image 2026 03 26 20 54 21

Mescid-i Aksa hâlâ esir: En az 15 Nisan’a kadar kapalı kalacak!

Soykırımcı İsrail makamları, aylardır süren fiili ablukayı daha da uzatarak Mescid-i Aksa’nın en az 15 Nisan’a kadar kapalı kalacağını duyurdu

Edinilen bilgilere göre işgalci İsrailli yetkililer, Çarşamba günü caminin idaresinden sorumlu olan Kudüs İslami Vakfı’na aldıkları kararı resmen iletti. Böylece 28 Şubat’tan bu yana süren kapatma kararı fiilen kalıcı bir kuşatma görüntüsü kazandı. O tarihte ABD ile birlikte İran’a karşı başlatılan savaş gerekçe gösterilerek ibadet tamamen yasaklanmıştı.

Üstelik bu tarihten sonra açılıp açılmayacağı da belirsiz; yani yasak geçici değil, ucu açık bir dayatma haline getirilmiş durumda.

Resmi açıklamalarda ise yine her zaman olduğu gibi “güvenlik” gerekçe gösteriliyor. Kudüs’ün diğer bölgelerinde hayat normal akışında devam ederken, kalabalık etkinlikler ve dini törenler engellenmeden sürüyor. Buna karşılık Mescid-i Aksa ve Eski Şehir neredeyse tam bir kilitlenme altında tutuluyor.

Filistinlilere sığınak yok

Daha da çarpıcı olan ise şu: Filistinlilere yönelik gerçek bir koruma altyapısı yok. Ne yeterli sığınaklar var ne de acil durum önlemleri. Oysa Mescid-i Aksa’nın altında yüzlerce kişiyi barındırabilecek alanlar bulunduğu biliniyor. Buna rağmen cami kapatılıyor, insanlar korumasız bırakılıyor.

Bu karar, 1967’de Doğu Kudüs’ün işgalinden bu yana görülmemiş bir uygulama olarak kayda geçti. Mescid-i Aksa’nın Müslümanlara bu kadar uzun süre tamamen kapatılması alışılmışın çok dışında.

Mısır’dan Türkiye’ye, Katar’dan Pakistan’a kadar birçok ülke kararı sert şekilde kınadı. Fakat ilk kıblemiz esir olmasına rağmen bu ülkeler de dahil olmak üzere tek bir İslam ülkesi İsrail’e uyarı bile göndermiyor.

Aynı zamanda bölgede Yahudi varlığını artırmaya yönelik adımlar hızlanırken, Filistinlilerin erişimi sistematik biçimde kısıtlanıyor.

Kudüs Valiliği de kararın “tehlikeli Yahudileştirme adımlarının” bir parçası olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, bu uygulamaların uluslararası hukukun ağır ihlali olduğu ve kutsal mekânların statüsünü açıkça çiğnediği belirtildi.

İsrail içinde ve dışında yıllardır bazı aşırı grupların Mescid-i Aksa’yı yıkıp yerine sözde bir mabed inşa etme çağrıları yaptığı biliniyor. Bu son adım, bu hedef doğrultusunda atılmış yeni bir eşik olarak görülüyor. Çünkü fiili durum artık sadece kısıtlama değil; doğrudan dışlama ve kontrol altına alma noktasına ulaşmış durumda.

Kaynak: Mira Haber

Bir Cevap Yazın