Çifte vatandaşlık tartışması: İsrail işgal ordusunda soykırıma iştirak eden Türk vatandaşları konusu, yine sosyal medyanın gündeminde
İsrail ordusunda görev aldığı ortaya çıkan çifte vatandaşlara ilişkin tartışmalar yeniden gündeme geldi. Açık kaynaklara dayandırılan paylaşımlarda, Türk vatandaşı olan bazı Siyonistlerin, İsrail ordusu bünyesinde aktif görev aldığının ifşa olması ve bu kişiler hakkında hiçbir işlem yapılmaması, toplumsal öfkeyi artırıyor.
Son olarak Hatay doğumlu olduğu belirtilen Erkan Sağaltıcı isimli Siyonistin, İsrail ordusuna gönüllü olarak katıldığı ve askeri eğitim sürecinin ardından zırhlı birliklerde görev aldığı ortaya çıkarıldı. Paylaşılan bilgilere göre Sağaltıcı’nın, 7. Tugay’a bağlı 75. Tabur bünyesinde Merkava tank mürettebatı olarak görev yaptığı değerlendiriliyor.
Uzmanlar, Türk pasaportunun sunduğu imkanlarla başka bir devletin işgal ordusunda tetikçilik yapmanın sadece bir sadakat sorunu değil, açık bir hukuki ihanet olduğunu vurguluyor. Türk Ceza Kanunu’nun yabancı ordularda izinsiz görev almayı yasaklayan maddeleri ortadayken, elinde Türk kimliğiyle masumların kanını döken bu şahıslara karşı yargının sessiz kalması, “cezasızlık zırhı” eleştirilerini beraberinde getiriyor. Bu durumun somut delillerle geçiştirilmesi değil, devletin egemenlik hakları gereği derhal bir “vatandaşlıktan çıkarma” ve “yargılama” dosyasına dönüşmesi beklentisini doğuruyor.
Sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucularına göre ise Gazze’de sistematik bir soykırım makinesine dönüşen İsrail ordusuna gönüllü yazılmak, insanlığa karşı işlenen suçlara doğrudan ortaklıktır. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan bu Siyonist militanların, ülkemizde elini kolunu sallayarak gezmesi vicdanları kanatırken; sivil infazları, orantısız güç kullanımı ve kolektif cezalandırma gibi savaş suçlarının faili olan “yerli” savaş suçluları için hukuki sürecin işletilmesi artık bir tercih değil, ahlaki bir zorunluluk olarak görülüyor.
Resmi makamların bu skandallar karşısındaki derin sessizliği ise kamuoyunda büyük bir hayal kırıklığı ve “zımni onay mı veriliyor?” sorusunu doğuruyor. Daha önce de defalarca belgelenen bu ihanet görüntüleri karşısında somut bir adım atılmaması, toplumun adalet duygusunu tahrip ederken, vatandaşlık bağının bu denli kirletilmesine karşı halkın sabrı artık taşma noktasında.
Kaynak: Mira Haber
Mira Haber – Ortadoğu Bağımsız Muhabir Ajansı Tarafsız değiliz. Ancak Mirahaber'de sadece gerçekleri okursunuz.