5 yıllık cezası bitti, özgürlüğüne kavuşamadı: İbrahim es-Sekrân’ın dramı

Şeyh Dr. İbrahim es-Sekrân Suudi Arabistan’da tutuklanan ve uzun süre cezaevinde kalan isimlerden biridir
Suudi Arabistan’da yönetimin politikalarını eleştiren paylaşımları nedeniyle tutuklanan İslam düşünürü Dr. İbrahim es-Sekrân’ın yaşadıkları, ülkedeki ifade özgürlüğü ve hukuki süreçlere ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Beş yıl hapis cezasına çarptırılan Sekrân’ın cezası sona ermesine rağmen uzun süre cezaevinde tutulduğu, serbest bırakılmasının ardından da yeniden tutuklandığı bildirildi.
Suudi Arabistan’da İslami çalışmaları ve düşünce dünyasına yönelik eserleriyle tanınan Dr. İbrahim es-Sekrân’ın yıllara yayılan tutukluluk süreci, yönetimin kendisini eleştiren isimlere yönelik uygulamalarına ilişkin eleştirileri yeniden gündeme getirdi.
2016 yılının Haziran ayında, sosyal medya hesabından Suudi yönetiminin bazı kararlarına yönelik eleştirel paylaşımlarda bulunmasının ardından gözaltına alınan Sekrân, çeşitli suçlamalarla yargılandı. Kamuoyunu kışkırtma ve devlet kurumlarına yönelik eleştiriler gibi suçlamalarla beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi.
Ancak Sekrân’ın yaşadıkları mahkûmiyet kararıyla sınırlı kalmadı. İnsan hakları kuruluşlarının aktardığı bilgilere göre, tutukluluğunun ilk döneminde zorla kaybetme uygulamasına maruz kaldı ve avukat tayin etme hakkından mahrum bırakıldı.
Cezası bitti, özgürlüğüne kavuşamadı
Beş yıllık cezasının sona ermesine rağmen serbest bırakılmayan Sekrân’ın dosyası, Suudi Arabistan’daki hukuki uygulamalara yönelik eleştirilerin sembollerinden biri hâline geldi.
2020 yılında kısa süreliğine serbest bırakıldığı, ancak yaklaşık iki ay sonra yeniden tutuklandığı bildirildi. 2021 yılında cezasının tamamlanmasına rağmen cezaevinde tutulmaya devam etmesi, insan hakları kuruluşlarının tepkisine neden oldu.
Bu süreçte ailesinin ve kendisine destek veren çevrelerin özgürlüğüne kavuşması yönündeki beklentileri karşılıksız kaldı.
2025’te de özgürlüğü tartışma konusu oldu
İbrahim es-Sekrân’ın durumu Haziran 2025’te yeniden gündeme geldi. Sanad İnsan Hakları Örgütü, 29 Haziran 2025’te Sekrân’ın serbest bırakıldığını duyurdu. Ancak aynı dönemde bazı kaynaklar, daha önce şartlı olarak serbest bırakıldığını, bu durumun kamuoyuna yansımasının ardından yeniden tutuklandığını ileri sürdü.
Serbest bırakıldığına ilişkin açıklamaların ardından seyahat yasağı ve medya faaliyetlerine yönelik kısıtlamaların sürdüğü de bildirildi.
Bir Müslümanın sözü, eleştirisi ve adalet talebi suç mu?
İbrahim es-Sekrân’ın yaşadıkları yalnızca bir düşünürün cezaevi süreci olarak değerlendirilemez. Aynı zamanda yönetimlerin kendilerine yöneltilen eleştirilere nasıl karşılık verdiği ve adaletin ne ölçüde uygulandığı sorularını da beraberinde getiriyor.
İslam’ın temel ilkelerinden biri, adaletin kişiler ve makamlar karşısında değişmemesidir. Kur’an-ı Kerim’de, “Ey iman edenler! Kendiniz, anne babanız ve yakınlarınız aleyhine de olsa Allah için şahitlik ederek adaleti ayakta tutun.” (Nisâ, 135) buyuruluyor.
Resûlullah ﷺ da zalim yönetici karşısında hakkı söylemeyi en faziletli cihadlardan biri olarak nitelendirmiştir.
Elbette hiçbir kimse suç işlediği takdirde hukuktan muaf değildir. Ancak bir insanın düşüncesini açıklaması, yönetimi eleştirmesi veya yanlış gördüğü uygulamalara itiraz etmesi, adil ve şeffaf bir yargılama güvencesinden mahrum bırakılmasının gerekçesi olamaz.
Suudi Arabistan yönetiminin son yıllarda modernleşme ve reform söylemleri öne çıkardığı bir dönemde, eleştirel görüşleriyle tanınan âlimlerin ve düşünürlerin uzun süre cezaevinde tutulması ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Adalet, yalnızca yönetimi destekleyenler için değil, ona itiraz edenler için de adalet olduğunda anlam taşır.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz