Kazakistan’da “İslamcı darbe” iddiası: İslami faaliyetler güvenlik tehdidi olarak mı sunuluyor?

Kazakistan yönetimi, ülkede anayasal düzeni zorla değiştirmeye hazırlandığı öne sürülen 10 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Ancak gözaltına alınan kişi sayısının bir darbe girişimini gerçekleştirecek çapta olmaması ve soruşturma kapsamında dini yayınların da suç unsuru olarak öne çıkarılması, operasyonun gerekçelerine ilişkin soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Kazakistan Ulusal Güvenlik Komitesi tarafından yapılan açıklamada, liman şehri Atırau’da düzenlenen operasyonlarda 10 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Aramalarda ateşli silahlar, uyuşturucu maddeler ve “aşırılıkçı” olarak nitelendirilen dini yayınların ele geçirildiği ileri sürüldü.
Operasyon kapsamında çocuklara ve gençlere yönelik faaliyet yürüttüğü belirtilen üç yasa dışı eğitim merkezinin de kapatıldığı açıklandı. Şüpheliler hakkında aşırılıkçı grup kurmak, örgüte liderlik etmek, örgüt faaliyetlerine katılmak, terör propagandası yapmak ve dini temelde kin ve düşmanlığı kışkırtmak gibi suçlamalar yöneltildi. Gözaltına alınanlardan bazılarının geçmişte terör ve adi suçlardan hüküm giydiği de iddia edildi.



10 kişiyle darbe mi yapılacaktı?
Kazakistan yönetiminin açıklamasında olay, anayasal düzeni hedef alan bir darbe hazırlığı olarak sunulsa da gözaltına alınan 10 kişinin sayısı, böyle büyük bir girişimin kapsamı ve kapasitesi konusunda soru işaretleri doğuruyor. Ele geçirilen silahların niteliği, şüphelilerin somut eylem planları ve iddia edilen darbe hazırlığının hangi delillere dayandığı ise kamuoyuyla ayrıntılı biçimde paylaşılmış değil.
Öte yandan operasyonun dini boyutu da dikkat çekiyor. İslami eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü merkezlerin kapatılması ve dini yayınların aşırılıkçılık suçlamalarıyla birlikte gündeme getirilmesi, barışçıl dini çalışmaların güvenlik tehdidi olarak değerlendirilip değerlendirilmediği tartışmasını yeniden gündeme taşıyor.
Başörtüsü ve peçe üzerindeki kısıtlamalar da tartışılıyor
Kazakistan’da Müslümanların dini özgürlüklerine yönelik kısıtlamalar daha önce de gündeme gelmişti. Ülkede okullarda başörtüsü takılmasına yönelik yasak ve kısıtlamalar uygulanırken, kamusal alanlarda yüzün tanınmasını engelleyen kıyafetlere yönelik düzenlemeler kapsamında peçe ve nikap kullanımı da yasaklandı.
Bir taraftan Müslümanların dini kıyafetlerine ve eğitim faaliyetlerine yönelik kısıtlamalar tartışılırken, diğer taraftan İslami yayınlar ve dini eğitim merkezlerinin güvenlik operasyonları kapsamında hedef alınması, ülkedeki din ve vicdan özgürlüğünün durumuna ilişkin kaygıları artırıyor.
Müslümanların dini eğitim alma, çocuklarına İslami değerleri öğretme ve inançlarını yaşama hakları, terör suçlamalarıyla kolayca gölgelenmemelidir. Kazakistan yönetiminin bu operasyonla ilgili iddiaları şeffaf biçimde ortaya koyması ve dini özgürlükler konusundaki kısıtlamaları yeniden değerlendirmesi bekleniyor.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz