biri olarak kayda geçti.
Netanyahu, çeyrek asır önce yaşanmış münferit bir olayın peşine takılıp hâlâ oradan siyasi mağduriyet devşirmeye çalışırken; kendi emriyle Gazze’de yürütülen sistematik katliamları ve insanlık suçlarını pervasızca gizlemeyi sürdürüyor.
Gazze soykırmının mimarından 11 Eylül taziyesi
Netanyahu’nun “bağlamsız kötülük” nutukları attığı anlarda bile Gazze’de aileler soykırıma uğramaya devam ediyor. Zira “Aileler diri diri yakılamaz” diyen şahıs, onlarca ya da yüzlerce değil; bizzat on binlerce Filistinli ailenin üzerine tonluk bombalar yağdırdı.
Gazze’deki aileler; katliamcı ordunun roketleriyle evlerinde diri diri yanarak, beton blokların altında günlerce can çekişerek, patlamaların şiddetiyle parçalanarak imha edildi.
Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre hayatını kaybedenlerin sayısı 73 bini aşmış durumda. Birleşmiş Milletler raporlarına göre ise oluşan 61 milyon tonluk devasa moloz yığınının altında hâlâ 8 binden fazla insanın çürümeye terk edilmiş cesetleri yatıyor.
25 yıl önceki bir saldırının acısını her fırsatta dünya kamuoyunun önüne sürenlerin, Gazze’de saniyeler içinde haritadan sildiği üç kuşaklık ailelerin acısı karşısında söyleyebileceği hiçbir şey yoktur.
Her saat yeni katliamlar
Amerikan topraklarında bir kez yaşanan olay, Gazze’de her gün, her saat ve katlanarak tekrarlanmaktadır. Gazzelilerin her gün yaşadığı cehennemin ve dehşetin yanında, Netanyahu’nun 25 yıldır dilinden düşürmediği o acı adeta gölgede kalmaktadır.
Nitekim bu ikiyüzlü açıklamadan sadece bir gün önce, 10 Eylül’de, Gazze’nin kuzeyinde uykularında bombalanan bir evde anne, baba ve 8 ile 12 yaşlarındaki iki küçük kız çocuğu parçalanarak can verdi. Soykırım ordusu her zamanki pişkinliğiyle buranın bir “askeri yapı” olduğunu iddia etti.
Netanyahu ve Netanyahu gibilere göre Batı’da ölenler için “hiçbir bağlam olamazken”, Gazze’de evinde katledilen bebekler için “güvenlik gerekçesi” uydurmak meşru.
Çeyrek asır önceki kurbanların isimlerini tek tek anıp propaganda malzemesi yapanlar; bugün Gazze’de enkaz altından yakınlarının kemiklerini toplayan, çocuklarının cansız bedenlerini çuvallarla taşımak zorunda kalan binlerce Filistinlinin acısını yok sayıyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
