Suriye’nin farklı bölgelerinde bulunan kamplarda hâlen yaşayan binlerce sivil, zorlu koşullarda hayatta kalma mücadelesi veriyor
Suriye’nin kuzeyinde, İdlib’den Azez’e, Hırbet el-Cevz’den Afrin kırsalına kadar uzanan çadır kamplarda yaşayan yüz binlerce sivil, bu kışı da insanlık onuruna yakışmayan koşullarda karşılıyor. Yoğun kar yağışı, dondurucu soğuk ve yetersiz yardım, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kadınlar için hayati bir tehdide dönüşmüş durumda.
İdlib kırsalındaki Hırbet el-Cevz Kampı, Azez’deki Zeytun Kampı ve benzeri birçok yerleşimde çadırlar, karın ağırlığına ve şiddetli rüzgâra dayanamayarak yırtılıyor, çöküyor ya da tamamen kullanılamaz hale geliyor. Geçici olması gereken bu çadırlar, yıllardır insanların tek barınağı durumunda.
Karın erimesiyle çadırların içi suyla dolarken, zemin çamura dönüşüyor. Islak battaniyeler, rutubetli ortam ve rüzgar, soğuğu daha da katlanılmaz kılıyor.
“Isınmak için yastık yaktım.”
İdlib kırsalındaki Hırbet el-Cevz Kampı’nda yaşayan, Lazkiye kırsalından zorla göç ettirilmiş yaşlı bir kadın, gözleri dolu dolu yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Dün yastığı yaktım, üstünde ısınmaya çalıştım.”
Titreyen bedeniyle konuşan bu kadın, soğuğa rağmen kar yağışını izlerken gülümsüyor. Ama bu gülümseme, yoksulluğun ve çaresizliğin örtülmeye çalışılan yüzü olmaktan öteye geçemiyor. Güvenli bir sobası, yakacağı ya da kalın bir battaniyesi yok.
Buna karşın kadın, yine de her haline şükrettiğini söylüyor.
Azez şehrindeki Zeytun kampında da durum farklı değil. Kamp sakinleri, ısınabilmek için her ne kadar tehlikeli de olsa ellerinde bulunan naylon ve lastik parçalarını yakıyor.
Soğuktan kaçarken ölüme yaklaşmak
Yakıt ve soba eksikliği nedeniyle kamp sakinleri, plastik, naylon, eski ayakkabı, çöp ve ev eşyalarını yakarak ısınmaya çalışıyor. Bu durum karbonmonoksit zehirlenmesi, çadır yangınları ve solunum yolu hastalıkları gibi ciddi riskleri beraberinde getiriyor.
Yardım kuruluşlarının da sıkça uyardığı bu yöntemler, insanların soğukla ölüm arasında tercih yapmaya zorlandığını gözler önüne seriyor.
Kamplarda özellikle bebeklek, çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için durum çok daha ağır. Yetersiz beslenme, soğuk ve hijyen eksikliği; zatürre, grip ve cilt hastalıklarını artırıyor. Sağlık merkezlerinin yetersizliği ve ulaşımın kar nedeniyle aksaması, tedaviyi neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Yoğun kar yağışı, birçok kamp yolunu kapatmış durumda. Bu da gıda, yakıt ve battaniye gibi acil insani yardımların gecikmesine yol açıyor. Kamp sakinleri, gelen yardımların hem sayısal olarak yetersiz olduğunu hem de düzensiz ulaştığını ifade ediyor.
Suriye’nin çadır kamplarında yaşanan bu tablo, sadece sert kış koşullarının değil; yıllardır süren savaşın, zorunlu göçün ve uluslararası ihmalkârlığın bir sonucu. Yönetim değişmiş olsa da, odak asla çadır kamplarda yaşam mücadelesi veren sivillere gelmiyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.