Filistinli kadınların acısı Ben-Gvir’in seçim malzemesi oldu: Ahlaksızlıkta yeni tablo!

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in seçim kampanyasında Filistinlilere yönelik aşağılayıcı söylemleri ve cezaevlerinde tutulan Filistinlilerin yaşadığı ağır koşulları siyasi propaganda malzemesine dönüştürdüğü yönündeki eleştiriler büyüyor.

Ben-Gvir’in siyasi çizgisinin merkezinde yer alan sertlik politikası, bu kez Filistinli kadınların maruz kaldığı acıların seçim kampanyasının parçası haline getirilmesi üzerinden tepki çekiyor. Filistinli kadınların yaşadığı ağır koşulların sergilenmesi ve bunun seçmene yönelik bir güç gösterisi olarak sunulması, insanlık onurunun siyasi çıkar uğruna araçsallaştırıldığı eleştirilerine neden oluyor.

Filistinlilere yönelik sert uygulamalarıyla bilinen Ben-Gvir, siyasi kariyeri boyunca daha fazla baskı ve cezalandırma çağrılarıyla öne çıktı. Ancak kadınların yaşadığı acıların siyasi propaganda görüntülerine dönüştürülmesi, İsrail siyasetindeki sertlik yarışının geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne seriyor.

Eleştirilerin odağında, kadınların ve sivillerin yaşadığı acıların bir insanlık trajedisi olarak değil, seçmene sunulan bir siyasi gösteri olarak kullanılması bulunuyor.

Ben-Gvir’in yaklaşımı, Filistinlilerin yaşadığı ağır koşullar üzerinden İsrail kamuoyuna mesaj verme ve güvenlikçi politikalarını daha da tahkim etme çabası olarak değerlendiriliyor.

Bir siyasetçinin seçim kazanmak uğruna kadınların yaşadığı acıları propaganda malzemesine dönüştürmesi, siyasi rekabetin sınırlarının nerede başladığı ve nerede bittiği sorusunu gündeme getiriyor.

Filistinli kadınların maruz kaldığı kötü muamele ve aşağılayıcı uygulamalar karşısında hesap sorulması gerekirken, bunların siyasi güç gösterisine çevrilmesi insanlık onurunu seçim hesabına indirgeyen bir anlayışın göstergesi olarak eleştiriliyor.

Ben-Gvir’in seçim siyaseti üzerinden ortaya çıkan tablo, İsrail’de aşırı sağın yükselişinin yalnızca siyasi söylemi değil, insanların acılarının nasıl bir propaganda aracına dönüştürüldüğünü de tartışmaya açıyor.

Kadınların yaşadığı travmaların oy devşirme aracına dönüştürülmesi ise siyasi propaganda ile insanlık onuru arasındaki çizginin ne kadar aşındığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Kaynak: Mira Haber

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir