“Ben Çinliyim, canımı feda ederim!” Çin’in eğitim maskesiyle Uygurların beynini yıkama seansı!

Doğu Türkistan’da milyonlarca Uygur Türkünü toplama kamplarında esir tutan, kadınları kısırlaştıran ve bir halkın kimliğini haritadan silmeye çalışan Pekin yönetimi, asimilasyonun en vahşi yüzünü çocuk toplama kamplarında sergiliyor. İnternete sızan dehşet verici bir video, Çin devletinin Uygur çocuklarını kendi öz kimliklerine düşman, rejim için canını vermeye hazır birer “fedai” olarak nasıl yetiştirdiğini bir kez daha kanıtlıyor.

Geçtiğimiz yıllarda sızdırılan ve sosyal medyada yayılan videoda, Çinli bir öğretmen tarafından gururla kayda alındığı anlaşılan görüntülerde, küçücük bir Uygur çocuğunun militarist propaganda altında nasıl robotlaştırıldığı görülüyor. Öğretmen ile çocuk arasında geçen kan dondurucu diyalog, asimilasyonun ulaştığı korkunç boyutu özetliyor:

Öğretmen: “Senin hayattaki gayen ne?”

Uygur Çocuk: “Büyüdüğümde Çin Kurtuluş Ordusu askeri olmak ve vatanımız Çin’in sınırlarını korumak.”

Öğretmen: “Peki, Çin askerinin nasıl olması gerekir?”

Uygur Çocuk: “Çin askerleri vatanseverdir, ölümden korkmaz ve yüreklidir…”

Öğretmen: “Peki ya düşman geldiğinde canını feda etmekten korkmayacak mısın?”

Uygur Çocuk: “Korkmuyorum. Devleti korumak için kendi hayatımı ortaya koyarım. Çünkü ben bir Çinli olduğumu her zaman aklımda tutuyorum.”

Kendi öz anne babasından, dilinden, dininden ve kültüründen zorla koparılan bir çocuğun, kendisine bu zulmü reva gören bir rejimin sınırlarını korumak için “canımı feda etmeye hazırım” diyecek noktaya getirilmesi, modern dünyanın gözü önünde işlenen en büyük insanlık suçlarından biridir. Bu video birkaç yıl öncesine ait olsa da Doğu Türkistan’da kurulan bu “asimilasyon fabrikaları” bugün hâlâ tam kapasiteyle çalışmaya devam ediyor.

“Yatılı Okul” maskesi altında çocuk toplama kampları

Uluslararası bağımsız insan hakları kuruluşlarının raporlarına göre, Doğu Türkistan genelinde en az 800 bin Uygur çocuk, “yatılı okul” veya “kreş” adı verilen yüksek güvenlikli asimilasyon merkezlerinde tutuluyor.

  • Aile Defterleri Siliniyor: Kamplardaki çocukların aileleriyle görüşmesi, anadillerini konuşması ve dini pratikler yapması tamamen yasak.

  • Kimliksizleştirme: Çocuklara daha yürümeyi ve konuşmayı yeni öğrenirken “Komünist Parti sevgisi” ve “Çinlilik” kimliği aşılanıyor.

  • Militarist Eğitim: Türk ve İslam kimliğine sahip ailelerin çocukları, Çin ordusunun cephe hattında gözünü kırpmadan ölecek birer “komünist fedaiye” dönüştürülüyor.

Bugün Doğu Türkistan, çocukların anne babasız, anne babaların ise çocuksuz bırakıldığı devasa bir açık hava hapishanesidir. Çin’in “eğitim” adı altında yürüttüğü bu beyin yıkama seansları, bir neslin köklerini kurutmayı amaçlayan planlı bir soykırımdır.

Yıllar önce çekilen bu video ve bugün hâlâ devam eden benzer uygulamalar, Pekin’in insanlık dışı yüzünü bir kez daha deşifre etmektedir. Uluslararası toplumun, Birleşmiş Milletler’in ve İslam dünyasının bu sistematik çocuk kıyımına karşı “ekonomik çıkarlar” uğruna sessiz kalması, bu tarihi suça ortak olmaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Çinli öğretmenlerin kameralar önünde gururla sergilediği bu asimilasyon tiyatrosu, insanlığın ortak vicdanında kara bir leke olarak kalacaktır.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir