Aç-susuz 20 gün… İşkence altında yaşam mücadelesi!

Myanmar’daki zulümden kaçan Rohingya Müslümanları, sığındıkları ülkelerde de kurtuluşa ulaşamıyor
Dağlarda 15-20 gün boyunca yiyecek ve su olmadan yürümek zorunda kalan mülteciler, Tayland ve Malezya güzergâhlarında insan kaçakçılarının, fidye çetelerinin ve insan tacirlerinin hedefi oluyor. Kadınlar ve kız çocukları ise zorla evlendirme ve cinsel istismar tehlikesiyle karşı karşıya.
Myanmar’ın Arakan eyaletinde yıllardır zulüm, ayrımcılık ve şiddet altında yaşayan Rohingya Müslümanlarının dramı, ülkelerinden kaçmalarıyla sona ermiyor. 2017 yılında Myanmar ordusunun başlattığı askerî operasyonlar sonucunda yaklaşık 770 bin Rohingya, evlerini terk ederek komşu Bangladeş’e sığınmak zorunda kaldı. Köyleri yakılan, yakınları öldürülen ve yaşadıkları topraklardan sürülen yüz binlerce insan, hayatta kalabilmek için son derece tehlikeli yolculuklara çıktı.
Ancak bu yolculuklar, birçok mülteci için yeni bir ölüm kalım mücadelesine dönüştü.
15-20 GÜN BOYUNCA AÇ VE SUSUZ YÜRÜDÜLER
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) bünyesinde yaklaşık dört yıl çalışan Hayr el-Emin’in aktardığına göre, 2017 yılında Arakan’dan kaçan bazı Rohingya aileleri dağlık bölgelerden geçerek 15-20 gün süren yolculuklar gerçekleştirdi. Yanlarında yeterli yiyecek ve su bulunmayan mülteciler, tıbbi yardımdan da tamamen mahrum kaldı.
Açlık, susuzluk ve aşırı bitkinlik nedeniyle yürümekte güçlük çeken insanlar arasında yaşlılar da bulunuyordu. Bazı aileler, yolculuğa devam edemeyecek kadar güçsüz düşen yaşlı yakınlarını geride bırakmak zorunda kaldı.
Bir zamanlar evlerinden ve topraklarından koparılan bu insanlar, şimdi hayatta kalabilmek için kendi aile üyelerini bile yol kenarında bırakmak zorunda kalıyordu.
KURTULUŞ VAADİYLE TUZAĞA DÜŞÜRÜLDÜLER: FİDYE, İŞKENCE VE GASP
Rohingyaların yaşadığı tehlike yalnızca Myanmar sınırlarıyla sınırlı kalmadı. Tayland ve Malezya’ya ulaşmaya çalışan mülteciler, insan kaçakçılığı ve insan ticareti şebekelerinin hedefi hâline geldi.
İnsan kaçakçıları, başlangıçta belirli bir ücret karşılığında güvenli yolculuk vaat ettikleri mültecilerden yolculuk sırasında tekrar tekrar para talep ediyor. İstenen parayı ödeyemeyenler ise ormanlık alanlarda veya kaçakçıların kontrolündeki kamplarda alıkonuluyor. Bazı durumlarda aileleri aranarak serbest bırakılmaları karşılığında fidye isteniyor.
Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) Mart 2024 tarihli araştırması, bu şebekelerin uyguladığı vahşeti gözler önüne serdi.
Raporda yer verilen bir Rohingya gencinin tanıklığına göre, Tayland’daki bir kaçakçılık şebekesi kendisini ormanda döverken ailesini telefonla arayarak yaklaşık 2 bin 400 dolar fidye istedi. Ailesinin duyabilmesi için gençten telefonda bağırması istendi. Böylece ailesine uygulanan şiddetin boyutu dinletilerek ödeme yapmaları sağlanmaya çalışıldı.
Bazı mülteciler ise borçlandırılarak zorla çalıştırılıyor, kimlik belgelerine el konuluyor ve ailelerinden koparılarak farklı suç şebekelerine teslim ediliyor.
KADINLAR VE KIZ ÇOCUKLARI İSTİSMARIN HEDEFİNDE
Kaçış güzergâhlarında en savunmasız durumda bulunanların başında kadınlar ve kız çocukları geliyor. Birleşmiş Milletler raporlarında Rohingya Müslüman kadınlarının zorla evlendirme, kölelik ve zorla çalıştırma gibi ağır istismar biçimleriyle karşı karşıya kaldığı bildiriliyor.
Bazı kadınların deniz yolculukları sırasında cinsel saldırıya uğradığı ve bunun sonuçlarını ağır ödedikleri de raporlara yansıyor.
İnsan tacirleri, mültecilerin çaresizliğini kullanarak kadınları ve kız çocuklarını farklı ülkelere götürüyor ve onları sömürü ağlarına dâhil ediyor. Böylece Myanmar’da şiddetten kaçan kadınlar, başka ülkelerde de yeni bir istismar düzeninin kurbanı hâline geliyor.
BM RAKAMLARI KORKUNÇ TABLOYU ORTAYA KOYDU
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) 30 Eylül 2024 tarihli verileri, krizin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Buna göre Myanmar dışında 2 bin 800’den fazla Rohingya mülteci gözaltında tutuluyordu. Ocak-Eylül 2024 döneminde ise insan ticaretine maruz kalan 231 kişi tespit edilerek yardım kuruluşlarına yönlendirildi.
Ancak UNHCR, bu rakamların gerçek mağdur sayısını yansıtmadığını ve insan ticaretinin boyutlarının çok daha büyük olabileceğini vurguladı.
Cox’s Bazar’daki İnsan Ticaretiyle Mücadele Çalışma Grubu’nun Nisan-Haziran 2024 dönemine ilişkin araştırması da 55 mağduru inceledi. Bu kişilerin yüzde 89’unun zorla çalıştırılmak amacıyla insan ticaretine maruz kaldığı belirlendi. Mağdurların 51’i iş ve para kazanma vaadiyle kandırılmıştı.
Üstelik bazı mağdurların, kendi aile üyeleri veya komşuları aracılığıyla bu suç ağlarına sürüklendiği tespit edildi.
MALEZYA’YA ULAŞMAK DA KURTULUŞ ANLAMINA GELMİYOR
Rohingyaların önemli bir bölümü, Bangladeş ve Myanmar’dan hareket ederek Tayland üzerinden Malezya’ya ulaşmaya çalışıyor. Bir başka tehlikeli güzergâh ise Andaman Denizi üzerinden gerçekleştirilen deniz yolculukları.
UNODC’nin araştırmasına göre bazı deniz yolculukları 5-10 gün sürerken, kaçakçıların başka yolcuları toplamasını bekleyen mülteciler iki aya kadar teknelerde tutulabiliyor.
Malezya’ya ulaşabilenler de her zaman güvenli bir hayata kavuşamıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2024 İnsan Ticareti Raporu, ülkedeki Rohingyaların zorla çalıştırılma ve cinsel sömürü tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
Myanmar’da vatandaşlık haklarından mahrum bırakılan, evlerinden sürülen ve temel hakları ellerinden alınan Rohingya Müslümanları, şimdi de kaçış yollarında insan tacirlerinin insafına terk ediliyor.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz