23 Şubat 2026’yı 24 Şubat’a bağlayan gece yarısından sonra, İsrail işgal yönetiminin Savunma Bakanı İsrael Katz, Kudüs’te (El-Kuds) yaşanan gelişmeleri aktaran bazı Filistinli medya platformlarını “terör örgütü” ilan eden bir karar yayımladı. Kararın orduya ait bir radyo kanalı üzerinden duyurulması, sürecin sivil ve şeffaf bir zeminde değil, güvenlik bürokrasisinin gölgesinde yürütüldüğüne işaret etti.
Kararın, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet’in doğrudan tavsiyesiyle alındığı bildirildi. Şin Bet’in, Hamas’ı gerekçe göstererek Ramazan ayında Kudüs’te gerilimin artabileceği iddiasını öne sürdüğü ve söz konusu dijital platformları “örgüt vitrini” olarak nitelediği aktarıldı. Ancak bu suçlamalara ilişkin kamuoyuna somut bir delil sunulmadı. Bu durum, bağımsız medya faaliyetlerinin güvenlik söylemi üzerinden kriminalize edildiği yönünde eleştirilere yol açtı.
Yasaklanan platformlar arasında “El-Âsıme” (العاصمة), “El-Busla” (البوصلة), “Mi‘rac” (معراج), “Kudüs Plus” (قدس بلس) ve “Meydan el-Kudüs” (ميدان القدس) bulunuyor. “Meydan el-Kudüs”ün, daha önce Meta kaynaklı tekrarlanan erişim engelleri nedeniyle 2022 sonunda fiilen susturulmuş olması, alınan son kararın dijital sansür zincirinin devamı niteliğinde olduğunu gösterdi. “Terör” etiketiyle birlikte işgal makamları, bu platformları tamamen kapatma, içeriklerini yasaklama ve dijital faaliyetlerini engelleme yetkisini geniş ölçüde kendi uhdesine aldı.
Gözlemciler, kararın özellikle El-Kuds ve Mescid-i Aksa merkezli yayın yapan bağımsız dijital medya ağlarını hedef aldığını belirtiyor. Gazze’de süren savaş ve Batı Şeria’daki operasyonlar eşliğinde, kutsal mekân çevresindeki gelişmelere dair bilgi akışının kısıtlanmasının Ramazan öncesinde sistematik bir susturma politikasına dönüştüğü ifade ediliyor.
Daha önce Eski Şehir ve Mescid-i Aksa çevresinde uygulanan güvenlik tedbirleri kapsamında “El-Kastal” haber sitesine benzer yasaklar getirilmişti. Son karar, bu uygulamaların istisnai değil, süreklilik arz eden bir yöntem haline geldiğini ortaya koydu.
Kudüs araştırmacısı Abdullah Maruf’un X platformundaki değerlendirmesine göre, medyaya yönelik bu yasak, işgal makamlarının Kudüs ve Mescid-i Aksa çevresinde daha kapsamlı bir tırmanışa hazırlandığının işareti olarak görülüyor. Ramazan arifesinde alınan karar, yalnızca sahadaki baskıyı değil, aynı zamanda bilginin dolaşımını da hedef alan çok boyutlu bir kuşatma olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.