Her kelime kurala tabi: Cami hutbelerine denetimler sıkılaşıyor!

Ürdün rejimi, “aşırılıkla mücadele” ve toplumsal istikrar gerekçesiyle camilerdeki dinî faaliyetler üzerindeki denetimini sıkılaştırıyor
Ürdün’de camiler ve dinî faaliyetler üzerindeki devlet kontrolü yeniden gündemde. Ülke rejimi, “aşırılıkçı düşüncelerle mücadele” gerekçesiyle dinî söylem üzerindeki denetimleri artırırken, imamların hutbelerinden fetvalara kadar uzanan geniş bir alanda devletin belirlediği kuralları uyguluyor.
Ürdün’de uzun süredir yürürlükte olan uygulamaya göre Cuma hutbelerinin ana başlıkları ve işlenecek konular Vakıflar Bakanlığı tarafından belirleniyor. Bakanlık bünyesindeki ilgili birimler, imamlarla haftalık hutbe konularını paylaşıyor; hutbelerde ele alınması gereken temel meseleler ve kullanılabilecek dinî referanslar konusunda yönlendirmelerde bulunuyor. Böylece ülkedeki camilerde Cuma hutbelerinin içeriği büyük ölçüde merkezî bir denetime tabi tutuluyor.
Bu çerçevenin dışına çıkan imamlar ise yaptırımlarla karşı karşıya bırakılıyor. ABD Dışişleri Bakanlığının din özgürlüğüne ilişkin raporlarında kuralları ihlal eden din görevlilerine yazılı uyarı verilebildiği, hutbe verme yetkilerinin askıya alınabildiği veya görevden uzaklaştırılabildikleri belirtiliyor. Bazı ihlaller için para ve hapis cezaları da öngörülüyor.
Ürdün’deki denetim yalnızca cuma hutbeleriyle sınırlı değil. Camilerde dinî ders vermek, vaazda bulunmak ve fetva açıklamak da resmî yetkilendirme mekanizmalarına bağlanmış durumda. Bakanlığın izni olmadan dinî faaliyet yürüten kişiler de denetim kapsamına giriyor.
İMAMLARIN SÖYLEMLERİ VE FAALİYETLERİ YAKIN TAKİPTE
Ürdün yönetiminin bu yılın geçen aylarındaki açıklamaları da bu politikanın sürdüğünü ortaya koyuyor. Ürdün Vakıflar Bakanı Muhammed el-Halayile, 7 Nisan 2026’da İrbid’de imam ve müezzinlerle gerçekleştirdiği toplantıda, Cuma hutbelerinde bakanlık tarafından belirlenen konulara bağlı kalınması gerektiğini vurguladı.
Bakan, dinî söylemin aşırılık ve taassuptan uzak tutulmasını, bilgiye dayanmayan fetvaların ve kontrolsüz dinî çağrıların önlenmesini istedi. Sosyal medyada yayılan doğrulanmamış bilgilerin camilere taşınmaması gerektiğini de belirtti.
Öte yandan 2025 yılında yayımlanan akademik bir araştırma, Ürdün’deki hutbe denetiminin yalnızca konu belirlemekten ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Araştırmada, bazı imamların hutbelerini kaydederek yetkililere göndermelerinin istendiği, kuralları ihlal eden bazı vaizlerin hutbe verme yetkilerinin kaldırıldığı aktarılıyor. Çalışmada ayrıca Selefi çevreler ve Müslüman Kardeşler ile ilişkilendirilen bazı dinî grupların daha sıkı denetime tabi tutulduğu belirtiliyor.
2026 BÜTÇESİNDE DE “AŞIRILIKLA MÜCADELE”
Ürdün rejiminin 2026 yılı bütçe belgelerinde de dinî söylemin denetlenmesine ilişkin hedefler açıkça yer alıyor. Vakıflar Bakanlığının Vaaz ve İrşat Programı kapsamında aile ve toplumun “yıkıcı ve aşırılıkçı düşüncelerin etkisinden korunması” stratejik hedefler arasında gösteriliyor.
Ancak camilere yönelik yeni bir kısıtlamanın 28 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdiğine ilişkin doğrulanmış bir resmî karar bulunmuyor. Son gelişme olarak aktarılan bazı haberlerde eski Vakıflar Bakanı Hayel Davud’un açıklamalarına yer verilmesi ve geçmiş yıllardaki IŞİD tehdidine ilişkin olayların güncelmiş gibi sunulması da dikkat çekiyor.
Kaynak: Mira Haber




Yorum yaz