İçeriğe geç
4 Kasım 2026 | 24 Cemaziyelevvel 1448 Çarşamba 20:10
Doğu Türkistan

Kızıl Çin’in zulmü sınır tanımıyor: Kur’an okumanın bedeli 12 yıl esaret!

Haber Merkezi 2 dk okuma
Kızıl Çin’in zulmü sınır tanımıyor: Kur’an okumanın bedeli 12 yıl esaret!

Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanlara yönelik baskı ve zulüm, yıllardır devam eden ağır insan hakları ihlallerine bir yenisini daha ekledi. Uygur Türkü genç kız Zehra Gül, Kur’an-ı Kerim okuduğu ve evinde dini materyaller bulundurduğu gerekçesiyle 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2017 yılından bu yana cezaevinde tutulan Gül’ün hikâyesi, Zalim Çin yönetiminin Müslüman Uygurların inançlarına yönelik müdahalelerinin ulaştığı korkunç boyutu bir kez daha gözler önüne serdi.

Dini ritüellerini yerine getiren Müslüman bir ailede yetişen Zehra Gül hakkında başlatılan soruşturmanın da ailesinin dini yaşamıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor. Bir insanın kutsal kitabını okuması, inancının gereğini yerine getirmesi ve evinde dini eserler bulundurması nasıl bir suç olabilir? Çin yönetiminin Uygur Müslümanlara yönelik uygulamaları, temel inanç özgürlüklerinin dahi ağır cezalarla karşılık bulabildiği bir baskı ve zulüm düzenini ortaya koyuyor.

Yıllardır Doğu Türkistan’da Türk ve Müslüman kimliğini hedef alan politikalarla gündeme gelen Çin yönetimi, Uygurların dini, kültürel ve milli varlığı üzerindeki baskılarını sürdürüyor. Kur’an okumanın dahi hapis gerekçesine dönüştürüldüğü bir ortamda, Müslümanların en temel hakları sistematik baskılarla ellerinden alınıyor. Üstelik bu zulüm birkaç yıldır değil, yıllardır devam ediyor. Ancak aradan geçen zamana rağmen uluslararası tepkiler, somut adımların önüne geçemiyor.

Daha da acı olanı, Doğu Türkistan meselesinin Türk dünyasında ve İslam coğrafyasında giderek daha az gündeme gelmesi. Bir zamanlar meydanlarda yükselen itirazlar, bugün büyük ölçüde sessizliğe gömülmüş durumda. Türk ve Müslüman kimliği nedeniyle baskıya uğrayan bir halkın dramı karşısında ne güçlü bir diplomatik irade ne de sonuç alıcı bir dayanışma ortaya konulabiliyor. Açıklamalar, kınamalar ve dönemsel tepkiler ise cezaevindeki Uygurların hayatında somut bir değişiklik oluşturmuyor.

Zehra Gül 2017’den beri özgürlüğünden mahrum. Bir genç kızın hayatından yıllar çalınırken, suç olarak önüne konulan şey sadece Kur’an-ı Kerim okumak ve  Müslüman kimliği olduğu belirtiliyor. Doğu Türkistan’da binlerce Uygur Türkü; Kur’an okumak, namaz kılmak, dini eğitim almak, İslami içerik bulundurmak ve Müslüman kimliğini açıkça yaşamak gibi temel hakları nedeniyle ağır baskılarla karşı karşıya kalıyor.

Hatta Çinli kimliğini reddederek Türk olduğunu ve Müslüman kimliğini benimseyerek inancını yaşamak isteyen binlerce Uygur Türkü, bu kimlikleri nedeniyle baskı, gözaltı ve hapis cezalarına maruz bırakılıyor. Çin yönetimi, bir halkın yalnızca özgürlüklerini değil, kimliğini, inancını ve gelecek nesillere aktaracağı kültürel mirasını da hedef alıyor.

Kaynak: Mira Haber

İlginizi Çekebilir

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz.