Adsız tasarım 20260422 001215 0000

Şara’yı anlamak: Derinlemesine ve nihai bir tefsir

Sıvacılar yorulmasınlar biz onlar için Şara’yı savunacak sıvaları hazırladık bile:

Fitne Çıkaranlar İçin Değil, Basiret Sahiplerine Hitaben

2. Baskı — Genişletilmiş Hadis Külliyatı ile

Bismillah.

Bu yazıyı yazmak istemedik. Ancak fitne büyüdü, sıva azaldı, mecbur kaldık.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın basketbol salonu ziyaretine itiraz edenler türedi. Bu kimseler görüntüye bakıp hüküm verdi. Halbuki görüntü yalandır, niyet gerçektir. Niyet gizlidir. Gizli olan bilinmez. Bilinmeyen eleştirilemez. Eleştiri düşer. Dava kapanır.

Buna rağmen biz açıkladık. Lütuftan.

I. O Kadınlara Bakmıyordu: Teknik Tahlil

Şara’nın gözü neredeydi? Üç ihtimal vardır.

Birinci ihtimal: Topun hava basıncını kontrol ediyordu. Devlet adamı detaycı olur. Hz. Ömer (r.a.) sokaklarda bizzat dolaşıp narh denetimi yapardı. Şara da salonda oturup top denetimi yaptı. Hizmet bu.

İkinci ihtimal: Parke kalitesini inceliyordu. “Emanete riayet edin.” (Buhârî, İstikraz 1) Parke kamu malıdır. Kamu malının çürümesi emanete ihanettir. Emanete ihanet münafıklık alametidir. (Buhârî, İmân 24) Şara münafık değil, müfettiştir.

Üçüncü ihtimal: Hoparlör sistemini inceliyordu. “Sesi yükselt.” (Hac, 27) — Bu ayet hac için inmiştir ancak ses sisteminin kalitesi her platformda önemlidir. Güçlü ses düzeni her liderin dikkatini çeker. Teknik bir meseledir.

Kadınlar kadraja girmiştir. Kadraja giren kadın Şara’nın meselesi değil, kameramanın meselesidir. Kameramanı sorgulayın.

II. Basketbol Sünnete Uygundur: Fıkhi Tahlil

Bazıları güldü. Gülenler yanılıyordur ve günahkardır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) koşu yarışı yapmıştır. (Ebû Dâvûd, Cihâd 23) Koşu bacak kuvveti gerektirir. Basketbolda da koşu vardır. Dolayısıyla bacak kuvveti gelişir. Bacak kuvveti sünnettir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Rükâne ile güreşmiştir. (Ebû Dâvûd, Edeb 67) Güreşte gövde teması vardır. Basketbolda da pick-and-roll vardır. Pick-and-roll de bir gövde temasıdır. Dolayısıyla pick-and-roll sünnete muvafıktır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Güçlü mümin zayıf müminden hayırlıdır” buyurmuştur. (Müslim, Kader 34) Smaç yapmak güç ister. Güç hayırdır. Smaç hayırdır. Smaç izlemek de o hayrı temaşa etmektir. Temaşa mubahtır.

Hz. Ali (r.a.) “Çocuklarınıza yüzme, atıcılık ve binicilik öğretin” buyurmuştur. (Bu söz Hz. Ali’ye isnat edilir, sıhhati tartışmalıdır ancak sosyal medyada çok dolaşmaktadır, itiraz eden çıkmamıştır.) Atıcılık el-göz koordinasyonu ister. Basketbolda da şut el-göz koordinasyonu ister. Dolayısıyla basketbol Hz. Ali’nin tavsiyesiyle örtüşmektedir. Böylelikle Şara’nın bu hamlesi Şii’lerin de hakikati görebilmeleri ve tevbe edip sunniliğe yönelmelerine bir adım sayılabilir.

III. İçinden Zikir Çekiyordu: Manevi Boyut

“Allah’ı ayakta, otururken ve yanınız üzerine yatarken zikredin.” (Nisâ, 103)

Şara oturuyordu. Ayet oturmayı kapsamaktadır. Zikir çekmiş olması kuvvetle muhtemeldir.

Peki ya müzik? Müzik sesi geliyordu, evet. Ancak Şara müziği dinlemiyordu, makam tahlili yapıyordu. Hangi nota insanı gaflete sürükler, bunu tespit ediyordu. Bu ilimdir. “İlim öğrenmek her müslümana farzdır.” (İbn Mâce, Mukaddime 17) Farz yerine getirilmiştir.

Ritme kafasını salladığına dair görüntü var mı? Yoktur. Ritme kafasını sallamayan kalben reddetmiştir. “Kim bir münkeri görürse eliyle düzelttsin, gücü yetmezse diliyle, onu da yapamazsa kalbiyle.” (Müslim, İmân 78) Kalben reddetmek imandan bir şubedir. Şara o şubeyi orada eda etti. Tribünden.

Maşallah.

IV. Stratejik Derinlik: Devlet Aklı Meselesi

Şimdi asıl bahse gelelim.

Eleştirenler iki kategoriye ayrılır:

Birinci kategori: “Çok serbesttir, neden basketbol izliyor?” Bu kimseler acelecidir. “Acele şeytandandır.” (Tirmizî, Birr 66) İki yıl geçmedi. Sabır. Şeriat parke altında yavaş yavaş döşeniyor. Siz göremiyorsunuz çünkü basiretiniz yok. Basiret için tefekkür lazım. Tefekkür için sabır lazım. Döngü tamamdır.

İkinci kategori: “Demokrasi yolunu seçiyor, bu İslami değil.” Bu kimseler devlet aklından habersizdir. Devlet yönetmek bakkal dükkanı değildir. Bakkalda veresiye defteri tutulur. Devlette strateji tutulur. “Harp hiledir.” (Buhârî, Cihâd 157) Demokrasi de bir harp sahasıdır. İçeriden dönüştürmek hileden sayılmaz çünkü niyet temizdir. “Ameller niyetlere göredir.” (Buhârî, Bed’ü’l-Vahy 1) Döngü yeniden tamamdır.

İki eleştiri grubu birbiriyle çelişmektedir. Çelişen iki batıl, hakkı ispat eder. Ortada kalan Şara’dır. Bu da onun doğruluğunun delilidir. Mantık budur.

V. O Aslında Orada Değildi: İleri Seviye Savunma

Bazı görüntülerin yapay zeka ürünü olduğu bilinmektedir. Bunu araştırmak gerekir. Araştırmadan hüküm vermek zulümdür. “Bir fasık size haber getirirse araştırın.” (Hucurât, 6) Haber fasıktan gelmiştir çünkü eleştirmenler fasıktır çünkü eleştiriyorlar. Döngü yeniden tamamdır.

VI. Oturması Bile Mesajdı

Dikkat edin: Şara ayağa kalkmadı.

Ayağa kalkmamak protestodur. İçinden “eskiden ilahi vardı” diyordu. Bunu dışarı vurmadı çünkü devlet adamı sabırlıdır. Sabreden kazanır. “Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 153) Allah onunla beraberdir. Siz kiminle berabersiniz?

Düşünün.

VII. Çıkış Kapısını Kolluyordu

Salonun çıkış kapısına baktığı da düşünülebilir. “Tedbir sünnettir.” — (Bu söz hadis değildir ancak doğrudur, zira tedbir almak akıllıca bir iştir ve akıl şeriatın menhecine aykırı düşünür ise o akıl deği fitnedir.) Cumhurbaşkanları güvenlik protokolüne göre hareket eder. Çıkış kapısını bilmek güvenlik protokolüdür. Güvenlik protokolü vaciptir. Şara vacibini ifa etti.

VIII. Sonuç ve Duа

Özetle:

Şara basketbol izledi. Bu sünnete uygundur. Kadınlara bakmadı, parkeye baktı. Parke kamu malıdır. Müzik dinlemedi, frekans analizi yaptı. İçinden zikir çekti. Kalben reddetti. Ayağa kalkmayarak protesto etti. Çıkış kapısını kollayarak tedbir aldı. Demokrasi hiledir, hile caizdir, niyet temizdir.

Eleştirenler sabırsızdır. Sabırsızlık şeytandandır. İki yıl verin. Parke altında bir şeyler dönüyor. Göreceksiniz.

“Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara, 153)

Allah hepimize basiret versin.

Bu metin tamamen hicivdir. Hiçbir hadis bu amaçla kullanılmak üzere söylenmemiştir. Ama kullanıldıklarında kimsenin fark etmediği de bir gerçektir.

Kaynak; Mira Haber 

Bir Cevap Yazın