Duolingo, milyonlarca çocuk ve genç tarafından kullanılan popüler dil öğrenme uygulaması, son dönemde yayımladığı açıklamayla yoğun eleştirilerin odağı haline geldi. Şirket, eşcinsel karakterleri bilinçli şekilde oluşturduğunu, hikâyelerde ön plana çıkardığını ve “normalleştirme” amacıyla içeriklerine yer verdiğini açıkça ifade etti.

Duolingo’nun resmi metninde dikkat çeken ifadelerden biri şöyle: “Bir şeyi normalleştirmek için onu normal olarak sunmanız yeterlidir.” Şirket, üç ana karakterinin eşcinsel olduğunu belirterek, bu karakterlerin ilişkilerini, romantik tercihlerini ve yaşam tarzlarını ders hikâyelerinin merkezine yerleştirdiklerini bildirdi. Bu yaklaşımı, “öğrencilerle bağlantı kurmak” ve “sorumluluk” olarak tanımladı.
Uygulamayı çocuklarının dil eğitimi için tercih eden birçok aile ve kullanıcı, bu politikanın eğitim sınırlarını aştığını belirtiyor. Eleştirmenlere göre, dil öğrenme amacıyla indirilen bir uygulamada cinsel yönelim temelli içeriklerin sistematik biçimde sunulması, ideolojik yönlendirme anlamına geliyor. “Anne-babalar çocukları yabancı dil öğrensin diye uygulamayı indiriyor ancak çocuklar fark etmeden belirli bir cinsel ideolojiyle tanıştırılıyor” görüşü yaygınlaşıyor.

Konuya ilişkin tartışmalarda, “Bu eğitim mi yoksa indoktrinasyon mu?” sorusu öne çıkıyor. Uzmanlar ve aileler, küçük yaştaki kullanıcılara eşcinsel ilişkilerin sıradan ve arzu edilebilir bir yaşam biçimi olarak sunulmasının pedagojik açıdan sorunlu olduğunu belirtiyor. Yetişkinlerin tercihlerine saygı duyulması gerektiğini ifade eden eleştirmenler, ancak çocukların zihinlerinin bu tür hassas konularda bilinçli şekilde şekillendirilmesine karşı çıkıyor.
Sosyal medyada ise Duolingo’ya yönelik boykot çağrıları arttı. Pek çok kullanıcı, “Çocuğum dil öğreniyor sanıyordum, meğer ideolojik mesajlar da alıyormuş” tepkisini dile getirdi. Aileler, çocuklarının kullandığı dijital uygulamaları daha dikkatli incelemeleri gerektiğini vurguluyor.

Duolingo’nun bu tutumu, bazı ülkelerde farklı uygulamalara yol açmıştı. Örneğin Rusya’da yasal düzenlemeler nedeniyle benzer içerikleri sınırlamak zorunda kalan şirketin, “çeşitlilik ve kapsayıcılık” ilkelerini her coğrafyada aynı kararlılıkla savunmadığı da eleştiriliyor.
Tartışmalar sürerken, ebeveynlere çocuklarının dijital eğitim araçlarını yakından takip etme çağrısı yapılıyor. Dil öğrenimi için alternatif yöntemlerin de bulunduğu belirtilerek, ailelerin bu konuda daha bilinçli seçimler yapması gerektiği ifade ediliyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
