01:06 Çarşamba / 30 Kasım 2022

CIA’in Bin Ladin belgelerine dair bilinmesi gerekenler

CIA Abbotabad Belgeleri olarak anılan dökümanları kamuoyuyla paylaştı, belgelerde çok önemli bilgiler yer alıyor. CIA, 2011 yılının Mayıs ayında Usame bin Ladin’in Abbotabad’daki yerleşkesine yaptığı baskında ele geçirdiği yüz binlerce belgeyi kamuoyuyla paylaştı. Erişime yeni aşılan dökümanlar, ABD’nin uzun süredir sonu gelmeyen bir savaş yürüttüğü El Kaide’yi anlamak açısından oldukça önemli.
CIA tarafından yayınlanan Abbotabad Belgeleri’ne yönelik akıllarda endişe yaratan büyük sorulardan birisi de “belgeler güvenilir mi?” sorusu. Özellikle cihat yanlıları CIA’in, düşman olduğu Usame bin Ladin’e ait olan belgelerde manipülasyon yapabileceğini savunuyordu. Bu düşünceye göre söz konusu belgelerde doğru bilgiler de, yanlış bilgiler de yer alabilir. Ancak küresel cihat düşüncesinin önde gelen isimlerinin, söz konusu belgelerle ilgili bugüne kadar herhangi bir yalanlamada bulunmamış olması Abbotabad’da ele geçirilen dökümanların sahte olmadığı düşüncesine kuvvet kazandırıyor. Ancak son yayınlanan belgelerde dezenformasyon olma ihtimali de uzmanlar tarafından es geçilmeyen bir ihtimal.

Düşünce kuruluşları memnun

ABD’li askeri düşünce kuruluşları bu belgelerin açıklanmasının ABD halkı, uzmanlar ve siyasetçilerin görüşlerini netleştirmesine olumlu yansıyacağını savunuyor. CIA’e yakınlığı ile bilinen analiz sitesi The Long War Journal de söz konusu belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını memnuniyetle karşılayanlardan. Long War Journal, bilhassa CIA şefi Mike Pompeo’yu bu hamle nedeniyle tebrik ettiğini açıkladı.

Tüm belgeler yayınlanmadı

El Kaide lideri Usame bin Ladin’in vefatının üzerinden 6 yıldan fazla bir süre geçmiş durumda ve bu esnada dünyada oldukça büyük değişiklikler yaşandı. Ancak yine de yayınlanan dökümanların çoğu günümüzle ilişkili. CIA’in sayısı bilinmeyen bazı belgeleri “ulusal güvenliği koruma” amacıyla yayınlamaktan kaçındığı belirtiliyor.

16 yılda El Kaide mağlup edilemedi

El Kaide, ABD’nin kendisine aktif olarak açtığı savaşın üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen halen mağlup olmuş değil. Her ne kadar grup 11 Eylül benzeri bir saldırıyla ABD’yi vuramamış olsa da, Usame bin Ladin’in böyle bir saldırıyı yeniden gerçekleştirme arzusu taşıdığı biliniyordu. ABD’nin bitmek bilmeyen saldırılarına, Usame bin Ladin dahil kilit isimlerinin öldürülmesine rağmen El Kaide büyümenin ve yayılmanın farklı yollarını bularak ABD’ye yönelik bir tehdit olmaya devam etti. Yayınlanan belgeler El Kaide’nin Batı Afrika’dan Güney Asya’ya nasıl yayıldığına da ışık tutuyor.
Yeni yayınlanan belgelerin şu ana dek gözden geçirilen bölümünden alınan bazı bilgiler bulunuyor.

Hamza bin Ladin

2015 yılından bu yana El Kaide tarafından öne çıkarılan Hamza bin Ladin’i bir yetişkin olarak ilk kez görmek mümkün. Yayınlanan belgeler arasında Hamza bin Ladin’in düğününden görüntüler de var. Hamza bin Ladin’in yanında, Enver Sedat’ı öldüren Halid el İslambuli’nin kardeşi Muhammed el İslambuli de bulunuyor.

Usame bin Ladin’in not defteri

Kamuoyu ilk defa Usame bin Ladin’in şahsi defterine erişebiliyor. Yeni belgeler arasında bulunan 228 sayfalık defter Usame bin LAdin tarafından şahsen kullanılmış. Not defteri Usame bin Ladin’in dünyaya ilişkin düşüncelerini ve El Kaide’nin dünya vizyonunu göstermesi bakımından önemli. Bazı sayfalarda 2011 yılında patlak veren Arap Baharı ile ilgili yazılar da yer alıyor. Arap Baharı’nın önemli bölümü Usame bin Ladin’in ölümünden sonra yaşansa da Usame bin Ladin’in olaylara dair düşünceleri, El Kaide’nin durumu kendi lehine çevirmesinde ve hızlı hareket etmesinde önemli rol oynamış.

El Kaide’yi her zaman Bin Ladin yönetti

Abbotabad Belgeleri, Usame bin Ladin’in elini işlerden çektiğine, “emekli olduğuna” ve artık El Kaide’yi kendisini yönetmediğine dair iddiaları da çürütüyor. Belgeler, hayatının son dönemlerinde dahi Usame bin Ladin’in, dünyanın dört bir yanındaki birçok isimle irtibat halinde olduğunu ve El Kaide ağını yönettiğini ortaya koyuyor.
Yayınlanan dökümanlar, El Kaide içerisinde iletişimin düşünülenden daha fazla olduğunu da gösteriyor. Belgelerde görüldüğü üzere Usame bin Ladin’in direktifleri Eş Şebab, Arap Yarımadası El Kaidesi, İslami Mağrip El Kaidesi gibi El Kaide kolları üzerinde ciddi etkiye sahip ve söz konusu gruplara düzenli olarak direktifler iletilmiş. Belgelere göre Afganistan ve Pakistan’daki El Kaide varlığı da oldukça fazla. ABD’nin öngördüğü şekilde bu bölgede El Kaide sadece lider kadrosu olarak değil, silahlı güç olarak da oldukça aktif.

 

El Kaide-İran ilişkileri

Yayınlanan belgelerde İran ile El Kaide arasındaki iletişimi ortaya koyan dökümanlar da mevcut. Üst düzey bir cihat yanlısının değerlendirmesini içeren 19 sayfalık bir rapor grubun İran ile ilişkisini ortaya koyuyor. Daha sonraları Suriye’deki gelişmeler nedeniyle bu ilişkilerin zedelendiği ve İran’ın El Kaide ağına ciddi darbe vurduğu biliniyor. İran ile El Kaide arasındaki diplomatik ilişki, her iki tarafın da birbirlerine ihtiyaçları oranında dalgalanmalar yaşamıştı. İran, El Kaide’nin kendi toprakları üzerinde eylem yapmama koşulu ile bir takım sınır geçişlerinde kolaylık sağlamıştı. El Kaide ise kendini İran’a yönelik her zaman dikkatli olmak zorunda hissetmişti.

Irak direnişinde El Kaide’nin rolü

Yayınlanan belgeler Irak’ta ABD karşıtı direnişin teşkil sürecinde El Kaide’nin rolünü de ortaya koymakta. El Kaide bölgeye Ebu Musab el Zerkavi gibi isimleri göndererek ABD’ye karşı bir yapı organize etmek için de ciddi şekilde seferber olmuş. Abbotabad Belgeleri arasında Zerkavi’nin biyografisini içeren bir ses kaydı da bulunuyor.

Pakistan ile ilişkiler

Yayınlanan dökümanlar arasında El Kaide ve Usame bin Ladin ile Pakistan arasındaki ilişkiye dair de önemli bilgiler bulunuyor. Her ne kadar Pakistan’da El Kaide’ye karşı ABD’nin tarafını tutmak ve destek olmak bir devlet politikası olsa da Pakistan devleti ve ordusu mensubu kişilerin El Kaide ile yakın bir ilişkisi mevcuttu. Söz konusu belgelerde bu ilişkilere dair veriler de yer alıyor.
ABD’nin söz konusu belgelerden ne kadarını ele geçirebildiği bilinmiyor. Bu dökümanların büyük bir kısmının Pakistan istihbaratı tarafından ele geçirildiği ifade ediliyor ve ne kadarlık bir kısmının ABD ile paylaşıldığı bilinmiyor.

Mepa News

Bir Cevap Yazın

GÜNÜN EN ÇOK OKUNANLARI

TÜM ZAMANLAR EN ÇOK OKUNANLAR

DİĞER GELİŞMELER