“Gazze’ye destek paylaşımı yargıda bitti: Hahambaşılığı’nın şikayetiyle 3 yıl hapis”

Şarkıcı Yaşar İpek hakkında, Gazze’ye ilişkin yaptığı sert sosyal medya paylaşımı nedeniyle açılan davada verilen 3 yıllık hapis cezası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Karar, özellikle ifade özgürlüğü, Filistin’e destek veren isimlere yönelik yargı süreçleri ve Türkiye’deki baskı tartışmaları açısından yoğun eleştirilere neden oldu.

Dava sürecinin merkezinde, İpek’in Gazze’de yaşanan saldırılara tepki gösterdiği paylaşımı yer aldı. Söz konusu paylaşımda kullandığı sert ifadeler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan sanatçı, Türkiye Hahambaşılığı Vakfı tarafından dava edilmişti.

Mahkeme, İpek’e “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan önce 2 yıl hapis cezası verdi. Ancak paylaşımın sosyal medya ve basın-yayın yoluyla yapılmış olması gerekçe gösterilerek ceza 3 yıla yükseltildi. İpek ve avukatları kararı istinafa taşıyacaklarını açıkladı.

Duruşmada savunma yapan avukat, müvekkilinin sözlerinin Türkiye’de yaşayan Yahudi vatandaşları hedef almadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Müvekkilim önüne çıkan ilk Yahudi derken Türk toplumundaki belli bir Yahudi grubundan söz etmemiştir. Bu suçun oluşabilmesi için halkın geneli üzerinde bir korku ve tehdit söz konusu olmalıdır. Bir bireye yönelmiş olması halinde normal tehdit suçu söz konusu olur. TCK m. 213 topluma karşı işlenen bir suçtur. Kamu güvenliğini hedef alır. Müvekkilimiz katliamı hedef alan kişilere yönelik bir paylaşım yapmıştır. Türkiye’de yaşayan Yahudi vatandaşlarını hedef alan bir tehdit söz konusu değildir.”

Kararın ardından sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, Gazze’de yaşanan ağır insani tabloya tepki gösteren bir sanatçıya verilen cezanın “orantısız” olduğunu savundu. Özellikle Filistin lehine konuşan isimlerin hızla yargı süreçleriyle karşı karşıya kalabildiği, buna karşılık İsrail yanlısı sert söylemlerin çoğu zaman aynı şekilde gündeme taşınmadığı yönünde eleştiriler yapıldı.

Bazı yorumcular ise davanın, Türkiye’de organize ve etkili lobi faaliyetleri yürüten çevrelerin kamuoyu ve hukuk süreçleri üzerindeki etkisine dair tartışmaları yeniden alevlendirdiğini belirtti. Sosyal medyada yapılan değerlendirmelerde, Gazze’de yaşanan yıkıma dikkat çeken açıklamaların cezalandırılırken İsrail’in saldırılarının yeterince güçlü şekilde sorgulanmamasının toplum vicdanında rahatsızlık oluşturduğu ifade edildi.

Hukuk çevrelerinde de kararın ifade özgürlüğü sınırları açısından tartışmalı olduğu yorumları yapıldı. Bazı hukukçular, sosyal medya paylaşımının doğrudan “toplumda korku ve panik yaratma” kapsamına alınmasının üst mahkemelerde yeniden değerlendirilebileceğini savundu.

Gazze’de aylardır süren katliamlar nedeniyle dünya genelinde milyonlarca insan protestolar düzenlerken, Filistin’e destek veren sanatçı ve aktivistlere yönelik soruşturmalar da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Yaşar İpek hakkında verilen karar ise Türkiye’de bu tartışmayı yeniden ülke gündeminin üst sıralarına taşıdı.

Kaynak: Mira Haber 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir