Doğu Türkistan’da Pekin yönetiminin kurduğu gözetim ağının absürtlüğü ve toplumsal korkunun ulaştığı boyut, sızan son görüntülerle bir kez daha gözler önüne serildi. Olayın vahametini gösteren asıl detay ise çok daha ürkütücü: Bir Uygur Türkünün sosyal medyada paylaştığı tek bir video başkaları tarafından izlendi veya yayıldı diye, onlarca Çin polisi anında şahsın evini bastı.
Ortaya çıkan görüntülerde, etrafı Çin polisleri tarafından sarılan Uygur Türkünün çaresizliği, bölgedeki dijital ve fiziki ablukanın net bir özetidir. Bir içerik paylaşıldı ve birkaç kişi tarafından izlendi diye bir insanın evine adeta terör operasyonu yapar gibi baskın düzenlenmesi, Çin’in teknolojik imkânları bir halkı ezmek için nasıl kullandığını kanıtlıyor.
Sızan görüntülerde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise baskının şekli oldu. Çin polislerinin Uygur Türkünün evine uzun namlulu silahlarla geldiği, adeta ağır silahlı bir terör operasyonu yürütüyormuş gibi hareket ettiği görüldü. Tek suçu sosyal medyada bir video paylaşmak olan bir kişinin evine, otomatik tüfeklerle baskın düzenlenmesi; Pekin yönetiminin Doğu Türkistan’da en sıradan sivil faaliyetleri dahi “güvenlik tehdidi” olarak gördüğünü ve bölgede korku iklimini silahlı güçle ayakta tuttuğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Dünyaya devasa bir küresel güç resmi çizen Pekin yönetiminin, Doğu Türkistanlı bir gencin paylaştığı sıradan bir videonun yayılmasından dahi bu denli paniklemesi; kurdukları baskı rejiminin aslında ne kadar kırılgan bir korku duvarı üzerine inşa edildiğini gösteriyor. Olayın ardından söz konusu kişinin sorgulanıp toplama kampına ya da karanlık gözaltı merkezlerine götürüldüğü tahmin ediliyor.
Bu son baskın olayı, Doğu Türkistan’daki sistematik zulmün sadece küçük bir parçası:
Mutfaktaki Bıçak Bile Zincirli: Uygur Türklerinin kendi evlerinde dahi bir mahremiyeti veya özgürlüğü yok. Mutfakta kullanılan bıçaklar dahi tezgâhlara zincirlenmiş durumda ve sadece bağlı olduğu alanda kullanılmasına izin veriliyor. Bıçağı başka bir odaya taşımak dahi yasak.
Kamplardaki İşkence Cihazları: Sözde “eğitim” adı verilen toplama kamplarından sızan görüntülerde; insanların hareket kabiliyetini tamamen sıfırlayan demir sandalyeler ve 24 saat süren psikolojik baskı araçları açıkça görülüyor.
Bir videonun izlenmesini bile devlet güvenliğine tehdit sayan, insanların evindeki mutfak bıçağını zincirleyen ve yüz binlerce insanı prangalarla kamplara kapatan bu zihniyet; Doğu Türkistan’da açıkça bir kültürel ve fiziki soykırım yürütmektedir.
Dünya kamuoyunun, ekonomik dengeler uğruna sızan bu açık kanıtları görmezden gelmesi ve Çin’in yalanlarına göz yumması, insanlık onuruna sürülen ağır bir lekedir.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.