image 2026 03 26 14 36 57

İran’dan ABD teklifine ret: “Amacımız ‘direnişi’ sürdürmek”

İran ile ABD arasındaki savaşın sona erdirilmesine yönelik Washington’un sunduğu plan, Tahran tarafından resmen geri çevrildi

İran yönetimi yalnızca teklifi reddetmekle kalmadı, aynı zamanda barış için kendi ağır şartlarını masaya koydu. Buna rağmen İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Tahran’ın ABD ile doğrudan müzakere yürütme niyetinde olmadığını net bir dille ilan etti.

Irakçi devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, “Mevcut politikamız direnişi sürdürmektir” diyerek savaşın devam edeceğini belirtti. ABD’nin “barış planı” olarak sunduğu girişimi tamamen reddeden Bakan, bugüne kadar Washington ile hiçbir görüşme yapılmadığını ve böyle bir sürecin de planlanmadığını ifade etti.

İran’ın yalnızca arabulucular üzerinden mesaj ilettiğini, ancak ABD ile doğrudan temas kurmadığını da özellikle belirtti.

İran’ın kendi şartları var

Buna karşın Tahran yönetimi, savaşın sona ermesi için ağır şartlar öne sürüyor. İran’a göre kalıcı bir ateşkes ancak savaşın tamamen bitirilmesi ve uğranılan yıkımın tazmin edilmesiyle mümkün olabilir. Irakçi ayrıca ABD’yi açıkça hedef alarak, bölgedeki askeri üslerine rağmen Körfez ülkelerini koruyamadığını söyleyerek Washington’u küçümseyen bir dil kullandı.

İran devlet medyasına konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili ise, Donald Trump yönetiminin sunduğu 15 maddelik ateşkes planına “olumsuz” yanıt verildiğini doğruladı. Pakistan aracılığıyla iletilen bu teklifin kabul edilmediğini belirten yetkili, savaşın ne zaman sona ereceğine yalnızca İran’ın karar vereceğini vurgulayarak, “Bu savaş Trump’ın hayal ettiği gibi değil, İran’ın belirlediği şekilde biter” ifadelerini kullandı.

“Suikastler durmalı, güvence verilmeli”

Tahran’ın öne sürdüğü şartlar oldukça sert. İran, ABD ve İsrail’in tüm saldırı ve suikast faaliyetlerini tamamen durdurmasını istiyor. Bununla da yetinmeyip, Washington’un yeniden saldırıya geçmesini engelleyecek somut güvence mekanizmaları talep ediyor.

Ayrıca savaş tazminatı isteyerek Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz trafiğini kontrol etme hakkının uluslararası düzeyde tanınmasını şart koşuyor. Küresel enerji akışının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu kritik hat üzerindeki kontrol talebi, krizin boyutunu daha da büyütüyor.

İran ayrıca olası bir anlaşmanın yalnızca kendisini değil, bölgedeki müttefik silahlı grupları da kapsamasını istiyor. Bu da fiilen İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığını sonlandırmasını gerektirecek bir şart anlamına geliyor.

İran ordusu ise ABD’nin teklifini sahadaki gerçeklikten kopuk olarak nitelendirerek sert bir açıklama yayımladı. Yayınlanan mesajda, “Bizim gibi olanlar sizin gibilerle asla anlaşmaz; ne şimdi ne de gelecekte” denildi. ABD’ye yönelik doğrudan meydan okuma içeren açıklamada, “Yenilginizi anlaşma diye sunmayın. Sözlerinizin devri kapandı” ifadeleri kullanıldı.

Körfez hedef alınmaya devam ediyor

Sahada ise çatışmalar hız kesmeden devam ediyor. Bahreyn, Kuveyt, Ürdün ve Suudi Arabistan hâlâ füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olurken, ABD ve İsrail İran’a yönelik bombardımanlarını sürdürüyor. İran da karşılık olarak ABD’nin USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunu seyir füzeleriyle hedef aldığını açıkladı ve düşman unsurlar menzile girdiğinde daha ağır saldırılar yapılacağı tehdidinde bulundu.

Öte yandan İsrail, Tahran’daki hedeflerin yanı sıra İsfahan’da bir denizaltı geliştirme tesisini vurduğunu duyurdu. Savaşın giderek genişleyen bir cepheye yayılması, bölgeyi daha büyük bir çatışmanın eşiğine sürüklüyor.

Diplomasi trafiği de tamamen durmuş değil. Türkiye, Pakistan ve Mısır arabuluculuk girişimlerinde bulunsa da, İran tarafı bu çabalara son derece temkinli yaklaşıyor. Bunun en önemli nedeni ise geçmişteki müzakereler sırasında ABD’nin iki kez saldırı düzenlemiş olması.

Tahran’a göre bu durum, Washington’un “barış” söyleminin samimiyetsiz olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

ABD Başkanı Trump ise hâlâ müzakerelerin sürdüğünü iddia ediyor ve savaşın kazanıldığını öne sürüyor. İranlı üst düzey isimlerin öldürülmesini ve gerçekleştirilen askeri operasyonları “zafer” olarak sunan Trump’ın bu açıklamaları, birçok analist tarafından gerçeklikten kopuk bulunuyor. Nitekim bazı değerlendirmelere göre İran, özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü sayesinde savaşta inisiyatifi ele geçirmiş durumda.

Kaynak: Mira Haber, MEE

Bir Cevap Yazın