image 2026 10 01 20 52 51

Somali’nin yarısı Eş-Şebab’ın elinde: “İslami kurallar uygulayıp vergi topluyorlar”

Somali’de El Kaide bağlantılı Eş-Şebab’ın yeniden güç kazanması, ülkedeki güç dengelerini ortaya çıkardı

Financial Times gazetesinin ABD’li yetkililer ve güvenlik uzmanlarına dayandırdığı son haberine göre örgüt, Somali topraklarının yaklaşık yüzde 40’ında fiilî kontrol veya güçlü nüfuz kurmuş durumda.

image 2026 10 01 20 52 22

Örgütün özellikle güney ve orta Somali’deki kırsal bölgelerde genişleyen hâkimiyeti, bazı hükümet güçlerinin şehirlerde adeta kuşatma altında kalmasına yol açıyor. Eş-Şebab’ın kontrol ettiği bölgelerde yalnızca silahlı varlık göstermediği; vergi topladığı, kendi mahkemelerini işlettiği ve İslami kuralları uyguladığı bildiriliyor.

Ancak yüzde 40 rakamının, örgütün Somali’deki şehirlerin yüzde 40’ını ele geçirdiği anlamına gelmediği özellikle vurgulanıyor. Eş-Şebab’ın kontrolündeki alanların önemli bölümü kırsal bölgelerden oluşuyor.

Örgüt açısından asıl stratejik kazanım ise bu bölgeler üzerinden şehirleri birbirine bağlayan yolları, ikmal hatlarını ve hükümet güçlerinin hareket kabiliyetini baskı altına almak.

Avrupa Birliği İltica Ajansı’nın Mart 2026’ya ilişkin değerlendirmesinde ise Eş-Şebab’ın doğrudan kontrol ettiği toprakların yaklaşık yüzde 30 seviyesinde olduğu belirtilmişti. Bununla birlikte örgütün doğrudan kontrol alanının çok ötesinde vergi toplama, yargı mekanizmaları oluşturma ve güvenlik baskısı yoluyla nüfuz sahibi olduğu kaydedilmişti.

Financial Times‘ın yüzde 40’lık son tahmini, örgütün son dönemde genişleyen fiilî hâkimiyetine ilişkin daha güncel bir değerlendirme olarak öne çıkıyor.

Hükümet güçleri bazı bölgelerde kuşatılıyor

Eş-Şebab’ın son dönemdeki ilerleyişinin en dikkat çekici örneklerinden biri Hiran bölgesinde yaşandı. Örgüt, 2025 boyunca Aborey, Gumare, Moqokori, Tardo ve Mahas gibi stratejik noktaları ele geçirirken Mahas ile Mataban arasındaki bölgede ve Mahas-Belet Weyne yolunda kontrolünü genişletti.

Bu gelişmeler, Belet Weyne’deki hükümet güçlerinin ikmal ve ulaşım hatlarını ciddi biçimde zayıflattı. Grup böylece yalnızca yeni topraklar kazanmakla kalmadı, hükümetin elindeki bazı şehirleri çevreleyen kırsal alanlarda da baskı kurdu.

Güneyde ise Eş-Şebab’ın Mogadişu’ya uzanan yollar üzerindeki faaliyetleri dikkat çekiyor. Örgütün Aşağı Şabelle bölgesindeki saldırılarının 2026 yazında belirgin biçimde arttığı ve başkentin çevresindeki ulaşım koridorlarına yönelik baskının yoğunlaştığı bildiriliyor.

Husiler iddiası

Tüm bunların yanı sıra Financial Times‘ın görüştüğü ABD’li yetkililer ve uzmanlar, Yemen’deki Husiler ile Eş-Şebab arasındaki ilişkilerin son dönemde geliştiğini öne sürdü. İddialara göre iki yapı arasında silah transferleri, eğitim ve özellikle insansız hava araçları ile patlayıcıların kullanımı konusunda bilgi ve teknoloji paylaşımı gerçekleşiyor.

Yemen’de Husiler, Kızıldeniz ve Bab el-Mendeb çevresindeki deniz trafiğine yönelik saldırılarıyla zaten küresel ticaret açısından ciddi bir güvenlik sorunu oluşturmuş durumda. Somali’de Eş-Şebab’ın kıyı bölgelerine ve Aden Körfezi’ne erişiminin artması ise bu tehdidin Afrika kıyısındaki ayağını güçlendirebilir.

Eski ABD Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking, iki yapının daha yakın çalışmasının Kızıldeniz ve Aden Körfezi’nde güvenlik açısından yeni bir boyut oluşturabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

“1.500 Somalili savaşçı Yemen’de eğitim gördü”

Somali güvenliği uzmanı Matt Bryden, yaklaşık 1.500 Somalilinin Yemen’de Husilerle eğitim gördüğünü öne sürüyor. Ancak bu kişilerin tamamının Aş-Şebab mensubu olmadığı özellikle belirtiliyor.

Buna karşılık Eş-Şebab ile Husiler arasındaki doğrudan temasların da arttığı iddia ediliyor. Bryden, Husi temsilcilerinin 2026’da Eş-Şebab’ın güney Somali’deki önemli merkezlerinden Jilib’e daha sık gitmeye başladığını belirtiyor.

Daha dikkat çekici iddialardan biri ise Eş-Şebab’ın İran menşeli daha gelişmiş silah sistemlerine ilgi gösterdiği yönünde. Uzmanlar örgütün S-358 tipi karadan havaya füzeler gibi sistemleri talep etmiş olabileceğini öne sürüyor.

Ancak bu noktada bu füzelerin Somali’deki savaş alanında Eş-Şebab tarafından kullanıldığına ilişkin doğrulanmış bir kanıt bulunmuyor. Zira Husilerin ideolojisiyle taban tabana zıt olan örgütten de henüz buna benzer bir doğrulama gelmiş değil. Yani şu ana kadar tüm bu raporlar, ABD’nin iddialarından ibaret.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir