İsrail Flistin Soykırım

Gözler İran savaşına çevrilmişken, İsrail Filistinli çocuklara zulmünü sürdürüyor!

İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu askeri yargı ve gözaltı sistemi, her yıl binlerce Filistinli çocuğun hayatını karartmaya devam ediyor. Uluslararası insan hakları raporlarına yansıyan verilere göre, çocuklar çoğu zaman herhangi bir resmi suçlama olmaksızın gece baskınlarıyla evlerinden alınıyor, ailelerinden koparılıyor ve askeri tesislerde sorguya çekiliyor.

Bu süreçte çocukların büyük bölümü avukat desteğine erişemeden, psikolojik baskı ve tehdit altında ifade vermeye zorlanıyor. Özellikle 12-17 yaş aralığındaki çocukların hedef alındığı uygulamalarda, uzun süreli gözaltı, tek kişilik hücrelerde tutma ve fiziksel kötü muamele iddiaları dikkat çekiyor. Uluslararası sözleşmelere açıkça aykırı olan bu uygulamalar, çocukların eğitim hakkını, psikolojik gelişimini ve temel yaşam güvenliğini doğrudan etkiliyor.

Sahadaki insan hakları örgütleri, İsrail’in askeri mahkemelerinde yargılanan Filistinli çocukların neredeyse tamamına yakınının mahkûmiyetle sonuçlanan süreçlerden geçtiğini, bu durumun ise adil yargılanma ilkesini fiilen ortadan kaldırdığını vurguluyor. Gözaltına alınan çocukların önemli bir kısmı, aylarca hatta yıllarca sürebilen idari tutukluluk kapsamında tutuluyor.

Küresel gündem, İsrail ile ABD ve İran arasında artan gerilimlere odaklanmışken, işgal altındaki Filistin’de çocuklara yönelik bu sistematik uygulamalar büyük ölçüde görmezden geliniyor. Uzmanlar, bu sessizliğin sahadaki ihlalleri derinleştirdiği ve cezasızlık algısını güçlendirdiği uyarısında bulunuyor.

Yaşadıkları travmalar nedeniyle eğitim hayatlarından kopan, ailelerinden uzaklaştırılan ve erken yaşta ağır psikolojik yüklerle baş başa bırakılan Filistinli çocuklar, savaşın en savunmasız yüzünü oluşturuyor. Bu tablo, yalnızca bölgesel bir kriz değil, uluslararası hukukun ve insan hakları sisteminin ciddi bir sınavı olarak değerlendiriliyor.

İsrail’in çocuklara yönelik bu politikaları, başta Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere birçok uluslararası anlaşmanın ihlali anlamına geliyor. Ancak bugüne kadar somut ve caydırıcı bir yaptırım uygulanmaması, eleştirilerin merkezinde yer alıyor.

Kaynak: Mira Haber 

Bir Cevap Yazın