Epstein belgeleri etrafında süren tartışmalar yeniden alevlenirken, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. İyad Kunaybi, ortaya çıkan fotoğraf, video ve tanıklıkların yalnızca bireysel suçlamalar olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Kunaybi, çok sayıda üst düzey siyasetçi ve sermaye sahibinin adının geçtiği iddiaların, küresel ölçekte ciddi bir ahlâkî ve kurumsal sorgulamayı beraberinde getirdiğini söyledi.
Dr. Kunaybi yaptığı açıklamada, “Ortaya çıkan materyaller, dünya çapında birçok nüfuz sahibi ismin gençlere yönelik son derece ağır suçlamalarla anıldığını göstermektedir. Ancak mesele yalnızca bu kişilerin bireysel ahlâkî çöküşü değildir; aynı zamanda bu kişileri yıllarca koruyan ve üzerlerini örten uluslararası yapının da bir krizidir” ifadelerini kullandı.
Kunaybi, söz konusu olayların yalnızca belirli şahıslarla sınırlı tutulamayacağını belirterek, “Bu, kahraman olarak sunulan bazı figürlerin aslında ağır suçlarla anıldığı kirli bir uluslararası sistemin skandalıdır. Aynı zamanda bu suçları bilip de sessiz kalan ve görevleri gereği müdahil olması gereken birçok kişinin de sorumluluğudur” dedi.
Açıklamasında Batı merkezli söylemlere de değinen Kunaybi, ahlâk ve insan hakları söylemlerinin pratikteki uygulamalarla çeliştiğini savundu. “Kadın hakları, çocuk hakları ve insanlık dersi veren çevrelerin, kendi içlerindeki bu tür skandallar karşısında sessiz kalması ciddi bir tutarsızlıktır” değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan ABD Adalet Bakan Yardımcısı ve eski başkan Donald Trump’ın avukatı Todd Blanche’ın açıklamalarına da atıf yapan Kunaybi, Blanche’ın Epstein dosyalarında yeni bir yargılamayı gerektirecek delil görmediğini söylediğini hatırlattı. Blanche’ın, Adalet Bakanlığı ile FBI’ın ortak muhtırasına işaret ederek “Dosyada ek belgelerin yayımlanmasını ya da başka kişilerin takibini gerektirecek yeni deliller bulunmamaktadır” sonucuna vardığını aktardı.
Buna karşın bazı mağdurların isimlerin gizli tutulmasına tepki gösterdiğini belirten Kunaybi, Anadolu Ajansı kaynaklı açıklamalara değinerek şu sözleri aktardı: “Bir kez daha mağdurların isimleri ve ayrıntıları açıklanıyor, fakat bizi sömüren erkeklerin isimleri gizli ve koruma altında tutuluyor. Bu korkunç bir durumdur.”
Dr. İyad Kunaybi değerlendirmesini, “Bu gelişmeler yalnızca bireysel adalet tartışması değildir. Aynı zamanda küresel sistemin ahlâkî meşruiyetinin sorgulanmasına yol açan bir süreçtir. Yaşananlar, uluslararası düzenin derin bir güven bunalımı yaşadığını ortaya koymaktadır” sözleriyle tamamladı.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.