Fransa’da gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin dikkat çeken yeni bir hukuki süreç başlatıldı. Reuters tarafından servis edilen bilgilere göre Fransız yargısı, Kaşıkçı dosyasını yeniden açarak olayı “insanlığa karşı suç” kapsamında inceleme kararı aldı. Bu gelişme, yıllardır uluslararası kamuoyunda tartışılan suikast dosyasının yeniden dünya gündemine taşınmasına neden oldu.
Soruşturmanın merkezinde ise Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bulunuyor. Fransız savcıların, Kaşıkçı cinayetinin emir-komuta zinciri içerisinde planlanıp planlanmadığını ve üst düzey siyasi isimlerin doğrudan sorumluluğunu araştıracağı belirtiliyor. Özellikle uluslararası insan hakları kuruluşlarının uzun süredir dile getirdiği “devlet destekli infaz” iddiaları yeniden hukuki inceleme konusu haline geldi.
Kaşıkçı cinayeti, 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan Başkonsolosluğu binasında gerçekleşmişti. Suudi yönetimini eleştiren yazılarıyla bilinen Kaşıkçı, evlilik işlemleri için konsolosluğa girdikten sonra bir daha çıkamamıştı. Günler süren uluslararası baskının ardından Riyad yönetimi gazetecinin konsolosluk içerisinde öldürüldüğünü kabul etmek zorunda kalmıştı.
Türk güvenlik kaynaklarının yürüttüğü soruşturmada, Kaşıkçı’nın İstanbul’a özel ekip halinde gelen Suudi görevliler tarafından öldürüldüğü ve cesedinin parçalanarak ortadan kaldırıldığı öne sürülmüştü. Cinayetin işlendiği dönemde ortaya çıkan ses kayıtları ve istihbarat raporları dünya basınında geniş yankı uyandırmış, olay “modern tarihin en büyük diplomatik skandallarından biri” olarak değerlendirilmişti.
ABD istihbarat raporlarında da Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın operasyonu onayladığı yönünde değerlendirmeler yer almıştı. Ancak Suudi Arabistan yönetimi, Prens’in cinayetle bağlantısı olduğu iddialarını reddetmiş ve olayın “kontrolden çıkan bir operasyon” olduğunu savunmuştu.
Fransız yargısının dosyayı “insanlığa karşı suç” kapsamında ele alması ise hukuki açıdan büyük önem taşıyor. Uzmanlara göre bu kapsamda yürütülecek bir soruşturma, olayın yalnızca bireysel bir cinayet değil, sistematik ve siyasi yönü bulunan uluslararası bir suç olarak değerlendirilmesi anlamına geliyor. Bu durum ilerleyen süreçte uluslararası tutuklama talepleri, yeni diplomatik krizler ve Avrupa merkezli hukuki baskıları beraberinde getirebilir.
Cinayetin işlendiği dönemde Kaşıkçı’nın yazarı olduğu The Washington Post ve çok sayıda insan hakları kuruluşu, olayın üzerinin kapatılmaması çağrısında bulunmuştu. Yeni soruşturmanın ardından gözler yeniden Paris’te yürütülecek hukuki sürece çevrilmiş durumda.
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.
