Katil İsrail’in Gazze soykırımı hakkında dünya kamuoyunu etkileme çabaları yeni bir boyuta taşındı
ABD’de bağımsız bir kamu politikası araştırma merkezi görüntüsü veren “Hanover Kamu Politikaları Enstitüsü” adlı internet sitesinin yalnızca 9 gün içerisinde 124 rapor ve 560 binden fazla kelime yayımladığı ortaya çıktı. Ancak sitenin arkasındaki yapı incelendiğinde bunun sıradan bir araştırma projesi olmadığı, aksine soykırımcı İsrail rejimi tarafından finanse edilen milyonlarca dolarlık daha geniş bir dijital etki operasyonunun parçası olduğu görüldü.
Hanover Enstitüsü, ilk bakışta akademik bir araştırma kuruluşu izlenimi veriyor. Ancak kuruluşun kamuya açık bir çalışan kadrosu, bilinen bir fiziksel adresi ve raporların altında imzası bulunan gerçek araştırmacıları bulunmuyor. Buna rağmen site, Gazze soykırımı, Filistinli mahkumlar, işgalci İsrail’in savaş suçları, soykırımları ve antisemitizm gibi dünyanın en tartışmalı meseleleri hakkında yüzlerce sözde “araştırma” yayımladı.
Asıl dikkat çekici ayrıntı ise raporların nasıl tasarlandığı. 124 rapordan 123’ü, insanların Google’a veya yapay zeka sohbet robotlarına yöneltebileceği sorular şeklinde hazırlanmış durumda.
“İsrail Gazze’de soykırım mı yapıyor?”, “Gazze’de aç bırakma politikası uygulanıyor mu?”, “Filistinli mahkumlara işkence savaş suçu mudur?” ve “Anti-Siyonizm antisemitizm midir?” gibi başlıklarla hazırlanan metinler, doğrudan yapay zeka çağının bilgi arama alışkanlıklarına göre biçimlendirilmiş.
Bu nedenle ortada yalnızca kamuoyuna yönelik klasik bir propaganda faaliyeti değil, insanların Gazze hakkında yapay zeka sistemlerine sorduğu sorulara hangi kaynakların cevap vereceğini etkilemeye yönelik yeni nesil bir dijital operasyon bulunuyor.
Perde arkasından İsrail çıktı
Hanover’in bağımsız bir araştırma merkezi olduğu izlenimi, finansman kayıtları incelendiğinde ciddi biçimde sarsılıyor. Kuruluşun kendi internet sitesinde yer alan açıklamalara göre çalışmalar, katil İsrail hükümetinin reklam ve kamu diplomasisi kurumu LaPam için yürütülen bir çalışma kapsamında Piro Inc. tarafından dağıtılıyor. Piro ise Havas Medya Almanya üzerinden işgal hükümetiyle bağlantılı çalışıyor.
ABD Adalet Bakanlığı’na sunulan Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası (FARA) belgeleri de bu ilişkiyi ortaya koyuyor.
Piro’nun Hanover kapsamında aldığı iş emirlerinin toplamı yaklaşık 1 milyon dolar seviyesine ulaşıyor. Ancak bu rakam, operasyonun tamamının bütçesi değil. Zira Hanover, İsrail’in çok daha geniş bir dijital kamu diplomasisi ağının yalnızca bir parçası.
Aynı ağ içerisinde yer alan Clock Tower X ve diğer yüklenicilere yapılan ödemeler on milyonlarca dolara ulaşıyor. FARA kayıtlarına göre Havas Media Germany’nin Clock Tower X’e yaklaşık 15 milyon dolar, başka bir yükleniciye ise yaklaşık 9,9 milyon dolar aktardığı görülüyor. Daha geniş Clock Tower X kampanyasının değerinin ise yaklaşık 46,5 milyon dolara ulaştığı bildiriliyor.
Yani mesele, birkaç internet sitesinin rastgele içerik üretmesinden ibaret değil. Milyonlarca dolarlık bir kamu diplomasisi bütçesinin dijital dünyanın yeni bilgi kapısına, yani yapay zekaya yönlendirildiği görülüyor.
Hedef artık yalnızca insanlar değil, yapay zekalar
Operasyonun en dikkat çekici tarafı da burada ortaya çıkıyor.
Piro tarafından kullanılan “Yapay Zeka Hikaye Optimizasyonu” adı verilen yöntem, içeriklerin ChatGPT, Claude, Gemini ve Perplexity gibi yapay zeka sistemleri tarafından daha kolay bulunması, değerlendirilmesi ve kaynak olarak kullanılması amacıyla içerik üretme ve dağıtma anlayışına dayanıyor.
Hanover sitesinin teknik altyapısında da yapay zeka içerik optimizasyon şirketi Res’e ait izler tespit edildi. Sitenin daha önce kullandığı “llms.txt” dosyasının Res’in standart dosyasıyla bağlantılı olduğu görüldü.
Böylece klasik propaganda mantığı değişiyor.
Eskiden amaç, bir gazete okuyucusunu veya televizyon izleyicisini ikna etmekti. Şimdi ise insanların doğrudan bilgi almak için başvurduğu yapay zeka sistemlerinin karşısına belirli bir anlatıyı taşıyacak içerik yığını yerleştirmek hedefleniyor.
Başka bir ifadeyle, propaganda artık yalnızca “insanlar ne okuyacak?” sorusuna değil, “yapay zeka insanlara ne anlatacak?” sorusuna da cevap arıyor. Zira günümüzde insanlar öğrenmek istedikleri internet veya ansiklopedilerde aramak yerine direkt olarak yapay zekaya soruyor.
9 günde yarım milyon kelime
Hanover operasyonunun ölçeği, yayımlanan içeriklerin miktarında da kendisini gösteriyor.
6-14 Ağustos tarihleri arasında 124 rapor yayımlandı. Bu raporların toplam uzunluğu 560 binden fazla kelimeye ulaştı. Yalnızca iki gün içerisinde yaklaşık 354 bin kelimelik 73 rapor yayımlandı.
Tüm bunlar olağan bir akademik araştırma merkezinin çalışma temposundan oldukça farklı.
Üstelik içeriklerin önemli bölümü birbirinden tamamen bağımsız araştırmalar gibi görünmesine rağmen aynı kaynakların defalarca kullanıldığı görülüyor. Örneğin Hannover, 88 farklı raporunda 2022 yılında Avrupa’daki medya kuruluşlarının Facebook sayfalarında antisemitik yorumları inceleyen tek bir araştırmaya başvuruldu.
Söz konusu çalışma, toplamda 454 kez kaynak olarak kullanıldı.
Böylece yüzlerce farklı rapordan oluşan devasa bir içerik ağı ortaya çıkıyor. Aynı iddialar, aynı kaynaklar ve benzer anlatılar farklı başlıklar altında tekrar tekrar internete yerleştiriliyor.
“Bağımsız araştırma” görüntüsü altında tek taraflı çerçeve
Hanover raporları akademik bir görüntü vermek için uluslararası kuruluşlara, insan hakları örgütlerine ve çeşitli araştırmalara atıf yapıyor. Fakat içeriklerin olayları çerçeveleme biçimi dikkat çekiyor.
İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin soykırım veya savaş suçu olarak değerlendirilmesine ilişkin raporlarda, herhangi bir uluslararası mahkemenin henüz nihai karar vermemiş olması tekrar tekrar öne çıkarılıyor. Bu ifade tek başına yanlış olmayabilir; ancak aynı çerçevenin çok sayıda raporda tekrarlanması, kamuoyundaki tartışmayı “İsrail’e yönelik suçlamalar henüz kanıtlanmış değil” algısına doğru itiyor.
Benzer şekilde İsrail ve Filistin kaynaklarından gelen rakamlar sıklıkla “çatışmanın taraflarından biri” şeklinde sunuluyor. Böylece farklı kaynakların güvenilirliği ve bağımsızlığı arasındaki farklar ikinci plana itilebiliyor.
Ortaya çıkan tablo, doğrudan “yalan haber üretme” yönteminden daha sofistike bir propaganda biçimine işaret ediyor: Gerçek kaynaklardan alınan bilgileri seçmek, belirli noktaları öne çıkarmak, bazı sonuçları sürekli sorgulamak ve bütün bunları bağımsız akademik araştırma görüntüsü içerisinde sunmak.
ChatGPT bu içerikleri kaynak gösteriyor
Operasyonun etkisinin yalnızca teorik olmadığına ilişkin dikkat çekici bir bulgu da bulunuyor.
Yapılan testlerde ChatGPT’nin bazı sorulara verdiği cevaplarda Hanover Institute raporlarını kaynak olarak gösterdiği görüldü. ChatGPT aynı zamanda kuruluşun finansmanı ve bağımsızlığı konusunda soru işaretleri bulunduğuna da işaret etti.
İçeriklerin yapay zeka sistemleri tarafından erişilebilir hale gelmesi ve bazı cevaplarda kaynak olarak kullanılmaya başlaması, operasyonun hedeflediği mekanizmanın en azından bir bölümünün çalışabildiğini gösteriyor.
Gazze soykırımı yapay zeka ile örtülüyor
Katil İsrail’in geleneksel kamu diplomasisi faaliyetlerinin kamuoyunu ikna etmekte giderek zorlandığı bir dönemde bu yöntem daha da önem kazanıyor. ABD’de İsrail’e yönelik olumsuz görüşlerin artması ve Gazze’deki savaş hakkında İsrail’in anlatısına yönelik desteğin gerilemesi, Tel Aviv’in propaganda stratejisini dijital dünyanın yeni merkezlerine taşımaya yönelmesine neden oluyor.
Artık hedef yalnızca televizyon ekranındaki izleyici veya sosyal medyadaki kullanıcı değil. Hedef, onların yerine bilgi veren algoritmalar.
Bir kullanıcı “Gazze’de soykırım var mı?” diye sorduğunda karşısına hangi kaynakların çıkacağı, hangi iddiaların “araştırma” olarak sunulacağı ve hangi görüşlerin güvenilir kabul edileceği için internet üzerinde yüz binlerce kelimelik yeni bir bilgi katmanı oluşturuluyor.
Üstelik bütün bunlar, ilk bakışta İsrail hükümetinin propaganda kuruluşu gibi görünmeyen, akademik ve bağımsız bir araştırma merkezi görüntüsü taşıyan internet siteleri üzerinden yapılıyor.
İsrail’in Gazze savaşındaki yeni cephesi artık yalnızca sahada, televizyon ekranlarında veya sosyal medyada değil.; yapay zekanın verdiği cevabın içinde de kuruluyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
