İşgalci Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanlarına yönelik yıllardır sürdürdüğü baskı politikaları, yalnızca kitlesel gözaltılar ve “eğitim kampları” ile sınırlı kalmıyor
Uluslararası raporlar, milyonlarca Uygur’un sistematik biçimde zorla çalıştırıldığını ve bu emek sömürüsünün dünyanın en büyük markalarının tedarik zincirlerine kadar uzandığını ortaya koyuyor. ABD Çalışma Bakanlığı’nın verilerine göre 2016 yılından bu yana milyonlarca Uygur, “terörle mücadele” adı altında kurulan kamplarda alıkonuldu ve çeşitli fabrikalarda çalışmaya zorlandı.
Birleşmiş Milletler’in 2022 yılında yayımladığı raporda ise, Çin yönetiminin uygulamalarının ciddi insan hakları ihlalleri içerdiği ve zorla çalıştırma iddialarının güvenilir delillerle desteklendiği vurgulandı.
Sistemin merkezinde, Çin’in bölgedeki en güçlü kurumlarından biri olan Sincan Üretim ve İnşaat Kolordusu (XPCC) bulunuyor. “İşgücü transfer programı” adı verilen uygulama kapsamında Uygurlar yaşadıkları bölgelerden alınarak fabrikalara sevk ediliyor. Sincan’ın 2021-2025 dönemini kapsayan beş yıllık kalkınma planında toplam 13,75 milyon işgücü transferi hedefinin yer alması, uygulamanın münferit değil, devlet politikası olarak yürütüldüğünü gözler önüne seriyor.
Bedava çalıştırılıyorlar
Birleşmiş Milletler’in incelediği Kaşgar’daki bir kampta tutulan Uygurların, neredeyse hiçbir ücret almadan tekstil üretiminde çalıştırıldığı aktarıldı. Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’nün (ASPI) araştırmaları ise, Nike’ın tedarikçileri arasında gösterilen Qingdao Taekwang Shoes Co. Ltd fabrikasının dikenli teller, gözetleme kuleleri ve yüz tanıma sistemleriyle çevrili olduğunu ortaya koydu.
Uzmanlara göre sorun yalnızca birkaç fabrikayla sınırlı değil. Zorla Çalıştırmayı Sona Erdirme Koalisyonu‘nun verileri, Doğu Türkistan kaynaklı zorla çalıştırmanın dünya pamuk üretiminin yaklaşık beşte birini, güneş panellerinde kullanılan polisilikonun yüzde 35’ini ve çok sayıda elektronik ile otomotiv tedarik zincirini etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
İşte Uygurları çalıştıran markalar!
ASPI’nin hazırladığı kapsamlı araştırmada ise yaklaşık 80 bin Uygur işçinin, 83 büyük uluslararası şirketin tedarik zincirlerinde yer aldığı tespit edildi. Raporda Adidas, Apple, BMW, Google, Nike, Samsung, Volkswagen ve Huawei gibi küresel devlerin isimleri de geçiyor. Bu durum, dünyanın dört bir yanında satılan çok sayıda ürünün üretim sürecinde zorla çalıştırma riski taşıdığı yönündeki endişeleri artırıyor.
Öte yandan ABD ve Avrupa Birliği’nin zorla çalıştırma şüphesi taşıyan ürünlere yönelik denetimleri sıkılaştırması, bu malların daha zayıf denetim mekanizmalarına sahip ülkelere yönelmesine neden oluyor. Araştırmalara göre Japonya’nın yaklaşık 6,71 milyar dolar, Avustralya’nın ise 4,82 milyar dolar değerinde yüksek riskli ürün ithal etmeyi sürdürmesi, küresel tedarik zincirlerindeki sorunun hâlâ çözülebilmiş olmadığını gösteriyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
