Suriye’de Ahmet Şara yönetimi ile muhacir gruplar arasındaki gerilim yeni bir boyuta taşındı. Özbek ve Tacik muhacirlerden oluşan grup, 23 kişinin “haksız yere tutuklandığını” açıklayarak yönetimi sert sözlerle suçladı. Yayımlanan Arapça ve Özbekçe bildiride, muhacirlere yönelik geniş çaplı bir “şeytanlaştırma ve tasfiye kampanyası” yürütüldüğü öne sürüldü.
Grubun açıklamasına göre, İdlib’in kuzeyindeki el-Fu’a ve Kefraya bölgelerinde yapılan toplantılarda, Savunma Bakanlığı’na bağlı olmayan bağımsız Özbek muhacirlerin hedef alınacağı açık şekilde dile getirildi. Açıklamada, hükümet adına konuşan isimlerin bağımsız muhacirler için “DEAŞ” ifadesini kullandığı ve tümünün tutuklanacağı tehdidinde bulunduğu aktarıldı.
Muhacir grup, yalnızca Savunma Bakanlığı çatısı altında yer almadıkları için yüzlerce kişinin hedef gösterildiğini belirterek bunun “gayri meşru ve son derece tehlikeli” bir süreç olduğunu savundu. Bildiride, yıllarca savaşın en ağır dönemlerinde Suriyelilerin yanında yer aldıklarını vurgulayan Özbek savaşçılar, bugün ise ilim ve ticaretle meşgul olduklarını, buna rağmen suçlu gibi gösterildiklerini ifade etti.
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Ahmet Şara yönetimine yöneltilen “karalama kampanyası” suçlaması oldu. Grup, bazı muhacirlerin makam, para, ev ve araç gibi ayrıcalıklar karşılığında yönetim safına geçtiğini ve diğer muhacirleri ihbar ederek tutuklamalara zemin hazırladığını öne sürdü.
Muhacir grup ayrıca, “Sadece muhacir olmak suç değildir” diyerek, bağımsız muhacirlere yönelik operasyonların kadın ve çocukları korku altında yaşamaya zorladığını savundu. Açıklamada, bağımsız Özbek muhacirlerin herhangi bir suç işlediğine dair şer’i veya hukuki bir delil sunulamadığı da özellikle vurgulandı.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
“İnanan erkek ve kadınlara işlemedikleri bir şey sebebiyle eziyet edenler, bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olurlar.”
(Ahzâb Suresi, 58)
Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuh
Dün, 22 Zilkade 1447 / 9 Mayıs 2026 tarihinde; el-Fu’a ve Kefraya bölgelerinde, Savunma Bakanlığı’na bağlı Özbekler ile Savunma Bakanlığı’na bağlı olmayan bağımsız Özbekler arasında önemli toplantılar gerçekleştirildi. Bu toplantılar, Savunma Bakanlığı’na bağlı tugay komutanı Abdülaziz Özbekî tarafından takip edildi.
Ayrıca belirtmek isteriz ki, İdlib’de Ceza Mahkemesi binası önünde düzenlenen gösteri sırasında Savunma Bakanlığı’nda ilişkiler sorumlusu olan Ebu Abdu Ta’um, hükümete bağlı olmayan Özbekler için açıkça “DEAŞ mensupları” ifadesini kullandı. Bununla da yetinmeyip hepsinin takip edilip tutuklanacağını söyledi.
Bu toplantı sırasında Savunma Bakanlığı’na bağlı tugayın komutanı Abdülaziz Özbekî, bugünden itibaren hükümet tarafından tüm bağımsız Özbeklerin tutuklanacağını ilan etti. Böylece Ebu Abdu Ta’um’un daha önce yaptığı açıklamaları da doğrulamış oldu.
Gerçekte ise bir kişinin yalnızca Savunma Bakanlığı’na bağlı olmayan bir muhacir olması hiçbir durumda suç sayılmaz. Fakat bugün bu mesele, kendi siyasetlerini takip etmeyi reddeden muhacirleri dışlamak ve onlarla mücadele etmek için bir araç hâline getiriliyor. Bu suçlama yalnızca, kadınlarımızın ve çocuklarımızın korku, baskı ve zulüm altında yaşamasını reddettiğimiz için bize yöneltilmektedir.
Sadece bakanlığa bağlı olmadıkları gerekçesiyle yüzlerce muhacirin hedef alınması; şer‘î açıdan meşru olmayan, zalimce ve son derece tehlikeli bir yoldur.
Bizler, sizler güven ve huzur içinde yaşayabilesiniz diye devrimin en zor dönemlerinde sizin yanınızda olduk. Bugün de aynı şekilde güven içinde yaşamanızı istiyoruz. Çünkü bu bizim hakkımızdır. Biz biliyoruz ki sizler de böyle bir zulmü kabul etmeyeceksiniz.
Bugünkü faaliyetlerimiz esas olarak ilim talebi ve ticaretle sınırlıdır. Buna rağmen bugün dışlanmamız konuşuluyor; üstelik bize isnat edilen hiçbir suç bulunmamaktadır. Şeriata göre, bağımsız Özbek muhacirler olarak bizim işlediğimiz herhangi bir suça dair delil getirebilecek herkese meydan okuyoruz.
Bu tutuklama kampanyasının başlangıcında hükümet, kendisine bağlı bazı Özbek askerleri kullanarak insanların birbirini ihbar etmesini sağlamıştır. Bu ihbarlar bazen kişisel düşmanlık veya intikam amacıyla yapılmıştır. Bunun sonucunda da birçok masum insan tutuklanmıştır.
Şunu da bilin ki hükümet, muhacirlere karşı geniş çaplı bir savaş başlatacak; bizi karalamak ve şeytanlaştırmak için büyük bir kampanya yürütecektir. Bu süreçte, kendi safındaki bazı muhacirlerden destek alacaktır. Kurtuluştan sonra bu kişilerden birçoğu evler, mallar, lüks araçlar ve yüksek makamlar elde etti. Bugün ise hükümetin tüm taleplerini yerine getirmeye hazır hâle geldiler; bu taleplerin çoğu zulüm olsa bile.
23 Zilkade 1447
10 Mayıs 2026
@OzbekMuhojir2
Suriye’de uzun süredir perde arkasında konuşulan “yabancı savaşçılar” tartışması, bu açıklamayla birlikte ilk kez bu kadar açık ve sert ifadelerle kamuoyuna taşınmış oldu. Muhacir grupların açıklaması, Şam yönetimi ile sahadaki yabancı savaşçı unsurlar arasındaki kırılmanın derinleştiğine dair yorumları da beraberinde getirdi.
İdlib’de Özbek muhacirlere baskın infiale sebep oldu: “Biz kafir değiliz, IŞİD değiliz!”
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
