Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeniden patlak veren Ebola salgını alarm seviyesini yükseltti
Sağlık Bakanı Samuel-Roger Kamba, ülkede yayılan Bundibugyo türünün “son derece ölümcül” olduğunu açıkladı. Yetkililere göre bu varyant için ne onaylı bir aşı bulunuyor ne de özel bir tedavi yöntemi mevcut. Ölüm oranının yüzde 50’ye kadar çıkabildiği belirtilirken, yalnızca birkaç gün içinde can kaybı 65’ten 80’e yükseldi.
Salgının merkez üssü, Uganda ve Güney Sudan sınırındaki Ituri eyaleti oldu. Yetkililer, bölgede yoğun sınır geçişlerinin yaşanmasının virüsün kontrolünü daha da zorlaştırdığını vurguladı. İlk vakanın ise Bunia kentinde görev yapan bir hemşire olduğu açıklandı. 24 Nisan’da yüksek ateş, kusma ve kanama belirtileriyle hastaneye başvuran sağlık çalışanının ardından vakalar hızla çoğaldı.
Tehlike yalnızca Kongo ile sınırlı kalmadı. Uganda’da tedavi altına alınan 59 yaşındaki Kongolu bir kişinin de aynı Ebola türü nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi. Testler, hastanın 2007’de ilk kez tespit edilen Bundibugyo varyantını taşıdığını doğruladı. Cesedin aynı gün Kongo’ya gönderildiği açıklandı.
Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, salgının “yüksek yayılma riski” taşıdığı uyarısını yaparken, ABD Hastalık Kontrol Merkezi yetkilileri de bunun “büyük çaplı bir salgın” haline dönüştüğünü söyledi. Dünya Sağlık Örgütü ise bölgede bulaş zincirinin boyutunun hâlâ net olarak bilinmediğini belirterek acil ekipman sevkiyatı başlattı. Kinşasa’dan tonlarca koruyucu malzeme ve enfeksiyon önleme ekipmanı havayoluyla bölgeye gönderiliyor.
Ebola, enfekte kişilerin kanı ve vücut sıvılarıyla temas sonucu bulaşan son derece tehlikeli bir virüs olarak biliniyor. Yüksek ateş, iç ve dış kanama, organ yetmezliği gibi ağır belirtilere yol açabiliyor. Son 50 yılda Afrika genelinde yaklaşık 15 bin kişinin ölümüne neden olan hastalık, zaman zaman kontrol altına alınsa da özellikle sağlık altyapısının zayıf olduğu bölgelerde yeniden ölüm saçıyor.
Kongo, geçmişte de tarihin en yıkıcı Ebola felaketlerinden birine sahne olmuştu. Hatırlanacağı üzere 2018-2020 yılları arasındaki salgında yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybetmişti. Geçen yılın Ağustos ayında ortaya çıkan başka bir salgın ise en az 34 kişinin ölümünün ardından aralık ayında sona ermişti. Ancak şimdi ortaya çıkan yeni varyant, aşısız ve tedavisiz olması nedeniyle uluslararası sağlık çevrelerinde ciddi korkuya yol açmış durumda.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
