thumbnail website.00 00 00 00.Still037 1

Husiler Türkiye’ye meydan okudu! “Sizi de terbiye ederiz…”

Yemen’deki Husiler, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını sürdürürken Türkiye’yi de açıkça tehdit etti

Şii Ensarullah’ın siyasi büro üyesi Muhammed el-Buhayti, Türkiye veya Pakistan’ın Suudi Arabistan’ın yanında Yemen’deki çatışmaya doğrudan askeri olarak müdahil olması halinde bu iki ülkeye karşı saldırıya geçeceklerini söyledi.

Irak merkezli iNews kanalına konuşan Buhayti, Türkiye ve Pakistan’ın savaşa dahil olması durumunda “demir yumrukla vuracaklarını” belirterek, “Bugün Suudi Arabistan’ı nasıl terbiye ediyorsak, onları da aynı şekilde terbiye edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Husi yetkili böylece Ankara’ya yönelik tehdidini herhangi bir diplomatik mesajın ötesine taşıyarak doğrudan askeri karşılık tehdidiyle ortaya koydu.

Husilerin bu çıkışı, Türkiye’nin Suudi Arabistan’a destek verebileceğini açıklamasının hemen ardından geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 19 Eylül’de yaptığı açıklamada Riyad’ın Husilerin devam eden saldırıları nedeniyle askeri ihtiyaçlarının ortaya çıkabileceğini ve Türkiye’nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde özellikle teknik askeri ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olabileceğini söyledi.

Fidan, Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik saldırıların “çok ciddi” olduğunu belirtti.

En kritik soru: Harekete geçilecek mi?

Ankara’nın açıklaması, Husilerin son dönemde Suudi Arabistan’a karşı saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde geldi. Husiler 19 Eylül’de Riyad’daki “hassas noktaları” füze ve İHA’larla hedef aldıklarını duyurdu. Suudi Arabistan ise başkente yönelen balistik füzenin önlendiğini ve başka saldırı girişimlerinin de engellendiğini açıkladı.

Riyad havaalanı çevresinde büyük bir duman bulutunun yükselmesi de saldırıların boyutunu gözler önüne serdi.

Husilerin saldırıları yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmıyor. Örgüt, Suudi şehirlerinin yanı sıra enerji altyapısını ve Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını da hedef alıyor.

Bu saldırılar, zaten ciddi gerilim altında bulunan bölgedeki enerji ve ticaret hatları açısından uluslararası risk oluşturuyor. BM Güvenlik Konseyi de Suudi Arabistan’a yönelik Husi saldırılarını ve Yemen’deki askeri tırmanışı güçlü şekilde kınadı.

Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı tehdit, Ankara ile Riyad arasındaki yeni savunma anlaşmasının da önemini artırdı. Zira Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan geçen ay Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalamıştı. Anlaşma, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yönelik saldırı olarak değerlendirilmesini öngören ortak savunma çerçevesi oluşturuyor.

Ancak şu ana kadar anlaşmanın Türkiye’yi Yemen’de doğrudan savaşa sokacak şekilde işletildiğine dair bir açıklama yapılmış değil.

Pakistan’da da aynı görüş

Pakistan da şu aşamada Husilere karşı askeri bir operasyon başlatıldığını açıklamadı. İslamabad, anlaşma kapsamında Husilere karşı askeri bir tepkinin görüşülmediğini belirtirken, gerektiğinde harekete geçileceği mesajını verdi.

Türkiye açısından da Fidan’ın açıklaması doğrudan Yemen’e asker gönderme kararı anlamına gelmiyor; açıklanan destek özellikle Suudi Arabistan’ın ihtiyaç duyabileceği teknik askeri alanlara ilişkin.

Buna rağmen Husilerin Ankara’yı açıkça hedef alan dili dikkat çekiyor. Şii Husiler, çatışmayla ilgili herhangi bir harekete geçmemelerine rağmen Türkiye’ye ve Pakistan’a açıktan meydan okuyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir