“Trafik kazası” denmişti… Toplama kampı mağdurlarının ölümü gizlendi!

İşgalci Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanlara yönelik baskıları, ailelerin en yakınlarının nasıl öldüğünü dahi öğrenemediği karanlık bir tabloyu gözler önüne seriyor
Radio Free Asia‘nın (RFA) yayımladığı soruşturmaya göre, Uygur otobüs şoförü Yasinjan Tokti’nin 2018 yılında gözaltında hayatını kaybetmesine ilişkin gerçekler ailesinden gizlendi. Aileye, “dini radikalizm” şüphesiyle tutuklanan Tokti’nin bir trafik kazasında öldüğü söylendi. Ancak yıllar sonra polisle yapılan görüşmeler, bu resmî anlatımla çelişen bilgiler ortaya çıkardı.
RFA’nın Ekim 2026’da Aksu’daki Kartal-Bazar polis merkeziyle yaptığı telefon görüşmelerinde, iki polis görevlisi Tokti’nin aylarca gözaltında tutulduğunu ve son gözaltı döneminde bir yeniden eğitim kampında kaldıktan sonra hastaneye kaldırıldığını anlattı. Böylece ailesine bildirilen trafik kazası açıklaması ciddi biçimde sorgulanır hâle geldi.
En sonunda ise Yasinjan Tokti’nin, aslında bir toplama kampında katledildiği öğrenildi. Yani işgalci Çin makamları, bu gerçeği gizleyebilmek için Tokti ve birçok diğer Uygur Müslüman’ın ölüm sebeplerini değiştirdi.
Tokti’nin hikâyesini daha da çarpıcı kılan ayrıntı, Müslüman yolcuların namaz kılabilmesi için otobüsünü durdurmasının da gözaltı gerekçeleri arasında gösterilmesi. 2016 ile 2018 arasında dört kez tutuklandığı belirtilen Uygur şoför, dinî hayatı ve ailesinin yurt dışıyla bağlantıları nedeniyle hedef alınan Uygurlardan biri olarak öne çıkmıştı.
Türkiye’ye seyahat suç sayıldı!
Ancak baskının gölgesi yalnızca Tokti’nin hayatıyla sınırlı kalmadı. Belçika’da yaşayan kız kardeşi Reyhangül’ün RFA’ya verdiği bilgilere göre, annesi ve başka bir kız kardeşi de daha sonra tutuklandı. Kız kardeşi devlet sırlarını ifşa etmekle, annesi ise Türkiye’ye seyahat etmekle bağlantılı suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Aile, bugün onların nerede tutulduğunu ve ne kadar süreyle hapsedildiklerini dahi bilmiyor.
Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanların yaşadıkları, yalnızca gözaltılar ve dinî özgürlüklerin kısıtlanmasıyla sınırlı değil. Bir insanın neden öldüğünün ailesinden gizlenmesi, geride kalanların da susturulması ve yakınlarının akıbetinin belirsiz bırakılması, baskının aileleri de kuşatan boyutunu ortaya koyuyor.
Çin yönetimi söz konusu tesisleri mesleki eğitim merkezleri olarak tanımlasa da Birleşmiş Milletler ve insan hakları kuruluşları, bölgede keyfî ve ayrımcı gözaltılar ile ciddi hak ihlallerine ilişkin bulgular yayımladı. Yasinjan Tokti’nin dosyası da bu karanlık tablonun içindeki cevaplanmamış soruları yeniden gündeme taşıyor.
Bir insan gözaltında hayatını kaybediyor, ailesine ölümünün başka bir sebepten kaynaklandığı söyleniyor ve yıllar sonra ortaya çıkan bilgiler resmî açıklamayı tartışmalı hâle getiriyor. Üstelik aile, gerçeği ararken kendi yakınlarının da nerede tutulduğunu öğrenemiyor.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz