image 2026 02 04 14 35 25

Epstein dosyalarında Azerbaycan: “Bakü’ye gidelim, devlet başkanı dostumdur…”

Jeffrey Epstein’ın küresel istismar ağına ışık tutan milyonlarca sayfalık resmi belge, uluslararası düzeyde yeni bağlantıları gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor

ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerde, bu kez Azerbaycan ve başkent Bakü’ye yönelik açık referansların yer alması, Epstein’ın temas ağının dünyanın dört bir yanına ulaştığını ortaya koydu.

Epstein dosyalarında öne çıkan en dikkat çekici unsurlardan biri, Jeffrey Epstein ile DP World Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Sultan Ahmed bin Sulayem arasında gerçekleşen e-posta yazışmaları oldu. 2011 ve 2015 tarihli bu yazışmalarda Azerbaycan ve Bakü doğrudan anılıyor.

30 Ağustos 2011 tarihli bir e-postada Epstein, bin Sulayem’e yazdığı mesajda şu ifadeyi kullanıyor:

“Azerbaycanlı arkadaşın Paris’e mi geliyor, yoksa bu hafta sonu Bakü’ye mi gidelim?”

Bin Sulayem’in yanıtında, söz konusu kişinin oğlunun düğün hazırlıklarıyla meşgul olduğu, kendisinin ise 9 Eylül’de Azerbaycan’a gideceği ve ardından birkaç gün kalacağı belirtiliyor.

Araştırmacı gazetecilik kaynaklarına göre bu düğün, Azerbaycan’ın eski Olağanüstü Haller Bakanı Kemaleddin Heydarov’un oğlu Tale Heydarov’un, 9 Eylül 2011’de Bakü Buta Palace’ta gerçekleşen ve ülke elitinin katıldığı geniş çaplı düğünü olarak kayıtlara geçti.

Belgelerde Epstein’ın bu seyahate fiilen katıldığına dair kesin bir kayıt bulunmuyor; ancak Bakü seçeneğinin Epstein tarafından açıkça dile getirildiği net biçimde görülüyor.

“Bakü Paris’ten daha güzel”

Dosyalarda yer alan bir diğer kritik yazışma ise 19 Eylül 2015 tarihli. Bu e-postada Sultan Ahmed bin Sulayem, Bakü için şu ifadeleri kullanıyor:

“Bakü çok güzel bir şehir, Paris’ten bile daha güzel. İstersen birlikte gideriz. Devlet Başkanı çok iyi bir dostumdur, çok zeki; bana Şeyh Muhammed’i hatırlatıyor.”

Bu ifadede atıfta bulunulan ismin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev olduğu açık biçimde anlaşılıyor. Yazışma, Azerbaycan’ın Epstein’ın temas kurduğu küresel elit ağ içinde konuşulan ve davet edilen bir merkez olarak ele alındığını ortaya koyuyor.

Güncel temaslar gözden kaçmadı

Sultan Ahmed bin Sulayem ile Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ilişkisi, yalnızca geçmiş yazışmalarla sınırlı değil. İkili 19 Ocak 2026’da Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nda bir araya gelirken, görüşmede ulaştırma koridorları ve DP World iş birlikleri ele alındı.

Aliyev ise bu toplantıya oğlu Heydar Aliyev ile birlikte katıldı. Bu temas, Epstein dosyalarında adı geçen ilişkilerin tamamen kopmuş olmadığına dair dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.

“Azerbaycan” kelimesi yüzlerce kez geçiyor

ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı “Epstein Library” içinde “Azerbaijan” kelimesi en az 180’ün üzerinde arama sonucunda yer alıyor. Bu sonuçların tamamı suç isnadı içermese de; diplomasi, iş dünyası ve elit çevrelere dair bağlantıların sistematik biçimde belgelendiğini gösteriyor.

Epstein belgeleri, Azerbaycan ile İngiliz Kraliyet ailesi arasındaki geçmiş temasları da yeniden gündeme taşıdı. Prens Andrew, İngiltere’nin ticaret temsilcisi olduğu dönemde Azerbaycan’ı defalarca ziyaret etti ve Cumhurbaşkanı Aliyev ile 10’dan fazla kez görüştü.

Bu ilişkilerde kilit rol oynayan isimlerden biri, Epstein ve Prens Andrew ile bağlantılı iş insanı David Rowland oldu. Rowland’ın aracılığıyla, Azerbaycan’ın en büyük holdinglerinden Pasha Holding ile temaslar kuruldu. 2009 yılında Pasha Holding’in, Rowland’ın yönettiği bir yatırım fonuna 5 milyon dolar transfer ettiği bildirildi.

Rowland’ın kurduğu Banque Havilland, daha sonra Aliyev’in kızlarına ait hesaplarla bağlantılı bir Bahama bankasını satın aldı. Bu işlemler, ilerleyen süreçte Lüksemburg’da cezai soruşturmaya konu oldu.

Diğer isimler ve tartışmalı bağlantılar

Epstein’ın adres defterinde adı geçen isimler arasında Dooney & Bourke markasının kurucusu Frederic Bourke da bulunuyor. Bourke, daha önce Azerbaycanlı yetkililere rüşvet verdiği gerekçesiyle ABD’de mahkûm edilmişti.

Belgelerde ayrıca Türkiye’deki bazı otellerde reşit olmayan çocukların istismar edildiğine dair iddialara da atıf yapılıyor. 

Epstein’ın 2019’daki şüpheli ölümüne rağmen kapanmayan dosya, yeni belgelerle birlikte güç, para ve dokunulmazlık ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Modern dünyanın en büyük suç ağını içeren bu tartışma bitmiş değil; aksine yeni bir aşamaya girmiş durumda.

Kaynak: Mira Haber

Bir Cevap Yazın