BM’DE KORKUNÇ İDDİA: “DARFUR’DA TOPLU İŞKENCE VE ORGAN KAÇAKÇILIĞI ŞEBEKESİ KURULDU”
Sudan Hükümeti, paramiliter Hızlı Destek Güçleri (RSF) milislerini Darfur bölgesindeki toplu gözaltı merkezlerinde binlerce kişiye işkence yapmakla ve uluslararası bir organ kaçakçılığı ağı işletmekle suçladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunulan resmi mektupta, dehşet verici detaylar yer alıyor.
Sudan’ın BM Daimi Temsilcisi El-Harith İdris el-Harith tarafından BM Güvenlik Konseyi’ne gönderilen altı sayfalık resmi mektupta, paramiliter güçlerin kontrolündeki hapishanelerde yaşanan insanlık dramı gözler önüne serildi.
Belgedeki iddialara göre, Güney Darfur’un Nyala kentindeki Dacris hapishanesinde yaklaşık 20 bin kişi esir tutuluyor. Kuzey Darfur’daki El Faşir kentinde yer alan Shala hapishanesinde ise aralarında çocukların da bulunduğu yüzlerce sivil çok ağır şartlar altında alıkonuluyor.
Yabancı Doktorlar Eliyle Organ Hasadı İddiası
Mektupta yer alan en sarsıcı iddia, sınır ötesi bir organ ticareti şebekesiyle ilgili. Sudan hükümeti; Kolombiya ve Sırbistan’dan getirilen yabancı doktorların Shala hapishanesindeki tutukluların organlarını zorla çıkardığını, ardından adli tıp delillerini yok etmek amacıyla cesetlerin gizlice toplu mezarlara gömüldüğünü öne sürdü.
Salgın, Açlık ve Sistematik İşkence
Hapishanelerdeki insani durumun “felaket” boyutuna ulaştığı belirtilen resmi mektupta, şu detaylara dikkat çekildi:
Tıbbi Yetersizlik: Sadece Shala hapishanesinde, son iki ay içinde yaklaşık 300 yaralı tutuklu tıbbi bakım eksikliğinden ötürü hayatını kaybetti.
Açlık ve Kolera: Tesislerde baş gösteren kolera salgını ve sistematik aç bırakma politikası yüzünden her hafta onlarca mahkûm can veriyor.
Sistematik İşkence: Esirlere yönelik elektrik şoku, sigarayla yakma ve darp gibi sistematik işkence yöntemlerinin standart bir uygulama haline geldiği aktarıldı.
Yargısız İnfazlar: El Faşir Üniversitesi’nde, orduyu desteklemekle suçlanan sivil kıyafetli 15 yaralının infaz edildiği bilgisi paylaşıldı.
Güncel Bağlam ve Sahadaki Gerçekler
Sudan ordusu ile RSF arasında Nisan 2023’ten bu yana süregelen iç savaş, dünya tarihinin en büyük insani krizlerinden birine dönüştü. Uluslararası bağımsız insan hakları örgütleri ve BM raporları da bu mektubun arka planını destekleyen cinsten. RSF’nin uzun süreli bir kuşatmanın ardından kontrolü tamamen ele geçirdiği El Faşir kenti, BM yetkilileri tarafından halihazırda bir “suç mahalli” ve “korku filmi sahnesi” olarak nitelendiriliyor.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
