İçeriğe geç
3 Kasım 2026 | 23 Cemaziyelevvel 1448 Salı 20:57
Türkiye

70 yıllık eser hedefte: Seyyid Kutub’un kitabı toplatılıyor!

Haber Merkezi 3 dk okuma
70 yıllık eser hedefte: Seyyid Kutub’un kitabı toplatılıyor!

Mısırlı İslam düşünürü Seyyid Kutub’un 1964 yılında kaleme aldığı, İslam dünyasının en çok tartışılan düşünce eserlerinden biri olan Yoldaki İşaretler hakkında Türkiye genelinde toplatma kararı verildiği açıklandı

Yaklaşık 60 yıldır farklı yayınevleri tarafından basılan ve İslam dünyasının en çok tartışılan düşünce eserleri arasında yer alan Seyyid Kutub’un “Yoldaki İşaretler” adlı kitabı hakkında Türkiye genelinde toplatma kararı verildi. Ankara ve Mersin’de 15 kişinin tutuklandığı soruşturmada Kutub’un diğer eserlerinin de sorgulama konusu yapılması, ifade özgürlüğü ve hukuki ölçülülük tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Türkiye’de İslam dünyasının önemli düşünürlerinden Mısırlı Seyyid Kutub’un eserlerine yönelik uygulamalar tartışma konusu olmaya devam ediyor. Son olarak Kutub’un 1964 yılında kaleme aldığı ve 1966 yılında idam edilmesinden önce tamamladığı en önemli eserlerinden biri olan Yoldaki İşaretler hakkında Türkiye genelinde toplatma kararı verildiği açıklandı.

Antalya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2026/2840 D. İş sayılı kararıyla, Beka Yayınları tarafından yayımlanan kitabın 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 25. maddesi kapsamında toplatılmasına, basımının, dağıtımının ve satışının yasaklanmasına hükmedildiği bildirildi.

Onlarca yıldır Türkiye’de farklı yayınevleri tarafından basılan ve okuyucularla buluşan eserin ülke genelinde yasaklanması, yayıncılık ve düşünce özgürlüğü bakımından yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Soruşturmada Kutub’un diğer eserleri de gündeme gelmişti

Seyyid Kutub’un kitaplarına yönelik tartışmalar, Ankara ve Mersin’de yöresel ürün alışverişleri kapsamında gerçekleştirilen ödemeler gerekçe gösterilerek 15 kişinin tutuklandığı soruşturmayla da gündeme gelmişti.

Soruşturma kapsamında Mersin’de gerçekleştirilen ifade işlemlerinde Kutub’un Yoldaki İşaretler, Cihad ve Şehadet ve Davetin Temel Özelliği isimli eserlerinin sorgulama konusu yapıldığı bildirilmişti. Söz konusu kitapların Adana Emniyeti tarafından yasaklı yayın kapsamında değerlendirildiği, bazı baskıları hakkında geçmişte verilmiş toplatma kararlarının bulunduğu belirtilmişti.

Basın Yayın Birliği: Utanç verici bir karar

Seyyid Kutub’un eserlerine yönelik yasaklama uygulamasına Basın Yayın Birliği de sert tepki gösterdi.

Birlik tarafından yapılan açıklamada, yaklaşık 70 yıldır Türkiye’de farklı yayınevleri tarafından basılan köklü bir eser hakkında alınan kararın yayıncılık dünyası ve hukuk adına büyük bir talihsizlik olduğu belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Yaşanan bu akıl tutulmasının bir an önce son bulmasını diliyor, alınan kararı utanç verici buluyoruz. Fikirler yasaklarla, toplatma kararlarıyla veya idari engellerle ortadan kaldırılamaz; aksine bu tür kararlar yalnızca kültürel hayatımıza ve ifade özgürlüğüne vurulan ağır birer darbe niteliği taşır.”

Kadınlara yönelik muamele de tepki çekiyor

Söz konusu soruşturma, yalnızca kitapların suç unsuru olarak gündeme getirilmesiyle değil, şüphelilere yönelik uygulamalarla da tartışılıyor. Özellikle kadınların gözaltı ve soruşturma sürecinde maruz kaldığı muameleye ilişkin tepkiler, hukuki işlemlerde ölçülülük ve insan onurunun korunması konusunu yeniden gündeme getirdi.

Hiç kimsenin suç şüphesinden muaf tutulamayacağı açık olmakla birlikte, yürütülen soruşturmaların kişilerin temel haklarını ve insan onurunu zedeleyecek uygulamalara dönüşmemesi gerekiyor. Kadınlara yönelik muamelenin niteliği ve gerekliliği konusunda kamuoyunun tatmin edici açıklamalar beklemesi de bu çerçevede değerlendirilmelidir.

Asıl tartışma: Kitap okumak suç şüphesi sayılabilir mi?

Bir eserin içeriğine ilişkin hukuki değerlendirme yapılması ile o eseri okumak, bulundurmak veya yayımlamak nedeniyle kişilerin suçlu muamelesi görmesi birbirinden farklı meselelerdir. Bir kitap hakkında toplatma kararı bulunması da tek başına o kitabı bulunduran herkesin suç işlediği anlamına gelmez.

Üstelik onlarca yıldır Türkiye’de basılan ve dağıtılan bir eserin bugün ülke genelinde toplatma, basım ve satış yasağıyla karşı karşıya kalması, kararın gerekçesinin ve hukuki dayanaklarının kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması ihtiyacını doğuruyor.

Hukuk devleti, yalnızca suç iddialarının soruşturulmasını değil, bu süreçte temel hakların, ifade özgürlüğünün ve insan onurunun da korunmasını gerektiriyor. Seyyid Kutub’un eserlerine yönelik kararın yanı sıra soruşturmanın genel seyri ve şüphelilere yönelik uygulamalar da bu ilkeler çerçevesinde açıklığa kavuşturulmayı bekliyor.

Kaynak: Mira Haber 

İlginizi Çekebilir

Yorum yaz

E-posta adresiniz yayımlanmaz.